🌼
'Anneciğim sana geldim' annem karşımdaydı, beyaz elbisesiyle. Saçında onun çok sevdiği beyaz papatyalar vardı.
Benim de üstümde onunki gibi bir elbise vardı, gözlerime inanamadım, şimdi anlamıştım. Bu annemin ikimiz için çizdiği elbiselerdi.
Koşarak gidip anneme sarıldım 'annem' kokusunu çektim içime 'annem' o kadar çok özlemiştim ki annemi, o kadar çok özlemiştim ki kokusunu. Sarıldı bana hiçbir şey yapmadan, konuşmadan, ağlamadan sarıldı.
'Annem bitti mi kabus? rüya değil bu sefer değil mi? çektiğim acılar bitti mi anne?'
Annem konuşmadı.
'Anne yoksa rüya mı bu, sen gerçek değil misin?'
Annem konuşmuyordu.
Beni bırakıp ilerledi, peşinden koştum ama yetişemiyorum.
'anne yalvarırım benide al anne, bırakma beni burada, beni bu sensizlikten kurtar annem.'
Peşinden koşuyordum ama sanki yerimden bir yere gidemiyordum.
Anneme yetişemedim, annem yine beni bıraktı, annem yine gitti. Konuşmadan, bir açıklama yapmadan gitti, yine beni onsuz bıraktı.
Kendime geldiğimde hastanede olduğumu anladım, rüyaydı anneme kavuşamamıştım.
kim bilir belkide o ruh hastasının elinden kurtulamamıştım hâla. Belkide hiç kurtulamayacaktım, ellerim ayaklarım bu sefer bağlı değildi. Ayağa kalkmaya çalışırken, koluma takılan serum kalkmamı engelledi.
İçeri hemşire girdi.
hemşire "Burcu hanım kıpırdamayın lütfen ben doktora haber veriyorum."
Çok şükür sonunda o pisliğin elinden kurtulmuştum, kabus bitmişti ama annem olmadan bitmişti.
Doktor yanında hemşirelerle girdi içeri.
Doktor "Burcu hanım kendinizi nasıl hissediyordunuz?"
Burcu "biraz yorgunum."
Doktor "o kadarı normal herhangi bir yerinizde uyuşma, ağrı var mı?"
Burcu "kollarım ve bacaklarım çok ağırıyor?"
Doktor "hemen sizi muayene edelim."
Doktor ve hemşireler morluklarıma baktılar, doktor hemşireye ilaç isimleri verdi.
Doktor "size krem ve ilaç yazdım onu kullanırsınız çıkınca."
Çok heyecanlanmıştım acaba barışı görebilecek miydim?
Burcu "doktor bey barış, barışı görebilir miyim?"
Doktor "tabi ben ailenize haber vereyim."
odadan çıktı.
Kalbim öyle hızlı çarpıyordu ki, ilk tanıştığımız yıllardaki gibi. Avuçlarım terliyor, ellerim ayaklarım titriyordu, kalbim o kadar hızlı atıyordu ki sanki yerinden fırlayacakmış gibi, beklemek bir ömür gibi geliyordu bana.
~Aylinden devam~
Doktor bey yoğun bakım odasından çıktı, yanına fırladık hepimiz
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Saplantı
רומנטיקהTüm benliğiyle kalbime saplanmıştı bir kere... ༄ "Sus ne olur, konuşursan sana inanırım. sadece kokunu içime çekmeme, sana sarılmama, seninle aynı havayı solumama izin ver, bu gecelik olsa bile."
