Deli Kan, Melike Şahin
Unutulanlar, Farazi
Parti Gecesi...
Işılay Demir
Hep, sevgi ve neşe dolu bir insandım ama sadece sevdiklerime karşı. Dünyanın geri kalanına, bakışlarımı diker ve onlar rahatsız olmadan çekmezdim gözlerimi. Ama bu yaşıma geldiğimde, ilk defa birisine ondan rahatsız olduğum için dikmemiştim gözlerimi. Aksine, ondan hiç rahatsız olmamış ve onda kendimi rahat hissetmiştim.
Onu ilk olarak bir fotoğrafta görmüştüm, Lavinia'nın instagram hesabına daha önce yüklediği bir fotoğrafta. Pars, Lavina ve o, bir koltukta oturuyorlardı, koltuğun hemen yanındaki abajurun ışığı onun güzel yüzüne vuruyordu. Çok ciddi bir suratı vardı, kemikli yüz hatlarıydı öyle görünmesini sağlayan. Uzun boylu ve iriydi, kocaman bir adamdı. Ama fotoğrafa baktığımda gördüğüm, küçük bir çocuktan başka bir şey değildi.
Yüzündeki büyük gülümsemesi, gözlerindeki parıltılar bana bir çocuğu anımsatmıştı.
Lavinia fotoğrafa herhangi bir etiket koymamıştı ama fotoğrafın altındaki yorumda bulmuştum onu, ve sonra hesabına girmiş her bir fotoğrafı, en ince ayrıntısına kadar incelemiştim. Yaren abla ve Lavina dışında hiçbir kızla fotoğrafı yoktu, genelde erkek arkadaşlarıyla veya tek başına fotoğraf yüklemişti. Ancak, bir sürü kızla takipleşiyordu.
Lavinia ondan bahsederken, çok fazla kızla takılır, demişti onun için, hiçbir zaman ciddi bir ilişkisi olduğunu duymadım, diye eklemişti. Ama onun kötü bir insan olmadığını, çok ince düşünceli ve iyi kalpli bir insan olduğunu söylemişti.
Ve onu ilk kez, yüz yüze gördüğüm anı hatırlıyorum.
Yılbaşı partisinin yapıldığı mekana girdiğim an, onu görmüştüm. Lavinia hızla bana yaklaşırken gözlerimi ondan zorla çekmiştim ancak partinin geri kalanında gözlerimi asla ondan alamamıştım. O gece bir kaç cümle konuşmuştuk sadece, gecenin sonunda ise Lavinia ortadan kaybolmuştu.
Onun, Emir'in yanında olduğunu bildiğim için ben rahattım ama diğerleri meraktan çıldırıyorlardı. Bir gün, okuldan çıktığımda kapının önünde Yalçın'ı görmeyi ise hiç beklemiyordum. Kalbimin nasıl hızla attığını bu gün bile hatırlıyorum, ve sonsuza kadar hatırlayacağımı da biliyorum.
O gün, onunla birlikte okulun yakınındaki bir kafede oturmuştuk ve ağzımdan laf almak için çok çabalamıştı. Yine de ona Lavina hakkında tek kelime etmemiştim, iyi, demiştim sadece, sadece yalnız kalmaya ihtiyacı var. Sonrasında ise bana güvenmiş ve benimle havadan sudan konuşmaya başlamıştı. Ve bu buluşmamız tek seferlik olarak kalmamıştı, uzun süre devam etmişti.
Ta ki, o geceye kadar...
İçkimden bir yudum daha aldım ve Doğa ile dans eden Yalçın'a baktım, onu kıskanmıyordum. Başkasından olsa belki kıskanabilirdim ama buradaki hiçbir kıza yan gözle bakmayacağını biliyordum, ben hariç. Dudaklarımda oluşan alaylı gülümsemeyi dolan gözlerim takip ettiğinde kaşlarımı çattım, onun için ağlamayacağıma dair söz vermiştim halbuki kendime. "İyi misin?" Ali'nin sesini duyduğumda gözlerimi ona çevirdim ve başımı salladım "iyiyim."
Bu yalana başvurmaya, ona aşık olduktan sonra başlamıştım. Çünkü, ona aşık olmaktan insanı hasta eden bir durumdu, ona aşık olduğum günden itibaren kendimi çaresi olmayan bir hastalığa yakalanmış gibi hissediyordum.
"Bileğim sızlıyor arada" içkimden bir yudum daha aldım "ama iyiyim." Ali bana inanmadı, hatta gözleri üzerimizde olan Deniz'de söylediklerime inanmadı ama ikisi de sorgulamadı. İçkimi bitirip bardağı masaya bıraktıktan sonra "ben bir lavaboya gideyim" dedim. "Yardım ister misin?" bu sorunun Deniz'den gelmesi beni şaşırtmıştı, ona ne kadar laf sokarsam sokayım hiçbir tepki vermemesinin şaşırttığı gibi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sarmaşık
General FictionBir rüzgar esti, bir kırlangıç uçmak için yuvasından atladı. Ağaçlardaki tüm yaprak soldu, döküldü ve ağaçlar yeniden çiçek açtı. Ve ben onu gördüm. O gülüşü. Başına geçirdiği kapişonu yüzünden yüzünün tamamı gözükmüyordu ama yanında oturan arkadaşı...
