Multimedyadaki çalışma için Yasmin Kurt'a çok çokk teşekkür ederim <3 Siz okurlarımdan da böylesi çalışmalar beklerim ^_^
Hayırlı Akşamlar Canlarımmm <3 Yeni bölüm bol olaylı bir şekilde sizlerle. Artık bu bölümde çoğu şey açığa çıkıyor. Yorumlarınızı her zamankinden bir tık daha fazla merak ediyorum. Lütfen vote ve yorum bırakmadan geçmeyin.
Son iki bölümdür vote ve yorumlarda azalma var. Açıkçası finale doğru bu durum çok üzüyor beni.. Umarım eski gücünüze kavuşursunuz ve ilhamlarımı da coşturursunuz <3
Bu arada miniklerimiz Cansu ve Masal'ın hikayesi Dilimler Aşkına! yayında. Yeni hikayemde hepinizi görmek isterim ^^
Şimdi Melek ve Ateş'e geçelim...
Finale Son 2!...
Keyifli Okumalar <3
Sizleri çok çok seviyorum ;)
43. Bölüm
Yeni evlerinden çıkan ikili arkalarına dönüp bir kez daha tamamlanmış eve baktılar. İçlerindeki huzur gördükleri manzarayla daha da büyürken Ateş, Melek'in beline sarılarak kulağına doğru aşkla fısıldadı.
''Artık yuvamız da hazır. Sayende evimiz tıpkı bahçesi gibi can alıcı oldu. Öyle naif dokunuşlar yaptın ki bu evden çıkmak hiç kolay olmayacak..''
Ateş'in sözleriyle daha da heyecanlanan Melek, ensesinde hissettiği öpücükle kızarırken genç adama dönerek ellerini boynuna uzattı.
''Sen bu özel yeri, bizim evimiz olarak belirlediğin anda aslında en güzel dokunuşu gerçekleştirmiştin. Bu evin öyle güzel bahçesi ve bahçede birbirinden öyle büyüleyici çiçekler var ki istedim ki evimizde bu güzelliği paylaşsın. Tek ben değil bizim dokunuşlarımızla evimiz çok çok güzel oldu. Seni seviyorum huzur bulduğum...'' (multimedyada)
''Uzun zamandır bu ev seni bekliyordu Meleğim... Sayende eksik kalan her parçam tamamlanıyor. Biz bir olduğumuz sürece güzelleşmeyecek hiçbir şey yok. Seni seviyorum huzurumun baş tacı...'' diyerek başını eğen Ateş, dudaklarını sevdiği kadının dudaklarıyla birleştirirken bir kez daha tamamlandığını hissetti.
Romantik anlar geçiren genç çift birkaç dakika sonra el ele arabalarına doğru yürürken Ateş, ''Seni Masal'ın yanına bırakıyorum değil m?'' diye sordu.
''Evet canım. Masal'a gelinlik alacağız. Düğünde onu da görmek istiyorum. En azından Cansu ile olunca biraz kafası dağılır.''
''Çok iyi düşünmüşsün Meleğim.. İstersen yanınızda kalayım bende.'' Arabayı çalıştıran Ateş, meleğine bakarken duyduğu cümle ile burukça gülümsedi. Ne kadar her daim Melek ile olmak iste de bu durumda ikisini yalnız bırakması gerekiyordu.
Evleri şehir dışına doğru olduğu için Masal'ın evine varmaları biraz uzun sürmüştü. Melek, Ateş'in arabadan inmesini engelleyerek sevdiği adama sıkıca sarılarak ondan ayrıldı. Ateş ise Melek eve gidene kadar onu izledikten sonra arabayı çalıştırarak yeni doğan yeğenini görmek üzere arabasını dostlarının evine sürdü.
Masal'ı alan Melek, Mete Beyin şoförüyle kendi gelinlikçisine giderken yolda suskun kalan miniğini de konuşturmaya çalışıyordu. Bu akşam için izin alan Melek, Masal ile dolu dolu bir gece geçirmek istiyordu. Geçen günler boyunca miniği bir tek kendisi ile konuşuyordu. Bu durum Melek'i üzerken onun biraz olsun farklı ortamlara girerek açılmasını umuyordu. Bu yüzden de abisi ile Gonca'yı da evi düzenlemek için görevlendirirken ikisinin bambaşka bir çift olduğunun da bilincindeydi. Gonca'dan abisinin ettiği teklifi dinlediğinde ne kadar şaşırdığı hatırlayan Melek, abisinin unutmuş olduğu yüzüğe de bir o kadar gülmüştü. Tabii bu durum Gonca'yı ne kadar sinir etse de genç kız özel bir günde aldığı yüzükle sevdiği adamı affetmişti. Şimdi iki çılgın aşık evi Masal için süslerken Melek de Masal'ın arabadan inmesine yardım ederek elinden tuttu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Meleğin Ateşi
General FictionMelek ve Ateş... Biri pişmanlığın kor ateşine düşmüş, biri ise yüreğine düşen kor acıyla baş başa kalmış. Peki ikisinin de bu kordan çıkması ne kadar mümkün? Ya ikisinin de koru birbirlerinde tamamlanıyorsa? Soruların cevap bulacağı, vicdanların ko...
