Hayırlı akşamlar ^_^
Okul yoğunluğu ve ilham perilerimin kaçışmasından bölüm biraz geç geldi. Umarım bu gecikmede sizlerin hikayeye özlemi artmıştır.
Yorum ve votelerinizi bırakıp ilhamlarımı coşturmayı unutmayın ;)
Keyifli okumalar <3
37. Bölüm
''Her şey öyle bir karıştı ki.. Ne diyeceğimi dahası ne yapacağımı bilemiyorum Gonca..'' Derin bir iç çekerek başını sevgilisinin omzuna yaslayan Levent, kendini çaresizliğiyle baş başa kalmış hissediyordu.
Gonca ise Levent'in bu hali ile ne yapacağını bilemezken ''Anlat bana...'' diye fısıldadı. Şu anlık elinden dinlemekten fazlası gelmiyordu. Bazen en büyük yardım, en güzel çare sunma dinlemekti. Genç kız bunun önemini bir kez daha kavrarken genç adamın saçlarını okşayarak ''İçindeki zehri at Levent. Ben seni yargılamadan dinleyeceğim. Anlat ki rahatla, huzur bul.. Anlat ki kardeşinle arana boşluklar örülmeden onun yanında olduğunu hissettir.'' diyerek konuştu.
Sevgilisine hak veren Levent, anlatmadıkça bu işin içinden çıkamayacağını biliyordu. Birkaç saniyelik sessizlikten sonra derin bir nefes alarak konuşmaya, dahası haykırmaya başladı.
''O adam meleğim için büyük bir yangın. Adı gibi kardeşimi yakmaya hem de sonsuza dek yakmaya çalışıyor. Benim sevmeye kıymadığım kardeşimin canını öyle bir yakacak ki onu bir kez daha hayata döndürmek imkansız olacak.'' Sesindeki gergin ton gittikçe artarken usulca ''Gonca, ben bir abiyim..'' dedi. ''Kardeşimi üzecek her kim olursa olsun onu düşünmeden üzerim. Oysa benim üzdüğüm kişi aynı zamanda meleğimin üzülmesine de neden olacak. Bu iş.. bu işin sonunda ne olursa olsun benim meleğim üzülecek, en çok onun canı yanacak. Şimdi ben bunu bile bile gerçekleri, o Ateş denilen itin gerçek yüzünü nasıl ona anlatabilirim ki?''
Elini yumruk yapan Levent, bacağına vurarak düşünmeye çalışırken elinin üzerinde hissettiği tatlı sıcaklıkla başını sevgilisine çevirdi.
Kederli bir şekilde ''Ben ne yapacağım Gonca?'' diye sorarken gözlerini koyu bir öfke ele geçirdi. ''Bile bile ne susabilirim ne de konuşabilirim.. Hele sustukça o itin kardeşimi zehirlemeye devam etmesine katlanamam. Ne olacaksa olsun o itin meleğimi daha fazla etkilemesine müsaade edemem!''
''Sakin ol Levent. İşin iç yüzünü bilmiyorum ama emin misin Ateş'in onu üzeceğinden? Ben Ateş'i her gördüğümde Melek'in gözlerinin içine sevgiyle bakıyordu. Sanki her an incinecek gibi üzerine titriyordu. Her daim gülen yüzüyle, sözleriyle, jestleriyle Melek'i sevdiğini belli ediyordu. Şimdi bu adam nasıl olur da Melek'i üzecek bir şey yapabilir?''
Gonca'nın sesi titrerken itiraz edercesine konuşuyordu. Levent ise sevgilisinin bu hareketiyle gerilirken ''Yapar hem de öyle bir yapar ki... Hatta biz ayakta uyurken en başından beri kardeşimin canını yakıyormuş.. Yaptıklarının bedelini ona ödeteceğim ama arada kardeşim var. Bir an önce meleğimi ondan uzak tutmam gerekiyor. Yoksa Melek daha da üzülecek, daha çok acı çekecek.'' diyerek tısladı.
Levent'in sert tutumuyla geri çekilen Gonca, her şeyi akışına bırakmak isterken en yakın arkadaşına üzülüyordu. Oysa ne çok mutluydu Melek.. Ateş ile bir oldukça mutlu olup, gülümsüyordu. Şimdi Ateş ile olmadan ne mutlu olabilir ne de o gülümsemelerin tadını verebilirdi...
Yaşanacakların soğuk esintisi ile titrerken Levent'e kaygıyla baktı. Şu an sevdiği adamı tanıyamazken onun daha da öfkeli halini görmekten korkuyordu.
''Biraz sakinleş Levent. Melek'i bir de sen üzme.. Hem Melek'e hem de kendine biraz zaman ver.''
''Olmaz Gonca.. Ondan önce ben anlatmalıyım meleğime.. Hem de daha fazla beklemeden harekete geçmeliyim...'' diyerek hışımla yerinden kalkan Levent, fikrini değiştirmeden eve girerken koşar adımlarla kardeşinin odasına doğru yürüyordu. Gonca da panikle Levent'i takip ederken onu sakinleştirmek için çenesini devreye koydu. Oysa Levent içinde yaşadığı gerginlikle ne Gonca'yı duyuyor ne de olacakları düşünüyordu. Bir an önce her şeyi kardeşine anlatıp bu yükten kurtulmak istiyordu. Dahası en çok da kardeşinin artık o adamı düşünmesini istemiyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Meleğin Ateşi
Fiction généraleMelek ve Ateş... Biri pişmanlığın kor ateşine düşmüş, biri ise yüreğine düşen kor acıyla baş başa kalmış. Peki ikisinin de bu kordan çıkması ne kadar mümkün? Ya ikisinin de koru birbirlerinde tamamlanıyorsa? Soruların cevap bulacağı, vicdanların ko...
