20. Bölüm

23.5K 1K 82
                                        

Multimedya : Melek ve Gonca

Hayırlı akşamlar <3 Yeni bölüm ile karşınızdayım ^^

Bölüm konuşmasına geçmeden önce sizlere mini bir duyuru yapmak istiyorum. Trabzon'daki okurlarım için 8 Mayıs Pazar günü saat 13.00 da Hamamizade Kültür Merkezinde imza günü düzenledik. İçinizde gelme şansı olanları Seni İstemiyorum! kitabım ile orada bekliyorum :)

Önceki bölüme gelen +140 vote ve birbirinden güzel yorumlar için çok teşekkür ederim <3 Bölümleri yazarken çoğu zaman zorlanıyorum ve bu güzel tepkiler bana ilaç gibi geldi. 

Bu bölümde de sizlerden aynı güzel karşılığı bekliyorum. Yorum ve +140ı aşan voteleri merak ve heyecanla bekliyorum :))

Keyifli okumalar...

20. Bölüm

Gonca mutfak masasına yaslanmış bir halde kettledeki suyun kaynamasını beklerken dudaklarını hafifçe ısırarak yiyordu. Sıkıntı ve meraklı hallerinde huy edindiği dudak yeme alışkanlığı onu yine ele geçirmişti. Bir yandan Melek'in durumunu merak ederken bir yandan da onu bu kötü durumdan nasıl kurtarabileceğini düşünüyordu. Düşüncelerine suyun kaynaması ile ara verirken dolabındaki kahve kavanozunu alarak sevimli kupalarında kahveleri hazırladı. Aklı Melek'te takılı kalmışken hızlıca işini halledip elindeki kupalarla salona geçti. Melek'i beyaz geniş koltuğunda düşünceli halde bulan Gonca, yüzüne gülümsemesini yerleştirerek ''Ohh pijamalarım da pek yakışmış. Şimdi ev kızı modunun olmazsa olmazında sıra... Yani kahvede. Buyur bakalım canım.'' dedi. İlgisini başka bir yöne çekmeye çalışan Gonca, az da olsa dostunun biraz rahatlamasını umdu.

Melek, düşünceli halinden Gonca'nın konuşmasıyla sıyrılırken yüzüne zoraki bir gülümseme kondurarak arkadaşının uzattığı kupayı aldı. Ellerinin arasını başka bir sıcaklık sararken Melek o anda üşüdüğünü hissetti. Oysa onu üşüten duygularının ağırlaşması, düşüncelerinin buz kesmesiydi.

Gonca, Melek'in titrediğini fark ederken ''Üşüdün mü? Üzerine hırka veriyim istersen?'' diye sordu. Melek, titrediğini fark etmezken Gonca'nın sorusuyla başını sallayarak bir şey istemediğini belli etti. ''Kahveyi içince ısınırım şimdi.'' Kahvesinden bir yudum alarak içinin ısındığını hissederken boğazından geçen sıcak kahvenin kendisini daha çok titrettiğini fark etmemişti. Gonca, Melek'in bu halini endişeyle izlerken dayanamayarak yerinden kalkarak odasına geçti. Birkaç dakika sonra elinde renkli bir battaniye ile gelirken Melek'e göz kırparken ''Sana dedim ama ben daha çok üşüdüm sanırım.'' diyerek battaniyeyi ikisini de ısıtacak şekilde üzerlerine örttü. Melek, tenini saran battaniye ile istemsizce kollarıyla battaniyeye daha çok sarılırken elindeki kahveyi de yudumluyordu. Kendisini az önceki halinden daha iyi hissetmeye başlarken hüzünlü bir şekilde arkadaşına baktı. Onun gayretini, kendisini iyi hissettirmek için çabalamasını görürken onu daha da merakta bırakmak Melek'i üzüyordu. Oysa içinde saklı kalanları anlatmak Gonca'yı daha da üzecek diye bundan da kaçıyordu. Düşüncelerinin yanına kararsızlıkta eklenirken kendisini daha da kötü hissetti.

''Melekcim o abin olacak düşüncesiz hödüğün senin burada kalacağından haberi yok değil mi?''

''Ona henüz haber vermedim.''

Melek'in düz sesi ile içten içe üzülen Gonca, genç kızın abisi konusunda ilk kez bu kadar donuk konuştuğunu fark etmişti. Oysa genç adamın sözü geçtiğinde Melek'i güldürecek ya da gözlerinde pırıltıya neden olacak bir şey olurdu.

Arkadaşını biraz olsun gülümsetmek için heyecanlı bir tonda, ''Melekcim istersen bende kalacağını ona haber veriyim. Olur mu? Bu sayede az da olsa Levent Beyi çileden çıkartabilirim. Yani böyle bir fırsatı kaçırmama izin vermezsin değil mi?'' diye sordu.

Meleğin AteşiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin