5. Bölüm Part 2

40.1K 2K 35
                                        

Yorum ve +30 aştıran votelerinizi bekliyorum :) 

----

Rüyasında gördüğü, kendi küçüklüğüne benzettiği küçük kız şu an karşısında durmuş ona doğru bakıyordu. Melek'in düşünceleri adımları gibi donup kalırken genç kız bu anın da rüyadan ibaret olmasında korkuyordu. Yeşil hareleri boş bir şekilde karşısındaki dalgalı sarı saçlarının örttüğü beyaz, ponponlu şapkası olan küçük kıza bakarken yeşilin farkı tonlarını taşıyan iyi yüz birbirlerinde kenetlenmişti.

Melek, küçük kızı izlemeye devam ederken onun rüyasındaki gibi onunla konuşmayacağını düşünüyor, kızı da sadece izlemekle yetiniyordu.

Soğuktan kızarmış burnu ile ufak adımlarla kendisine yaklaşan küçük kız tatlı gülümsemesi ile Melek'e gittikçe daha çok yaklaşırken Melek donmuş bir şekilde küçük kızı seyrediyordu.

''Sen aynı anneme benziyorşun ama...''

Melek, duyduğu titrek ses ile küçük kıza şaşkınlıkla bakarken duyduklarını sindirmeye çalışıyordu. Rüyasında kızı gibi hissettiği minik kız şu an karşısında durmuş ona annesine benzediğini söylüyordu. Melek, ne yapacağını şaşırmış bir şekilde küçük kıza bakmaya devam ederken suskunluğunu da koruyordu.

''Neden hiç konuşmuyorşun ki? Yokşa şana da mı annen tanımadıklarınla konuşma dediii... '' diyerek elini ağzına götüren minik kız şaşkınlıkla Melek'e bakarken saniyeler sonra kıkırdamaya başladı.

''Ama bak ben konuşuyorumm. Yani benimle tanışmış olduyn. Korkma artık. Anne de şöylemem...''

Melek, küçük kızın bu tatlı haline daha fazla dayanamazken onun boyuna yaklaşmak için eğilirken sıkıca minik bedene sarıldı. Bunun bir rüya olmadığını kendine kanıtlamak isterken sarıldığı sıcak bedenle de içini bir rahatlık kaplamıştı.

''Sen.. sen gerçeksin değil mi?'' diye soran Melek hala içinde bulunduğu durumun gerçekliğini sindirememişti.

Küçük kız ise soruyu başka bir şekilde üstüne alarak gülmeye başladı. Eliyle kızaran yanaklarını sıkarak, ''Bak gerçeğim iştee. Yanaklarımın bu haline bayılan babam hep bana bunlar gerçek mi diye şorar. Bende ona yanaklarımı şıkarak yanıt vermiş olurum.''

Hızlı bir şekilde yanıt veren minik aklına gelen şey ile yerinde zıplamaya başlarken Melek şaşkınlıkla minik kıza bakıyordu.

''Ay şen konuştun amaa... Annenden korkmuyorşun değil mi?''

Melek, minik kızın söyledikleri ile bir anlık duraksa da kahkahası hemen ardından gelmişti. Küçük kıza sıkıca sarılırken, ''Korkmuyorum miniğim...'' dedi.

Küçük kızın kaybolmayan bebek kokusunu içine çeken Melek, kendisini günler sonra ilk kez bu kadar iyi hissederken bu anın bozulmasından korkuyordu.

''Senin adın ne miniğim?''

Melek'in merakla yanıtını beklediği soruyu yabancı gür bir ses ''Masal'' diyerek yanıt vermişti.

''Babbaa...'' diyerek babasının kucağına atlayan küçük kız ile bakışlarını genç adama çeviren Melek donmuş bir şekilde karşısındaki adama bakarken Masal, tatlı diliyle ortamın havasını değiştirmişti.

''Babbaa bu abla aynı anneme benziyoy değil mi? Baksana onun da gözleri annemin yeşilleri gibi sıcacık. Hem bana aynı annem gibi şarıldı.''

Genç adam gözlerini kısa bir süre Melek'e çevirse de genç kızın yeşil hareleriyle göz göze gelince bakışlarını hemen kaçırdı.

''Ben sana beni beklemeni söylememiş miydim? Niye ayrıldın yerinden?'' Kızının sorduğu soruları es geçerek kendisi ona sorularını yöneltirken genç adam kızını orada göremeyince çok korkmuştu. Aklına türlü türlü kötü şeyler gelirken onun az ötede bir kadına sarıldığını gördüğünde hem şaşırmış hem de rahatlamıştı. Hızlı adımlarla kızının yanına gelirken genç kızın sorusunu da kendisi yanıtlamıştı. Genç kadına sert bir şekilde bakarken gördüğü yeşilin tonuyla da ansızın duraksamıştı. Aynı kızımın annesi, yüreğimin sahibi gibi bakıyor, diye içinden geçirirken kendisini silkeledi.

Meleğin AteşiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin