Hayırlı Akşamlar ^_^
İçimden gelen bir heyecan Ateş'in bölümünü bugün yazıp bitirdim ve sizleri bekletmemek için de hemen yayılıyorum. Umarım hoşunuza giden bir bölüm olur...
Vote ve yorum yapmayı unutmayın ;)
Keyifli okumalar <3
ÖZEL BÖLÜM / ATEŞ & MELEK
Evlerinin bahçesindeki özel yere kamerayı yerleştiren Ateş, Melek ile hazırladıkları köşeye geçti. Sarmaşıkların olduğu köşenin büyüleyici atmosferini bozmadan yerlere renkli minderlerle bir oturma köşesi yapmışlardı. Ateş ve Melek'in en sevdiği yer burası olurken ikisi de burada oturmayı çok seviyordu. Tıpkı Ateş'in dediği gibi 'Huzur Köşesi' adının ve yerinin hakkını veriyordu. Ateş, eliyle çiçekleri hissederken kameranın düğmesine basarak videoyu başlattı.
''Merhaba sevgili okurlar.. Uzun bir aradan sonra yine sizlerle olmak çok güzel bir duygu. Açıkçası sizleri çok özledik. Çünkü siz her anımıza en yakından şahit olup üzüntülerimizi de mutluluklarımızı da bizlerle paylaştınız. Sizin yeriniz Meleğin Ateşi hikayesinde çok ayrı olduğu gibi bizde de çok ayrı. İlk olarak nereden başlayacağımı bilemiyorum. Levent'in videosunu izledim de yine her zamanki muzipliği ile sizi kendisine bağlamış. Oysa ben onun gibi olamam. Benim sihrim bambaşka bir yönde ki bunu çok özlediğinizi düşünüyorum. Şimdi ise hikayenin en başından başlayalım...''
Ateş, gözlerini bir anlığına gökyüzüne çevirirken rahat bir nefes alarak tekrar kameraya döndü. Başlamak kolay olmuştu da yaşanan şeyleri bir kez daha dile getirecek olmak kendisini tuhaf hissettirdi.
''Biliyorsunuz ki bu hikaye hiç de kolay başlamadı. Bazı hayatlar vardır ki bir anda karanlığa hapsolur acılarla baş başa kalır.. Bizim hayatımız da öyle oldu işte... Hem kendi hayatım hem de Melek'in hayatı bir anda tepe taklak oldu. O günleri bir an olsun unutmazken dile getirmek yoruyor beni.. Her konuşmam da o anları sanki yeniden yaşıyormuş gibi hissediyorum. Bu beni ciddi anlamda etkilerken yanımda sevdiğim kadının olması rahatlatıyor beni.. Konuştukça ağırlaşıyor hava değil mi?'' Kaşlarını kaldırarak soran Ateş, tatlı bir gülümsemeyle göz kırptı. ''Neyse sizleri de kendimi de çok zorlamayı düşünmüyorum. İlk anları kısaca geçeceğim ki o günlerin gözyaşları altında kalıp ıslanmayalım... Yaşadığım olayla vicdanımla karşı karşıya kalırken beni en çok zorlayan da Melek'e gittikçe çekilmem olmuştu. Düşünsenize bir... Hayatını mahvettiğiniz bir insana hoşlanma, sevgi olarak çekiliyorsunuz ve bunu engelleyemiyorsunuz... Bu hissin yıkımı, sizde açtığı ağırlığın tarifi yok desem yeridir. Ne kadar kendimi engellesem de Melek'e daha da yaklaşmış ve onunla konuşma fırsatı bulmaya başlamıştım. Artık her anımda onu düşünüyor, onun nasıl hissettiğini sorgulayıp duruyordum. O benden kaçtıkça benim ona sıkı sıkı sarılasım geliyordu. Çünkü onun neden kaçtığını çok iyi biliyordum. İstiyordum ki onun yaralarını sarayım, o ağladıkça bende ağlayayım... O ne yaşıyorsa bende ona eşlik edeyim. Fakat ne yaparsam yapayım onun üzülmesine de gözyaşlarının kurumasına da mani olamadım. Hayat çok tuhaf işte... Günler geçti o bitik, ben daha bitik... Günler geçti o gülmeye başladı benim de kalbim de çiçekler açtı... Sonunda öyle bir an oldu ki o benim ben de onun oldum... İşte o ana ne kadar şükretsem azdır.. O anki mutluluğun tarifi yok. Aşık olmuştum hem de kapanmaz yaralar açtığım bir kadına.. O da bana aşık olmaya başlamıştı.. İşin kötüsü ben ona açtığım yaraları söyleyememiştim. Arada vicdanım beni huzursuz etse de Meleğimle aşkımızı yaşamaya başlamıştık. Sevmek kadar güzel bir şey yok... Hele ki o sevdiğiniz kişiden aynı şekilde karşılığı almak.... Eşsiz bir şey. Umarım sizler de bir gün gerçek sevgiyi sevdiğiniz birisiyle yaşarsınız.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Meleğin Ateşi
Ficción GeneralMelek ve Ateş... Biri pişmanlığın kor ateşine düşmüş, biri ise yüreğine düşen kor acıyla baş başa kalmış. Peki ikisinin de bu kordan çıkması ne kadar mümkün? Ya ikisinin de koru birbirlerinde tamamlanıyorsa? Soruların cevap bulacağı, vicdanların ko...
