16. Bölüm

27.7K 1.1K 80
                                        


Multimedya: Ateş ve Melek <3 

Hayırlı Akşamlar okuyucularım <3 Bölümü geç de olsa sizlerle buluşturdum. Dolu dolu bir bölüm oldu. İlkten Ateş ve Melek çifti ile biraz hüzünlenecek, sonradan da çılgın Levent- Gonca ikilisi ile oldukça eğleneceksiniz. 

Dolu dolu bir bölüm olduğunu söylemiştim değil mi? :D 

İşte karşısınız da yeni bölüm... 

Bol vote ve bollll yorum bekliyorum. Benim satırlarıma karşılık sizin yorumlardaki satırlarınız merakla bekleniyor ;)

Keyifli okumalar <3 


16. Bölüm

''Senden çok güzel bir anne olurmuş...''

Melek, gözlerine değen bakışlarla genç adamın fısıldadığı cümlesini duymuştu. Duyduğu cümlenin soğuk esintisine karşı kendisini korumaya çalışırken genç kızın kalbine ansızın bir hüzün bulutu yerleşmişti. Melek, şaşkınlıkla aralanan dudaklarında bir şeyler söylemek istiyor ama söyleyemiyordu. Yüreğine yerleşen acı boğazına koca bir yumru oturtmuşken o kendisini esir alan bakışlardan kurtularak dolan gözlerinde biriken yaşları geri püskürtmeye çalışıyordu.

O an duyduğu ''Melek?'' sesiyle derin bir soluk alarak genç adama döndüğünde onun bakışlarındaki acıyı görmüştü. Bunun nedenini dahi soramayan Melek bir an önce oradan uzaklaşmak isterken Ateş'in ''Melek, özür dilerim...'' cümlesiyle gözlerini sıkıca yumdu. Kendisini hazırlıksız yakalayan bu özür genç kızın yüreğini darmaduman ederken Melek o an odasından hiç çıkmamayı diledi. Bakışlarını genç adamdan kaçırarak kucağındaki miniğini unutup ayağa kalkmaya çalışırken Masal'ın uykulu sesini duymuştu. O an ayağa kalkma çabası son bularken Ateş'in bakışları ile tekrardan karşı karşıya gelmişti. Sözleri yüreğinden izin alıp çıkamazken Melek sanki dilsiz bir kız gibi içindeki yangının acısını söndürecek kelimeler dahi edemiyordu. Oysa Ateş'e sormak istediği sorular varken bu duruma düşmek genç kızı düşündüğünden daha çok yıkıma uğrattı.

Ateş ise düşüncelerinin arasında o acıtıcı cümleyi fısıldayarak nasıl dışa vurduğunu anlayamamıştı. Bir anlık daldığı yosun yeşili ışıltılı gözler onun içinden geçen acı gerçeği dışa vurdururken Ateş o an dilsiz olmayı dilemişti. Bilmeden,görmeden genç kıza o kadar zarar vermesi yetmiyormuş gibi şimdide karşısında durarak bir anlık boşlukla ona hayatının en kötü sözünü dile getirmişti. Ateş, Melek'in çok kötü hissettiğini söylediği sözleri duyduğundan hissetmişti. O ışıltılı yeşillik yerini hüzne ve kedere bırakırken Ateş de onunla beraber o acıda boğulmuştu. Özrün bile hangi ara çıktığını anlayamazken konuştukça daha da dibe battığını anlamıştı. Şimdi o hüzünlü gözlerde acı sorular oluşmaya başlarken Ateş düştüğü durumu nasıl toparlayacağını bilemiyordu.

''Melek Hanım?''

Kalabalığın ortasındaki yalnızlıkları duydukları sesle bozulurken Melek ve Ateş'in bakışları da arkalarına çevrilmişti. Ateş yaklaşan adamı gördüğünde nedensizce bozulurken, Melek de kendisini toplamaya çalışarak gülümsemeye çalıştı.

''Merhaba...'' diyerek ikiliye bakan Asım Mert Bey, bakışlarını Melek ve uyuyan kızına yoğunlaştırarak, ''Masal'ın dayanamayacağını bildiğim için erken gelmiştim. Şimdi gördüğün manzara ile de iyi ki gelmişim diyorum. Sizi daha fazla rahatsız etmeden kızımı alıyım.'' dedi.

Meleğin AteşiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin