34.BÖLÜM:"Herşey"

88.8K 3.8K 236
                                        

Sabah olunca hazırlanmış ve Eylül'le birlikte okula gitmiştim. Günün pazartesi olmasının yaşattığı o berbat hissi içimde bir yerlerde hissedebiliyordum. Günün haftanın ilk günü olmasının yanı sıra hava kapalıydı ve ortama melankolik bir hava hakimdi. Bu da içimi kaplayan o iğrenç karamsar havanın oluşmasını sağlamıştı.

Sınıfın kapısından adım atıyordum ki kolumun arkadan çekilmesiyle beraber olduğum yere mıhlandım. Arkamı döndüğümde Eylül beni kolumdan tutmuş ve içeri girmeme engel olmuştu.
Tek kaşımı yukarı kaldırdım ve kolumu tuttuğu eline doğru baktım. Yüz ifademden şaşkınlığımın farkına varmış olacakki kolumu bıraktı ve "Hemen Enes'le konuşmalısın Ada, dün konuştuklarımızı unuttun mu yoksa!!!"dedi

"Tabiikide hatırlıyorum Eylül, beden dersinden sonra resim dersi var. Orda sormayı düşünüyorum."

"Saçmalama Ada, o zamana dek beklicek misin cidden?"

"O kadar uzun zamandır bilinmezliklerle yaşıyorum ki, üç dört ders beklemek hiç bir şey Eylül!!!"

Eylül başını yukarı doğru kaldırdı ve gözlerini devirdi. Kollarını birbirine kenetledi ve "Tamam canım da, acaba o kadar kızın başına üşüşüceği bi zaman diliminde nasıl onunla konuşma fırsatı yakalayabilirsin ki."

Eylül haklıydı. Yani resim dersinde kızlar onu rahat bırakmazdı. Kaldı ki çevredeki insanların konuştuklarımızı duymalarını istemiyordum.

Eylül'e baktım ve başımı onaylarcasına salladım.
"Evet, sanırım haklısın Eylül."dedim ve çantamı sırama koyma ihtiyacı bile duymadan resim odasına doğru koşar adımlarla yürümeye başladım. Odanın kapısına vardığımda kapı yarıya kadar açıktı.
Yarı açık kapıdan içeri bir adım attım ve durdum. Gördüğüm şeyler; Enes ve aşırı güzel bir kız... Enes öğretmen masasında oturmuş önündeki resmi inceliyordu ve kız adeta Enes'e yapışmış bir haldeydi. Enes'in durumdan rahatsız olduğunu anlamamla beraber onu kurtarmak adına kapıya birkaç kez vurdum. İkiside bakışlarını sesin geldiği yöne doğru çevirdi. Enes beni görünce rahatlamış gibiydi fakat kız için aynı şeyi söyleyemem çünkü gerildiği yüzünden okunuyordu.

Kız bana meydan okurcasına baktı ve kollarını birleştirdi. Sonra ağzını yaya "Tatlııım, şu an gelmen için hiç uygun bir zaman olmadı. Gördüğün gibi Enes Hoca'yla bir şey konuşuyoruz. Şimdi git, sonra gelirsin!!!"dedi.

Kıza o an ne kadar sinir olduğumu anlatamam. Sinirden dudaklarımı ısırdım ve dişlerimi gıcırdattım. Enes birden kıza döndü ve masasının üzerinde duran resmi kıza doğru uzatarak "Resme sonra bakabilirim!!!"dedi.

Kızın Enes'in söylediği cümleye hazırlıklı olmadığı belliydiki yüzünü ekşiterek "Ne?"dedi.

"Beni duydun! Şimdi git, sonra gelirsin."

"Ama...ama ben..."

Kız cümlesini tamamlayamadı ve Enes'in elindeki kağıdı sertçe kaptı. Gözleri beni bulduğunda bana olan bakışlarında narsist bir ruh sezmiştim. Kapıya doğru büyük adımlarla ilerledi ve kapıdan çıkarken omzuma sertçe çarparak sınıftan çıktı.
Enes yüzme baktı ve gülümsedi.
"Teşekkürler."

