GERÇEK HAYATTAN ALINTIDIR.
Uzay ve Neva'nın hikâyesi.
Uzay: Kimsin?
0536*******: Baş belan.
Uzay: Mesajlarından sonra başımın belası olduğunu anladım, ama gerçeği soruyorum ben.
0536*******: Niye öyle dediniz beyefendi?
0536*******: Alındım, güc...
Uzay'la ilişkimiz çok güzel ilerliyor, her şey yolunda gidiyordu. Bu iki haftalık süreçte neredeyse hiç ayrılmamış, eve beraber girip çıkıyorduk.
Bugün Cumartesi olduğu için evde olmaya karar vermiştik. Uzay mutfakta, ben de odada kıyafetlerimi düzenliyordum.
"Nevaa?"
Uzay'ın sesini işitirken, odamdan çıkıp mutfağa doğru ilerledim.
Üstümü süzüp, alışık olduğu görüntüye karşı her zamanki gibi gülümsedi. Çünkü üstümde onun -artık benim- oversize tişörtü vardı.
"Üstüme süt döküldü de, odadan tişört falan getirsene. Çıkarayım bunu ben de."
Tişörtü çıkarıp bana verince, aklıma gelen fikirle gülümsedim.
"Tamam, getiririm birini şimdi." Deyip kirli olan tişörtü ilk önce banyodaki kirli sepetine attım.
Odama girip, onun tişörtlerinden almak yerine ikimizde aynı anda beraber giyelim diye aldığı benzer tişörtlerden kendim için olanı seçtim.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Uzay'ın bedeninden daha küçük giydiğime göre muhtemelen onda küçük kalacaktı. Bu düşünceyle gülümseyip, hemen odadan çıktım.
Yanına ilerleyince tişörtü uzatıp, konuştum.
"Bana arama geldi de, ona bakayım. Sen de giyin."
Kafasını olumlu anlamda sallayıp, tişörte hiç bakmadan kafasından geçirdi. Odama koşup, kapı pervazından izlemeye başladım ben de.
Tişört tam karnının üzerinde durmuş, aşağıya inmiyordu. Şaşkınca karnına bile zorla gelmiş tişörte bakıp, kafasını kaşıdı. Bu hâli gözüme hem çok tatlı, hem de komik geldiği için gülmeden edememiştim.
Sonunda anlamış olacak ki, tişörtü çıkarmaya çalışıp, ama çıkaramadığı zaman konuştu.
"Sikeyim ya, ne verdin kızım bana?"
Kahkahamı tutamayıp gülmeye başlayınca bakışları beni buldu. Şaşkınca bir bana, bir tişörte bakınca olanları yeni yeni anlamış gibiydi.
Odadan kendi tişörtünü alıp, yanına ilerledim.
"Crop falan mı alsak sana? Çok yakıştı." Deyip güldüm tekrar.