Hayırlı Akşamlar :) Yeni bölüm ile karşınızdayım. Dolu dolu bir bölüm oldu benden söylemesi :D
Neyse fazla sır vermeden bölüme geçelim...
Bol yorum ve vote bekliyorum <3 Artık voteden +150 yi geçelim canlar. Okuma oranıyla biz bu sayıyı zorlanmadan geçmemiz gerekiyor. Lütfen okuyanlar bunca emeğe karşı bir vote bırakmadan geçmesin :))
Keyifli okumalar <3
22. Bölüm
Bilgisayarındaki düzenlemelerle uğraşan Levent, bir yandan sert, acı kahvesini yudumlarken bir yandan da işine konsantre olmaya çalışıyordu. Aklını kurcalayan projeler ve kardeşi varken önündeki dosyalara yoğunlaşmakta zorluk yaşarken çalan kapı zorlukla tuttuğu konsantresini anında bozmuştu. Kapıdaki kişiye seslenerek içeriye girmesini söylerken bakışları da koyulaşmıştı. Çalışırken en nefret ettiği şeylerden biri de rahatsız edilmekti. Bunu bilen asistanının hangi bahaneyle odaya girdiğini sormak için kaşlarını çatarken ''Umarım geçerli bir sebebiniz vardır Büşra Hanım!'' diye çıkıştı.
Genç kadın patronunun huyunu bildiğinden gözlerini kaçırırken elindeki paketi Levent'in masasına doğru yaklaşarak bıraktı.
''Kusura bakmayın Levent Bey ama paketin üstünde önemli olduğu yazıyordu. Bu yüzden de daha fazla bekletmeden size getirdim.''
Bir paket beklemeyen Levent, meraklı gözlerle pakete bakarken asistanına ''Çıkabilirsin.'' diyerek paketi aline aldı. Eliyle paketi yoklarken kişi adını es geçerek merakla sıkı sıkıya kaplanmış paketi açmaya çalıştı. Saniyeler sonra paketi açtığında bir kitapla karşılaştı. Kitabın arka yüzünü anlamayan Levent hızla kitabı çevirirken okuduğu başlıkla siniri artarken gözlerinin kahvesi iyice koyulaştı.
''Kalası Yontma Çabaları kitabı he!'' İç çekerek kızgınlıkla söylediği cümle Levent'in öfkesini arttırırken ''Sen görürsün Gonca Hanım! Demek aldığın hediyenin karşılığını bir ay sonra vermeyi tercih ettin. Ben sana gösteririm kalası!'' diyerek telefonunu eline aldı. Aradığı numara sürekli meşgule düşünce Gonca'nın bunu bilerek yaptığını düşünen Levent sinirle soluyarak yerinde kalkarken ceketini ve gönderimi bol olan hediye kitabı eline alarak odasından çıktı. Genç adamın sinirle çıktığını gören asistanı yerinden hızla kalkıp patronuna yetişmeye çalışarak ''Levent Bey iki saat sonra yurt dışından gelecek iş adamlarıyla toplantınız var. Unuttunuz mu?'' diye sordu.
Levent asistanının gereksiz sorusuyla daha da sinirlenirken ''Böylesi bir toplantıyı nasıl unutabilirim!'' diyerek çıkıştı. Genç kadın aldığı karşılıkla sinerken patronunun nadir sinirlerinden birine yakalandığını düşünerek asık suratla yerine geçti. Levent ise asistanına yaptığı çıkıştan bihaber sinirle asansöre binerek Gonca'ya bir an önce ulaşmayı düşünüyordu.
Gonca, yeni yolladığı hastasından sonra keyif kahvesi yaparak masasına geçti. Hastası gelmeden önce Levent'in onu aramasıyla aldığı hediyenin genç adama ulaştığını anlarken dudağına konan yaramaz gülüşle telefonunu meşgule bırakmıştı. Aramalarına son vermeyen genç adamı birkaç kez meşgule düşürerek sinir eden Gonca hastası gelince genç adamın aramalarına yanıt vermeyi hepten bırakmıştı. Şimdi bol sütlü keyif kahvesi ile genç adamın tepkisini düşünüp gülerken son günlerde yaşadığı sıkıntılı günlerin üstüne kendisini oldukça neşeli hissediyordu. Ona kalsa hediyeyi çoktan Levent'e yollamış ve aralarında bir savaş başlamıştı. Fakat Melek'in kendisine gerçekleri anlattığından beri aklına ne hediye ne de genç adamla uğraşmak gelmişti. Bir aydır tüm ilgisi sadece Melek'e yönelik olurken onun o günden beri az da olsa hayata dönmesi için çabalayıp durmuştu. Bu çabayı da genç adamla ortaklaşa yürütürken Melek'in yeni yeni kendisine gelmesiyle Gonca da daha fazla geç kalmadan harekete geçmişti
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Meleğin Ateşi
Fiksi UmumMelek ve Ateş... Biri pişmanlığın kor ateşine düşmüş, biri ise yüreğine düşen kor acıyla baş başa kalmış. Peki ikisinin de bu kordan çıkması ne kadar mümkün? Ya ikisinin de koru birbirlerinde tamamlanıyorsa? Soruların cevap bulacağı, vicdanların ko...
