Seninle Olmanın En Zor Yanı Ne Biliyor Musun?
Yalın Ayak Yürümek Bıçağın En Keskin Yerinde,
Kanadıkca Tuz Yerine Gözyaşlarımı Basmak Yüreğime..
(Multi Ayça mahkemeden sonra Arasa sarılıyor)
Yeni evimde ve yeni odamda güzelce uyurken beni uykumdan eden gürültüyü duyup gözlerimi hafif araladım ve Ayçaya seslendim.
-Ayçaaaa. Ne oluyor ya ne bu ses. Bir uyutmadın. Yeni eve taşındım orada bile rahat yok!
-Sarp sen Bereni uyandırır mısın hep birlikte kahvaltı edelim." Ayçanın sesiydi bu. Ne yani ben kendimde uyanabilirim hatta uyandım bile. Ona ne gerek var ki, hele ki son konuşmamızdan sonra.. Kapının kolunun aşağı doğru eğilmesiyle kafamı yastığa gömüp uyuyormuş gibi yaptım.
Ne oluyor ya ne bu halim böyle, çocuk gibi.. Görende bir şey var sanır. Hadi be Sarp bir şey söyle uyandıracak mısın ne yapacaksın yoksa dayanamayıp boğulacağım. Alt tarafı Beren kalk falan diyeceksin bu kadar zor olamaz. Ölüyorum burada!! Hafiften tek gözümü aralayıp ne yaptığına baktım. Oturuyor mu o? Yahu Ayça sana uyandır dedi git yanına otur mu dedi? Of Sarp!
-Yapma bunu Beren!" dedi Sarp.
Anladı mı yoksa uyumadığımı ya da tek gözüm açık ne yaptığını izlediğimi? Yok canım daha neler. Ben onu zar zor görüyorum o nasıl görsün ki deyip açık olan gözümü de kapattım. Rol yaptığımı anlamadıysa o zaman neden yapma bunu dedi ki şimdi? Açık konuşsana be adam ölecez burada havasızlıktan..
-Ona çok benziyorsun Beren. Tıpkı onun gibisin, yatma şekilleriniz bile aynı. O da senin gibi bir bacağı dışarıda diğer bacağı yorganın altında uyurdu. Senin gibi yüz üstü. Onu uyandırmamı beklerdi hep. Uyandırınca da şikayet ederdi. Havasızlıktan ölecektim neden elini çabuk tutmuyorsun derdi.
Ne oluyoruz ya hiç bir şey anlamadım. O kim? Kime benziyorum ben? Neler saçmalıyor bu içmeden sarhoş falan mı olmuş yoksa. Kesin olmuş söylediklerine bak.
-Sıla... O benim gökyüzümdü. Nefret ettiğim bu şehri lunaparka o çevirmişti. Ben ikinci bir kişiye daha hazır değilim. Onun için bunu yapma Beren! Oymuş gibi davranma belki haberin yok ama yinede yapma. Sana da alışmak istemiyorum. Ona çok benziyorsun ve ben sana alışmaktan korkuyorum Beren. Lütfen.. Yapma...
Demek Sıla denen kızla bir geçmişiniz vardı. İyide benimle ne alakası var bunun. Sırf yatışlarımız benziyor diye bunları söylemez ki. Sanki onu sevdiğimi falan söyledim de ondan böyle davranıyor. Saçmalık resmen. Aşk diye bir şey var mı ki sen şimdi bunları çekiyorsun Dinç!
Yazık gerçekten bir parça üzüldüm ama pişmanlık için çok geç Dinç çok geç. Hele ki sebep aşktansa pişmanlık olmamalı. Görüyoruz aşık olup evlenenleri bir bir dağılıyorlar ve arkalarında bıraktıkları enkazdan haberleri bile yok! Başta sevgiyle aşkla bir bina inşa ediyorlar ama sonra o bina dağılınca enkazı kimse görmüyor bile..
-Bereeeeeeeeen uyan hadi hala uyuyor musun sen? Ayçanın sesi odada yankılanınca bende kafamı biraz uykuluymuş gibi kaldırıp direk Sarpın olduğu yöne baktım. Biraz suratı asık gibi. Ayça tekrar seslenince bende yataktan kalktım ve ortaya bir "Günaydın" sözcüğü attıktan sonra lavaboya doğru ilerlerken Ayça,
-Oldu mu şimdi Sarp! Sana Bereni uyandırmanı söylemiştim uyandıramamışsın" dedi.
Lavabodan çıkıp kıyafet dolabına doğru ilerledim.
-Siz inin ben geliyorum" dedim. Onaylayıp aşağı indiler ve bende kıyafetlerimi değiştirip saçımı da yukarıda toplayıp aşağı indim. Mutfağa geldiğimde masanın etrafında Ayça, Sarp, Aras ve Efe var. Sofra da şahane gözüküyor.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
17 YAŞIM
Teen FictionSiz hiç 17 yaşınızda intikam almaya kalktınız mı? Peki ya ölesiye özlem çekip içiniz acıdı mı? "Verilen kayıplardan bahsetmiyorum bile". Bir insanın 17 yaşında başına neler gelebilir dediğim zaman başlıyor işte. Kim bilir o gün belki de "Yok canım...