Sen Ona Aşıksın, Model
Kalbimi Kırıyorlar Anne, Derya Bedavacı
🌻
Bazı geceler, diğer gecelerden daha ağır olur. Her gece ağırdır aslında ama bazıları, tıpkı bu gece gibi diğerlerinden daha ağırdır. Hala pencerenin kenarında duruyor ve onun gittiği yola bakıyordum. Gece bitmek, şafak sökmek üzereydi ama ben hala onun arkasından bakıyordum.
Gelmezdi, gelmişti.
O bana defalarca gelmişti ama şimdi son gelişiydi, bir kez daha gelmeyecekti. Gelmemesi doğru olandı, gelmemesi gerekirdi, onsuz bir hayat doğru olandı. Doğru olanın bu kadar can yakacağını kim bilebilirdi?
Pencereden uzaklaştım ve yavaşça yatağa girdim, komodinin üzerinde şarjda duran telefonumu elime aldığımda Mete'nin bir kere aradığını ve mesaj attığını gördüm. Mesajlara sadece bildirimden bakmıştım, uyuyakaldığımı düşünüyordu. Oysa ben eski sevgilimle kötü bir olay yaşamış ve saatlerce arkasından bakmıştım.
Youtube'a girdim ve izleyecek bir dizi aradım, çok eskiden, henüz liseye giderken bütün gün odamda oturur ve eski dizileri izlerdim. Ezel'in ilk bölümünü açtım ve kulaklıklarımı taktım, dizi başladığında zihnimdeki tüm düşünceleri bir kutuya kilitledim. Diziyi izlerken, üzüldüm, kızdım, nefret ettim ama hiç şaşırmadım. Ömer'e yapılanlara hiç şaşırmadım çünkü Ramiz Dayı'nın da dediği gibi; Herkes öldürür sevdiğini...
Dizileri izlerken sıkılırdım ve bu yüzden genelde hızlandırıp izlerdim ama bazı sahneleri normal hızında izlerdim. Hava aydınlandığında, başka şehirlerde güneş doğduğunda üçüncü bölüme geçmiştim orada, hapishane sahnesini normal hızında izledim ve Ömer'in tüm sözlerini beynime kazıdım.
"Şşşş, sakın! Sakın tek bir kelime daha edeyim deme, sakın tek bir yalan daha söyleme. Niye biliyor musun? Onca şeyden sonra, şimdi tek bir cümle et, gözlerime bakıp beni sevdiğini söyle, gerçek olmadığını bal gibi bilirim ama yine de sana inanırım. O yüzden tek bir an bile beni gerçekten sevdiysen, sakın!"
Gözümden akan yaş elmacık kemiğimi geçerek kulağıma doğru ilerlediğinde burnumu çektim ve diziyi kapattım. Whaatsapa girdim ve önce Mete'ye günaydın yazdıktan sonra kızlarla olan gruba girdim ve uyanıp uyanmadıklarını sordum, Işılay gruba yeni katılmıştı ve ilk yazan o olmuştu.
Işılay Demir: Ben uyanığım.
Aymira Şanlı: Bende.
Aymira Şanlı: Lorin yatakta dönüp duruyor, uyanmak üzere.
Aymira Şanlı: Bir şey mi oldu?
Lavinia Denli: Kahvaltıya gidelim diyorum.
Lavinia Denli: Sadece beşimiz ama kız kıza.
Aymira Şanlı: Bana uyar.
Aymira Şanlı: Lorin'i uyandırıyordum.
Işılay Demir: Bana da uyar.
Lavinia Denli: Bende Ali'yi arayıp Hera'yı uyandırmasını sağlarım.
Uygulamadan çıktım ve telefonumu şarja taktım, birisi uyanmış evin içinde dolanıyordu. Odamdan çıktım ve uyanan kişinin abim olduğunu gördüm, elinde iki kupa kahveyle benim odama gelirken benim odamdan çıktığımı gördü ve adımları durdu. "Uyanık olduğunu düşünmüştüm" sonra arkasını döndü ve balkona doğru ilerledi, derin bir nefesi dudaklarımın arasından saldım ve peşinden gittim.
Abimin karşısındaki sandalyeye oturdum ve kahvemden bir yudum aldım, sıcaktı ama umursamadım. Masanın üzerindeki paketlerden birisini aldım ve sigara çıkartıp yaktım, abimde kendisine bir tane yakmıştı. Abim tam dudaklarını araladığında Ali'yi aramayı unuttuğumu fark ettim ve "telefonun yanında mı?" diye sordum, cebinden telefonunu çıkartıp bana uzattı. "Kızlarla kahvaltıya gideceğiz ama Hera uyuyor, Ali'yi arayacağım onu uyandırması için."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sarmaşık
Fiksi UmumBir rüzgar esti, bir kırlangıç uçmak için yuvasından atladı. Ağaçlardaki tüm yaprak soldu, döküldü ve ağaçlar yeniden çiçek açtı. Ve ben onu gördüm. O gülüşü. Başına geçirdiği kapişonu yüzünden yüzünün tamamı gözükmüyordu ama yanında oturan arkadaşı...
