Porselen Kalbim, Sena Şener
Beni Vurup Yerde Bırakma, Emre Aydın
🌻
Her zaman gerçekleri istemiş, yalanların sahte mutluluğundansa doğrunun acı gerçeğini istemiştim. Ama bazen, gerçekler o kadar acı oluyordu ki, bütün yalanları istiyordum. Sadece bana yalan söylensin ama mutlu olayım istiyordum.
Sonra aklıma yalan bir hayatı yaşarken hiç mutlu olmadığım geliyordu ve bundan vazgeçiyordum. Gerçekler acıydı ancak gerekliydi.
Fırının içinde pişen yemeğe bakarken aklım dün gece yaşananlardaydı, dün gece yaşanan her şey çok acıydı. Ama o acıyı hemen yaşamamış, pişmesi için fırına atmıştım. Yemeğin pişmesine az kalmıştı, sofra da hazırdı bir tek ben kalmıştım.
Yemeğin piştiğine emin olduktan sonra fırını kapattım ve üst kata çıkıp hızlı bir duş aldım, kırmızı bir kumaş pantolon ve belinde ip detayı olan straplez bir crop giydim. Makyaj masasına oturdum ve saçlarımı hızla taradım, hafif bir makyaj yaptıktan sonra kırmızı mat ruju dudaklarımda gezdirdim. Saçlarımı kendi haline bıraktım, zaten düz oldukları için bir sıkıntı yoktu. Siyah topuklu ayakkabılarımı ayağıma geçirdim ve odadan çıkıp aşağı indim.
Deniz gelmişti, üzerindeki ceketi çıkarıp koltuğun üzerine attıktan sonra ellerini saçlarından geçirdi ve o an göz göze geldik. Dudaklarım kıvrıldığında gözleri üzerimde dolandı ve yavaşça yutkundu. "Bebeğim" elini saçlarından çekip bana doğru gelmeye başladı "çok güzelsin" elini belime yerleştirdiğinde kollarımı boynuna doladım ve dudaklarını öptüm. Gözleri arkama masaya kaydığında elimi çenesine götürdüm ve bana bakmasını sağladım "duş alıp gel, güzel bir yemek yiyelim" başını aşağı yukarı salladı ve dudaklarımı öptü.
O yukarı çıktığında bende yemeği fırından çıkartıp tabaklara yerleştirdim ve kadehlere şarap doldurdum. "Çocuklar nerede?" merdivenden gelen sesini duyduğumda omzumun üzerinden ona baktım "Ali'ye bıraktım, yalnız kalalım diye." Sandalyeme geçtiğimde o da tam karşıma oturdu ve yemeğe baktı. "Bu?" diye sordu ve gözlerini bana çevirdi.
"Sana Mardin yemeği yaptım, uzun zamandır aklımdaydı bugün de fırsatım varken yaptım."
Dudakları yavaşça kıvrıldığında gülümsedim ve yemeğimden bir parça aldım, ilk kez yapmıştım ama güzel olmuştu. Şarabımdan bir yudum alırken gözlerinin üzerimde olduğunu hissettim "tamam soğan kebabı romantik bir yemek olmayabilir ama tadı gerçekten güzel olmuş" kadehi masaya bıraktım "yesene hadi."
"Şaşırdım, böyle bir şey beklemiyordum."
"Seni şaşırtmayı seviyorum."
Yemeğinden bir parça alıp ağzına attı ve ağır ağır çiğnedi "ilk kez yaptığına emin misin?" diye sordu şaşkınlıkla "çok güzel olmuş." Gülümsedim ve yemeğimden bir parça daha aldım "pilavı da ilk kez yapmıştım ama çok güzeldi" gülümsedi ve yemeğini yemeye devam etti. "Emir iyi mi?" sorusu ile anlık olarak dün geceye döndüm.
"Artık konuşmayacak mısın?" dedim arabayı bir uçurum kenarında durduran Emir'e "anlatacakların olduğunu söyledin ama susuyorsun Emir" bana cevap vermeden dudaklarına bir sigara yerleştirdi. "Abimi aramanı istiyorum" çakmağı ateşledi ve sigarasını yaktı "ona bu gece kötü olduğumu ve sana ihtiyacım olduğunu, eve gitmeyeceğini söylemeni istiyorum."
"Neden?"
"Sorgulama ve yap Lavinia, lütfen. Sonra sana her şeyi anlatacağım."
"Gayet iyi" dedim Deniz'e gülümseyerek "en azından iyi olmaya çalışıyor" başını salladı ve yemeğine devam etti, yemeğini neredeyse bitirmişti ama hepsini bitirmesi gerekiyordu. Boşalan kadehlerimizi tekrar doldurdum ve şaraptan bir yudum aldım. Deniz yemeğini bitirdiğinde "dans edelim mi?" diye sordum ama çoktan yerimden kalkmıştım bile. Telefonumu ses sistemine bağladım ve evin içinde Sezen Aksu'nun sesi yankılanmaya başladı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sarmaşık
Fiksi UmumBir rüzgar esti, bir kırlangıç uçmak için yuvasından atladı. Ağaçlardaki tüm yaprak soldu, döküldü ve ağaçlar yeniden çiçek açtı. Ve ben onu gördüm. O gülüşü. Başına geçirdiği kapişonu yüzünden yüzünün tamamı gözükmüyordu ama yanında oturan arkadaşı...