"Aaaa...şey... rica ederim."

Eliyle önünde duran sandalyeyi gösterdi ve oturmamı işaret etti. Gösterdiği yere oturdum ve hemen ardından "Benim seninle bir şey konuşmam gerek. Yani daha doğrusu bir şeyler sormam gerek."dedim.

"Pekii, dinliyorum."

Derin bir nefes aldım ve beklemenin soruyu sormamı zorlaştıracağını düşünerek bir çırpıda söyledim.
"Mert kim?"

Sorum karşısında şaşkına döndüğü her halinden okunuyordu. Yüzüme sanki yanlış bir şey söylemişim gibi baktı ve "Bunu zaten biliyorsun Ada!!!"dedi.

"Hayır bilmiyorum, onun hakkında o kadar az şey biliyorumki... "

"Bence bunu sorman gereken kişi ben değilim Ada!"

"Ama o kendisi hakkında hiç bir şey anlatmıyo ve... ve konusunu ne zaman açsam kapatıyo."

Enes ayağa kalktı ve oturduğum sandalyenin arkasında durdu. Kulağıma doğru eğildi ve fısıldadı."Ne öğrenmek istiyosun Ada!"

"Herşeyi, onun hakkında bildiğin herşeyi!"

Enes kolundaki saate baktı ve "Dersin başlamasına beş dakika kaldı Ada, şimdilik sınıfa git! Okul bittiğinde sana herşeyi detaylarıyla anlatıcam. Anlaştık mı?"

Başımı onaylarcasına salladım ve "Peki o zaman! Çıkışta bahçede bekliyorum."dedim.
Aynı şekilde başıyla onayladı ve "Görüşürüz o zaman!"dedi.

- 7 saat sonra -

Okulun giriş kapısının önündeydim ve yaklaşık on dakikadır bekliyordum. Aslında sabırlı biri olmama rağmen Enes'in söyleyeceklerini duymak için fazlasıyla sabırsızlanıyordum.

Arkamdan işittiğim sesle birlikte bekleyişim sonlandı.
"Ada!!!"

Arkamı döndüğümde karşımdaki kişinin Enes olduğunu farkettim.

"Geç kaldım, çok beklememişsindir umarım."

"Hayır, yani...çok beklemedim."

"Güzel, hadi gidelim o zaman!"dedi ve belimden tutarak beni karşımızda duran siyah bir motorsiklete doğru yürüttü. Önünde durduğumuzda elime beyaz bir kask tutuşturdu.
"Hadi tak!"

Kaska bakarak "Nasıl yani? Motorla mı gidicez?" dedim.

"Evet, tabii prensesimiz motora binemem diyosa orası ayrı mesele."

"Yooo şey ben sadece daha... daha önce hiç motora binmemiştim."

"Bak işte bu binmen için bi sebep. Kesinlikle denemelisin."dedi ve elimde tuttuğum beyaz kaskı alıp başıma geçirdi. Ardından kaskı başıma sabitledi ve sırıtarak "Prenses böyle de güzel !!!"dedi.

Ben ne olduğunu anlayamadan motora bindi. Arkasını işaret ederek "E hadi atla, neyi bekliyosun?"dedi.
Ürkek adımlarla motora doğru ilerledim ve arkasına oturdum. Ellerimi oturduğum yere sabitledim. Enes önümden seslendi.
"Düşmek istemiyosan bana tutunmalısın Ada."

"Aaa... sanırım böyle iyiyim,"

"Emin misin?"

"Evet sanırım."

"Peki o zaman."dedi ve gaza yüklendi. Motor öne doğru ani bir ivme yaptı ve arkaya doğru düşmemek için kollarımla Enes'in gövdesini sardım. Karnı sertti ve incecik tişörtünün altından kaslarını hissedebiliyordum.
Kaskın arasından yüzme sızan soğuk hava iliklerime kadar üşümeme sebep oldu. Saçlarım soğuk rüzgarda dalgalanırken motordan sanki havayı delip geçiyormuş gibi bir ses çıkıyordu. Beni ürküten bir ses...
Öğreneceklerim gibi beni ürküten bir ses...

KURALSIZBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin