30. Bölüm

19.1K 815 131
                                        

Multimedya: Melek ve Ateş <3 

Hikayemiz 30. bölüme gelmiştir. Maşallah diyelim :D Bakalım Melek ve Ateş çiftinin hikayesi daha ne kadar devam edecek? ;)

Bol romantizm kokulu bir bölüme hazır olun.. Zira Ateş ve karşı konulamaz etkisi sizi fena saracak <3

Keyifli Okumalar :)

Bolll yorum ve vote lütfennn <3 ( Wattys2016 da olduğumuzu bir daha hatırlatalım. Oylar ve yorumlar çok önemli..) 

30. Bölüm

Duyduğu soruyla gözlerini kaçıran Melek bakışlarını yere doğru dikerken bir anda farklı düşünceler zihnine üşüşmüştü. Karasızlığı onu dibe doğru çekerken çenesinde hissettiği yakıcı tenle bakışları tekrar alev gibi yanan bir çift göze denk gelmişti.

''Meleğim... Böyle ayrılmayalım. Aramıza hiçbir şeyin sızmasına izin vermeden birbirimize daha da kenetlenelim. Şimdi bir kez daha soruyorum. Bu gece sadece yıldızlarla ikimizin olmasına var mısın? Bir gecelik kollarında huzur bulmama izin verir misin?''

Ateş'in sözleriyle aklı daha da karışan Melek yutkunarak ''Terasta mı uyuyacağız? Sadece yıldızları izleyeceğiz yani?'' diye sordu. Ateş, Melek'in gözlerindeki kararsızlığın gitmediğini gördüğünde eğilerek genç kızın gözlerine öpücük kondurdu.

''Aynen öyle güzelim.. Korkma ve kararsızlığından kurtul artık. Seni o kadar çok seviyorum ki sana zarar verecek hiçbir adıma kalkışmam. Şimdi kararını söyle de beni de bu girdaptan kurtar..''

Gözlerine değen nefes ile gözkapaklarını hızla kapatırken duyduğu cümleler ile de kızarmaya başladı. Bir tarafı abisine ne diyeceğini düşünürken bir tarafı ise sadece aşkı hissederek yüreğiyle karar vermek istiyordu. Gözündeki nefesin onun adımını beklediğini fark ettiğinde genç adamın beline sarıldı. Gözlerini ise çekinerek genç adamın omzuna yaslarken ''Bende seni çok seviyorum Ateş. Sana duyduğum güvenle daha fazla kararsız kalamam. Bu gece sadece biz olalım. Birbirimizi daha yakından tanıyalım ve hep hayalini kurduğumuz gibi ayrılmadan kollarımıza sığınalım.'' dedi.

Ateş ise bedenini saran kollarla olduğu yerde dona kalırken bu hali sadece birkaç salise sürmüştü. Ardından dudağı yukarı kıvrılarak gülümsediğinde meleğine sıkı sıkı sarıldı. Omzunda olan başına hafif öpücükler kondurarak duyduğu cümlenin sevincini yaşadı.

Her öpücükle ''Teşekkür ederim meleğim..'' diye fısıldarken Melek de ''Asıl beni bırakmadığın ben teşekkür ederim kor parçam..'' diyerek iç çekti.

Yürüyüşlerine biraz daha devam eden çift yorulduklarını anladığında bungalov tarzındaki eve döndüler. İkisi de ilk olarak balkonda biraz keyif yapmanın tadını çıkarmak isterken Ateş, Melek'in abisiyle rahat görüşmesi için içeriye geçerek kendilerine battaniye almaya yöneldi. Melek, Ateş'in bu düşünceli hareketiyle gülümserken ilk olarak Gonca'ya kısa bir mesaj atarak onu bilgilendirdi. Ve ardından hayatında ilk kez abisine yalan söylemek durumunda kaldı. Kendisini 'tatlı bir yalan, hatta yalan bile değil,' diye rahatlatmaya çalışırken sonunda abisine de pek uzun olmayan mesajı atabilmişti. Eğer mesaj atmak yerine arasaydı onun son günlerde Gonca'ya benzeyen çenesine dayanamazdı ve yalanı ansızın ortaya çıkabilirdi. Melek aklına gelen düşünceler ile kıkırdamaya başlarken abisinin arkadaşı ile nasıl bir çift olacağını o an düşünmek bile istemedi. Zira ikisi de birbirinden fenaydı ve düşüncelerin bir an olsun bitmesine izin vermezlerdi.

Elindeki kırmızı polar battaniye ile balkona dönen Ateş, Melek'in kıkırdadığını gördüğünde kendisini belli etmeden onu öylece izledi. Gülümsemesini, gözlerindeki mutluluğu bir bir yüreğine sıkıca örerken derin bir nefes aldı. Bu mutluluğun bozulmasından, sihrin çözülmesinden korkan genç adam bir anlık kendisini kahredici düşüncelere bıraktı. Dakikalar sonra gözlerine değen yeşilliğin en güzelliğiyle de hızla kendisini toparladı. Düşünceli hali gülümsemesi ile saklanırken elindeki battaniyeyi genç kızın üzerine örttü.

Meleğin AteşiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin