Gizli numara: Merhaba Jungkook
17 Eylül
Gizli numara:Neden cevap vermiyorsun? 2 gün oldu.
20 Eylül
Gizli numara:Beni görmezden geliyorsun sana olan sevgimi görmüyorsun.
Gizli numara:Cevap verene kadar mesaj atmaya devam edeceğim
Jungkook:Bunu yapm...
"Rose hemen hazırlanıp kapının önüne çık. Jungkook'a seni almasını söyledim birazdan gelir küçük bir işi olduğunu söyledi. Acil durum çağrısı bu!"
"Sorun ne?"
"Vokal, rap ve dans... Bir gurup oluşturmamız gerekiyormuş. Şehirler arası yarışma düzenlenmiş. İki gün sonra katılım listesi sona erecekmiş! Tanrım... KALDIR O KIÇINI VE HAZIRLANMAYA BAŞLA!"
Telefonu kulağımdan uzaklaştırıp yüzümü ekşittim.
"Anladım, anladım kapatıyorum."
Apar, topar hazırlanıp kapının önüne çıktım ve biraz ileri de ki banka oturdum.
20 dakika sonra
Yağan yağmuru umursamayıp banka bağdaş kurdum ve kafamı havaya kaldırdım. Yüzüme düşen su damlaları yanaklarıma süzülüp kaybolurken mırıldandım.
"Nerede kaldın Jungkook."
Kendime inat ederek birazdan gelir cümlesi ile teselli etmeye devam ederken yağmurun daha da çuğaldığının farkına varıp Lisa'ların evinin yolunu tuttum. Bu cadde üzerinden pek taksi geçmezdi. Bu yüzden daha fazla beklemenin de bir gereği yoktu. Yağmurun ardından Gök gürültüleri başladığında düşüncelerimden arınıp korkmaya bile fırsat bulamadığımı fark etmiştim.
Bu kadar önemli olan işi ne olabilir di ki?
Beni unutmuş muydu yoksa?
Unutma saydı gelirdi.
Gökyüzünden akan su damlaları sanki mümkünmüş gibi daha da çok çuğalırken çalan telefonuma kulak verip aramayı yanıtladım.
"Rose Nerede kaldın?"
"Az kaldı Lisa nerdeyse oradayım"
"NE! Tek mi geliyorsun? Lütfen taksi ile geldiğini söyle!"
O an büyük bir gök gürültüsü ile yerimden sıçrayıp küçük çaplı bir çığlık attım. Tanrım bu beni ele vermişti.
"ROSE NASIL BÖYLE SORUMSUZ OLURSUN! NEDE-"
"Biliyorsun bizim caddenin üzerinden pek taksi geçmiyor Lisa. Yol üzerinde de taksi ye rastlayamadım. Kapatmam gerek beni yavaşlatıyorsun."
En azından arayıp gelmeyeceğini söyleyebilir di. Ben de yağmura yakalanmadan Lisa'laragidebilirdim.
Kapının önüne geldiğim de yavaşça kapıyı çalıp kolumu kapının yanında ki duvara yasladım.
***
Guruplandırma bitmişti ve Jungkook daha yeni geliyordu. Buna rağmen onu Guruplandırmanın içine almıştık. Çünkü vokali oldukça üst seviyede idi. İlk başta gurubaHoseok ve Namjoonoppayı da dahil etmeyi istemiştik fakat Namjoonoppa son sınıf olduğu için vizeleri başlayacaktı bu yüzden kibarca reddetti. Hoseok ise ayak bileğini incittiğini ve doktora gideceğini söylemişti.
Jungkook'un işini merak etmiyor değildim doğrusu. Ama onu çok fazla sıkmakta istemiyordum. Yarışma konusu harici kimseyle konuşmayıpAğzımı dahi açmamıştım. Jungkook oldukça mahçup bir şekilde kenarda otururken konuşmaya başladım.
"Peki o halde şunu açıklığa kavuşturalım. Dansçı olarak Jimin, ben, Lisa ve Kai vokal olarak Tae, Jungkook Rapçi olarak ta Yoongi diğer sahne adı ile Suga ve Jennie olacak. Durum şöyle ki... Biz biraz bunu farklılaştırıp Dansçılar Rapçilere vokaller dansçılaraRapçilerdevokallere yardım edecek. Böylece seğircilerin bir kişinin sadece tek yeteneği değil bir sürü yeteneğe sahip olduğunu farkına varacak. Şöyle düşünün biz bir gurup oluyoruz. Ve kazanmak zorundayız. Vokali iyi olmayanlar dasçılarrapte yapabilirler. Olayı çözmüş bulunmaktayız değil mi?
Her kez kafasını olumlu bir şekilde salladığında eşyalarımı alıp kapıya yöneldim.
"Öyle ise her okul çıkışı dans salonun da görüşürüz."
Kapıyı açıp Lisa'ya döndüm.
"Görüşürüz"
Tebessüm edip aynı şekilde karşılık verdiğin de evden çıktım.
Arkamdan kapanan kapı tekrar açıldığı da adımlarımı yavaşlattım.
"Özür dilerim."
Sesi kulaklarım da yankılandığında durdum.
"Özür dileme. Benim hatam. İşin olduğunu bildiğim halde seni bekledim. Salak gibi arayıp haber vermeni bekledim. Yapmamalıydım."
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.