Keyifli okumalar.
🪄
Hastaneden bilgileri öğrendiğimizin üstünden iki gün geçmişti. Düşünmek için pek vaktimiz yoktu, bu yüzden Uzay geç olmadan dün kararını bildirmişti.
Kabul ettiği için taşıyıcı anne aranmaya başlamıştı bile. Kararına saygı duymuştum tabii ki, ama ileride bizi neler bekliyordu bilmiyorduk. Bu da haliyle bizi daha da durgunlaştırıyordu.
Yatakta oturmuş vaziyette duruyor, bir yandan kafası dizlerimde olan Uzay'ın saçlarını okşuyordum.
Sessizdik, nefes seslerimizi dışında ortam tamamen sükuta bürünmüştü.
Okuldan yeni geldiğimiz için de oldukça yorgunduk.
Taşıyıcı anne olayı olduğu için Uzay'ın, daha doğrusu bizim Fransa'ya gitme işimiz ertelenmişti. Sınavdan birkaç gün önce gitmek en iyisi diye karar vermişti.
Bizimle beraber Karan'da gelecekti. Uzay gitme kararını söylediğinde oldukça modu düşmüş, bir süre bir şey diyememişti.
Okulu Karan ayarlamıştı, ama Uzay'ın bu kadar hevesli olacağını ya da temelli gideceğini düşünememişti. Konuşma sırasında değişiklikliğin ona iyi geleceğini diyip, Fransa'ya bizimle birlikte taşınma kararı aldığını söylemişti.
Değişiklik konusu aslında tam bir bahaneydi. Uzay'ı oğlu yerine koyuyordu belki de, en azından ben öyle düşünüyordum. Ondan ayrı kalma düşüncesi oldukça canını sıkmışa benziyordu bence.
Düşüncelerimden gelen telefon sesiyle sıyrıldım. Son olanlardan sonra şu telefon sesleri benim için tam bir kabusa eşitti.
Dizlerimden kalkıp, komodinde olan telefonu iç çekerek aldı. Kaşlarını çatıp, telefonu açtı.
Konuşma sakin ilerliyordu, ne hakkında konuştuklarını ve kiminle konuştuğunu bilmediğim için de dediklerinden ne anlam çıkaracağımı bilmiyordum.
Hallo 👋🏻👋🏻 (Uzay askimin işareti pt.3)
Kısa süren konuşma sonrası tekrardan eski yerini aldı. Ben de aynı işlemi sürdürürken, dudaklarımı araladım.
"Kimmiş?"
Kapalı harelerini açıp, pencereden gözüken semaya iliştirdi.
"Taşıyıcı anne bulunmuş."
Ellerim anlık olarak donsa da, belli etmeden tekrar devam ettim. Her şeyin bu kadar erken olması normla miydi?
İçimi okurmuşçasına, tekrardan konuştu.
"Erken bulunmasının sebebi kızın paraya çok fazla ihtiyacı varmış. O yüzden hemen kabul etmiş. Kardeşi kalp hastası, ondan maddi durumu kötüymüş."
"Çalışamaz mıydı bir yerde?" Diye aklımdan ilk geçeni söyledim.
"Bu işi genelde hiçbir yere giremeyenler yapar." Dediğinde anlamıştım.
"Kardeşi küçük mü? Durumuna üzüldüm."
Derin nefes alıp, "Ayda 200 euro devletten alacak. Ben de her ay 1200 euro göndereceğim."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Koca Bebek | Texting
أدب المراهقينGERÇEK HAYATTAN ALINTIDIR. Uzay ve Neva'nın hikâyesi. Uzay: Kimsin? 0536*******: Baş belan. Uzay: Mesajlarından sonra başımın belası olduğunu anladım, ama gerçeği soruyorum ben. 0536*******: Niye öyle dediniz beyefendi? 0536*******: Alındım, güc...
