17. Bölüm / Part 1

24.9K 1K 93
                                        


Merhabalar :)

Evet yine partlı bir bölümle geldim. Vize haftasına girdim ve bu yüzden de bilgisayara çok fazla geçemiyorum. Birinci part bugün, ikinci part da haftaya gelecek. 

Bu part bol Levent- Gonca ikilisiyle doldu :D Bu da sizi oldukça eğlenceli bir bölümün haberini veriyor. Yazarken çok eğlendim, umarım sizde aynı keyfi alırsınız...

Multimedya: Gonca Yüksel ( namı diğer dilli düdük :D )

Keyifli okumalar <3 



17. Bölüm

''Seni laf anlamaz, eşitliğe karşı olarak gelmiş kaba adam! Nasıl da garsonun önünde beni küçük düşürürsün? Ben kimseye muhtaç değilim, karşıdan bakınca parasız mı görünüyorum? Ne yani aynı masada yemek yemişsek ne olmuş? İlla hesabı adamlık onuruna yediremeyerek sen mi ödemek zorundasın? Sen..sen ne düşüncesiz adamsın ya! Benim param var tamam mı? Ve ben yediğim yemeğin parasını kimseye ödetmem. Hele sana hiç mi hiç ödetmem bay ukala! Bir daha da benimle bu konu hakkında söz dalaşına girme. İnan seni daha çok sinir ederim!''

''Nefes al istersen. Yoksa ölüp de başıma kalacaksın.'' Gonca'nın yine konuşacağını anlayan Levent, gülerek ona dur işareti yaparken, ''Bana bak bayan çok bilmiş, eşitliği yanlış yönlerden anlayan! Zaten kendi hesabını sen ödedin. Hoş bana kalsa ödetmezdim ama o susmayan çenenle o kadar çok müşteri rahatsız ettin ki mecburen ilk kez aynı masada oturduğumuz bir kadının parasını ben ödemedim. Bu yüzden istediğin olduğu için sus artık!'' diye söylendi.

''Hıh! Bana nefes al diyene bak. Senin de benden aşağı kalan yanın yok.''

''Seninle söz dalaşı yapa yapa çenem seninkine yetişti sonunda. Yoksa senin gibi bir dilli düdük ile baş etmem mümkün olamazdı.''

Levent, gittikçe bu söz dalaşını sevmeye başlarken genç kızın değişen mimiklerini muzip bir sırıtışla takip ediyordu. Gonca ise bunun farkında olmaksızın duyduklarıyla daha da sinirlenmişti.

''Demek ki sende de o potansiyel varmış. Boşuna beni suçlu gösterme yani. Hem önceki mesele gelirsek tabi ki de ben ödeyecektim. Ben senin ne arkadaşın ne de sevgilininim. Yani bu durumda benim hesabımı ödemek sana düşmez.''

Levent, kaşlarını yukarı kaldırarak yüzündeki gülümseme ile ''Olabilirsin ama...'' diye fısıldadı.

Gonca, duyduğu fısıldama ile şaşkınlıkla susup kalırken gözleri de hissettiklerinin etkisiyle daha açılmıştı. Onun bu şaşkınlığından keyifle faydalanan Levent duyduğu ''Ne?'' nidasıyla gülerken genç kızı şaşırtmak için yeniden, ''Arkadaşım ya da sevgilim... Olabilirsin yani.'' diyerek muzipçe göz kırptı.

Karşısındaki görüntü ve duydukları ile şaşkınlığı daha da artan Gonca vereceği cevabı bir türlü bulamazken gözlerini kısarcasına genç adama baktı.

''Benimle kafa mı buluyorsun? Ne demek sevgilim olabilirsin ya? Sen beni ne sanıyorsun? Hem önce say say, beni sinir et, bana onca laf et sonra da sevgilim olabilirsin de! Bu ne iticilik böyle? Sen kendini ne sanıyorsun bay hödük? Bak yine hödüklüğüne döndün. Boşuna hödük demiyorum sana. Bir de duyduğunda boğa gibi kızıp köpürüyordun.''

Levent, Gonca'nın sevgili olma meselesine bu kadar tepki göstermesine bozulsa da bozulduğunu belli etmemeye çalışarak, ''Asıl sen benimle kafa mı buluyorsun? Ben sadece sevgilim olabilirsin demedim! Oradaki ilk seçeneği atlamış olmana mana bulamıyorum. Arkadaşlığı atlayıp da sevgililiğe sıçrayan sensin.'' diyerek genç kızı bir kez daha mağlup etti.

Meleğin AteşiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin