Hepsi Kafamda

71 8 6
                                        

Helios'un Ağzından;

Hestia'nın ayağa kalkması için elimi uzattırken konuştum.
Helios:
-Ağlayacağını bilseydim yanında gelirdim.

Elimi tuttu ve parmak uçlarımdan tüm vücuduma yayılan sıcaklığı hissettim. O sırada ne konuşulduğuna odaklanamadım. Sadece Hestia bana gülümsedi ve ben de uzun zaman sonra karşılık verdim. Gülümsemesinden güç alarak ağır adımlarla yaklaşmaya başladım. Herkesin içinde bunu yapmalı mıydım emin olamadım. Nasıl tepki verirlerdi? En önemlisi Hestia ne yapardı? Önce diğerlerini kontrol etmeye karar verdim ve arkama döndüm.

Helios:
-Neden hiç kimse yok!? Boreas!? Dione!? Neredesiniz?

Tekrar Hestia'ya döndüm. O, buradaydı. Gitmemişti, benimleydi. Hala bana gülümsüyordu. Diğerleri umrumda bile değildi artık.
Hestia, arkasına dönüp biraz ilerledikten sonra yere oturdu ve gözleriyle beni çağırdı. Hiç şüphe etmeden yanına oturdum. Önce elimi tuttu, sonra kafasını omzuma yasladı. Sanki her şey durmuştu. Zaman akmıyordu, saatin "tik-takları" duyulmuyordu. Aldığım yanlış bir nefeste rahatsız olup kalkar korkusuyla nefesimi tuttuğumu sonradan fark ettim. Kalbim olması gerekenden fazla kan pompalıyordu.

Bir anda bana döndü.
Hestia:
-Hadi, konuş Helios! Gerçekte kim olduğundan bahset. Asıl duygularını anlat.

Bunu yapmalı mıydım emin değilim. Ya diğerleri de duyarsa? Ya Hestia bana ihanet ederse?
Hestia:
-Hadi ama Helios. Bu kadar korkak olma.
Helios:
-"Ben, sana aşıktım tamam mı!? Ama sen aşkıma karşılık vermedin. Şimdi tam seni unutmuşken bana tekrar umut veriyorsun."*

🎵🎶

Söylediğim her cümleden sonra Hestia'nın kaybolduğunu ve aslında bir oyunun içinde olduğumu fark ettim. Yine bir çuval inciri berbat etmiştim. Yere yatıp tavanı seyretmeye başladım. Bir süre sonra gözlerimi açtığımda Hestia ve diğerleri tepemde dikiliyorlardı. Başarmış mıydım?

Doris:
-Helios, hadi bize ne olduğunu anlat.
Helios:
-"Her şey bir anda oldu. Bana baktın, beni gördün. Ağır çekimde süzülürken yemin ederim bendim o güldüğün sandım. Kasıldı midem."**
Doris:
-Benden mi bahsediyorsu-
Helios:
-Dur, gitme! Bir şey diyeceğim. Sen de hissettin di mi? Kapattın gözlerini ve bana aktın."**

Doris başta ondan bahsettiğimi sanmıştı. Ama uzaklaşan Hestia'ya doğru baktığımda, anlattığım şeylerin onunla ilgili olmadığını anlamıştı. Hestia nefes almam için birkaç adım geri gittiği gibi tekrar birkaç adımla bana yaklaştı. Anlamaya çalıştığı için pür dikkat beni dinlemeye başladı. Ben de doğruldum ve ona doğru konuşmaya devam ettim.
Helios:
-"Bir anda her şey durdu. Değerken ellerimiz, kaçırdık gözlerimizi. Sen omzumda yatarken ben tuttum nefesimi, çıkarmadım sesimi. Öylece durdum. Hızlandı nabzım. Ya bir şey sormam lazım. Sen de hissettin di mi? Kapattım gözlerimi ve sana aktım."**

Hestia hüzünlü bakışlarıyla böyle bir şey olmadığını anlattı. Ben de önce kendimi ikna etmem gerektiğini anladım.
Aslında hiçbir şey gerçekten olmamıştı. Yaşanılanların hepsi yanılsamadan başka bir şey değildi. Beceriksizin tekiyim. Her şeyi berbat ediyorum. Hiçbir şeyi başaramıyorum. 
Hestia peki... Onda herkesi kendine çeken bir şey var. Ama benimle asla olmak istemeyeceği de aşikâr. Sırf kendi çıkarım için hayatımın aşkını elimden kaçırdım. Aptalım. Ama artık her şey için çok geç. Hepsi öğrendi.

Helios:
-"Hepsi kafamda oldu. Bana bakmadın, beni görmedin. Parmak uçlarımız değerken biliyorum pek bir şey hissettmedin. Olsun, düzelir nabzım. Kafayı takmamam lazım. Boş verdim hissettiğimi, kapattım gözlerimi. Bir nefes aldım. Uyandım."**

Bu sefer gerçekten uyandım. Terden sırılsıklam olmuştum. Bu kadar gerilebileceğimi ben bile tahmin edemezdim doğrusu.
Diğerlerini inceledim. Artık her şeyi biliyorlardı. Biraz kötü oldu ama en azından asıl öğrenmemeleri gereken şey hala benimle ve güvende. Gerisinin çok da önemi yok.

UYUMSUZ ELEMENTHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin