Ada, 18'ine gireceği gün anne ve babasının ölümüyle sarsılır. Ailesinin ölümü üzerine hayatta kalan tek akrabası olan amcası, onu İstanbul'a götürür. Ada, artık hiç bilmediği yeni bir şehirdedir ve yapayalnızdır.
Onu karanlığın pençesinden kurtaran...
Multi 🌹 Post Malone ft. 21 Savage - Rockstar (Şarkının bölümle uzaktan yakından alakası yok. Sfsdsddsf full random. Sevdiğim içun koydum)
SINIR 800 OY 500 YORUM
Evet... Evet biliyorum. Daha önce hiç sınır koymamıştım ve şimdi neden diyeceksiniz.
Düşündüm, taşındım ve sizin ve benim adıma da daha iyi olabileceğine karar verdim. Sonuç olarak hızlı bir şekilde yb istiyorsanız, yazmaya teşvik edin beni🔥❤ Açlık çekiyorum bebekler. Sizce de bunu istemek hakkım değil mi?
Evet, bence de öyle.
Hayır bir de okumuşsun, buralara gelmişsin. Bir yıldıza tık atıp yorum atmak çok mu zor? Neyse, sakinim.
Bir sonraki bölümü sınır geçilir geçilmez yayımlayacağım.😎
İyi okumalaaaaaaaaar
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Belki de çekip gitmek daha iyiydi. Hiçbir şey söylemeden çekip gitmek. Kalbinin hâlâ sana ait olduğunu bilmek. Sonsuza kadar beraber olabilmek.
Her şekilde ihanete uğramaktan daha iyiydi. Bu üç hecelik kelime öyle bir şeydi ki seni hiç savaşmadan öldürebilir, kalbini söküp atabilirdi. Yenilgi kabul edilebilirdi fakat hiç savaşmadan bulduysa seni, asıl o zaman öldürebilirdi.
İşte karşımda duran bu manzara, Eylül'ün hiç savaşmadan elde ettiği yenilgiydi. Bir an bile düşünememişti bu şekilde olucağını. Savaşmaya hazırdı fakat bu şekilde olması onu mahvederdi.
Dişlerinin arasından birkaç küfür sızdı etrafa bir süreliğine. Ama sadece bir süreliğine. O süre bittiğinde banyonun önünde duran Pelin'e doğru atıldı. Yüzündeki öfke daha önce onda hiç karşılaşmadığım, alışık olmadığım kadar fazlaydı. Kendini kaybetmiş gibiydi, tamamen deliye dönmüş hâldeydi.
Öne doğru Pelin'e atıldığında Emre onu arkasından yakaladı ve Pelin'e saldırmaması için tuttu.
Kollarını öne doğru uzatıp Emre'den kurtulmaya çalışırken bağırdı. "Allah ikinizinde belasını versin. Bırak beni, yolucam şu şıllığı."
Sersemlemiş görünüyordu ki çok normaldi. Emre'den böyle bir şey beklemezdi ki ben de beklemezdim. Hatta kimse onun Eylül'ü aldatıcağına inanmazdı.
Onu arkadan sıkıca sarmalayan Emre'den kurtulmak istiyordu. Tırnaklarını kollarına geçirirken onu sıkan birleşmiş kolları ayırmayı deniyordu.
Ben, gerçekten ne yapıcağımı bilmiyordum. Yalnızca öylece durmuş olanları izliyordum. Arkadaşımın emellerini yerine getirip Pelin'i yolmak için üzerine mi atlamalıydım? Yoksa Eylül'ü Emre'den mi kurtarmalıydım? Tabi hiçbir şey yapmadan oradan ayrıladabilirdim.