♠Yankı♠

70 9 10
                                    

Merhaba canlarım yeni bir bölüm ile karşınızdayım. Umarım bölümümü seversiniz. Ya şunu gerçekten anlayamıyorum, ilk bölümlere bakıyorum yüz küsürler de okunma sayısı bir de son bölümlere bakıyorum onlarda. Lütfen okumayı bırakmayın aklımda güzel bir kurgu var. Sizi seviyorum, ithaf isteyenler söylesin, yorum yapmayı ve oylamayı unutmayın PLEASE! ♥

^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^

Buğra'nın anlatımından:

Mete ile epey konuştuktan sonra yukarı çıkmaya karar vermiştik. Sabah olmuştu ve Berna uyanmak üzeredir inşallah. Çok kafa çocuktu aslında. Ama o Kutay'ın yaptıklarını yanına bırakmayacaktım. Şerefsizin önde gideni imişte haberimiz yokmuş. Yukarı çıktığımızda karşıdan da Baran geliyordu. Ama Berna'nın odasından da gülüşme sesleri geliyordu. Mete büyük bir hışımla kapıyı açınca korkmadım değil. Berna'nın yanında bir oğlan vardı. Yakışıklıydı da yani. Berna hala gülüyordu ama yanında ki oğlan sus pus olmuştu, eh bir zahmet yani... Mete Berna'nın yanına gidip bağırarak ve her bir kelimenin üstüne baskı uygulayarak konuşuyordu.

-Bu. Kim. Berna?!

Berna'nın anında gözleri dolmuştu. Arkadan Baran da bağırarak konuşmaya başladı.

-Sana ne lan sana ne sen neden buradasın ha?! Senin Berna'dan hesap sorma vaktin geçti artık. Ona ne karışabilirsin ne de bağırabilirsin anladın mı lan beni?! Çünkü siz artık sevgili değilsiniz, AYRILDINIZ!

Mete'nin yüzünde ifade oluşmasını sağlayan sadece 'ayrıldınız' kelimesi idi. Yüzünde öyle bir ifade vardı ki içim acıdı ve asla yapmayacağım bir şeyi yaptım ve Baran'ı karşıma alıp bağırmaya başladım.

-Yeter Baran. Buna sen karar veremezsin.

Baran alay dolu bir kahkaha attı ve önüme gelip beni sertçe ittirdi ve bir iki adım gerilememe sebep oldu.

-Hıh... Ne oldu Buğra Bey, sabaha kadar sizin beyninizi mi yıkadı şu ezik yoksa? Ya da dur tahmin edeyim kesin yine şu duygusal moduna geçtin. Ama eğer onunla gitmek istiyorsan gidebilirsin... Ve şunu unutma, bu kapıdan onunla çıkarsan benimle de Berna ile de bir daha görüşemezsin, anladın mı beni?!

Son yeri bağırarak söylediği için yüzümü buruşturdum ve çok da doğru olmasa da bana göre doğru olan kararı vererek arkamı döndüm ve Mete'nin yanına gittim.

-Her şeyin gerçeğini öğrendiğinde çok pişman olacaksın Baran. Şu an bana çok kızgınsın Mete ile gittiğim için ama senin yanında kalırsam-

-Kalırsan ne!

-Bağırmana ya da kükremene gerek yok! Eğer senin yanında kalırsam... Bütün gerçekleri inkar etmiş ve sonradan doğrular gün yüzüne çıkınca pişman olurum. Ama yapmayacağım. Kusura bakma fıstığım seni böyle bırakmak istemezdim ama mecburum. Lütfen Berna yalvarırım bu işin peşini bırakma ve gerçekleri öğren, zaten gerçekleri öğrendiğinde bana kesinlikle hak vereceksin. Seni seviyorum fıstığım.

Odadan çıktım arkamdan da Mete.

Berna'nın anlatımından;

Kafam çok karışıktı. Her şey bir den bire olmuştu. Birisi elimi tutunca irkildim. Doğukan'ın bile burada olduğunu unutmuştum. Bana gülümsediğinde gülümsemek istedim ama olmadı. Şu an Mete'nin bir suçu yoktu ve abim onu suçluyordu. Tek suç Kutay'ındı. Ama bey efendi bunu bilmeden hem Mete'ye kızıyor hemde bizim haberimiz olmadan bizim iznimizi almadan bizi ayırıyordu. İnanamıyorum ya!

HAYATIMIN PRENSİ (TAMAMLANDI)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin