54.Bölüm

4.3K 260 51
                                        

Keyifli okumalar.

🃏

İlk çalışımızda kapı açılmamışken, Uzay tekrar çaldı kapıyı.

"Uzay Lorenz." Deyip, kapının açılmasını bekledi, ama nafile.

"Derick Lorenz." Deyince kapı saniyeler sonra açılırken, artık bu kadının Uzay'ın babasıyla bir ilgisi olduğuna emindim.

Orta boylu, esmer bir kadın bizi karşılarken Uzay hızla eve girdi. Ben de peşinden ilerlerken, evin görüntüsü beni hayli şaşırtmıştı.

Duvarlara boylu boyunca kırmızı bir ip asılmıştı. Üstümün kalın olmasına rağmen ev çok soğuktu.

Kanepeye baktığımda, uyumuş bir bebek karşıladı beni. Uzay'ın koluna dokunup, kızı gösterdiğimde oraya adımladı.

Kadın, garipti. Sessiz bir şekilde durmuş, bize bakıyordu. Ta ki, Uzay bebeği kucağına alana kadar.

"Ne yapıyorsun? Benim kızım o!" Deyip, bebeği hızla kendine çekmek isterken Uzay vermedi.

"Zorluk çıkarma." Diye neredeyse dişlerinin arasından tısladı.

Ben bir şey demiyor, sadece onları izliyordum.

"Kızımı alamazsınız benden." Deyip elini hızla çekti.

"O zaman neden arıyordunuz hanımefendi?" Diye konuştum.

Bir şey demezken, ben de üstelememiştim.
Uzay, bebekle birlikte hızla kapıya doğru yöneldi. Ben de peşinden giderken, eş zamanlı bir adam içeriye girmişti. Uzaktan bile aldığı alkolun kokusu burnuma dolabiliyordu. Bir şey demeden yanımızdan geçerken, biz de dışarıya çıkmıştık.

Uzay, "Tutsana çocuğu, montu çocuğa vereyim. Hava soğuk." Diyince miniği kucağıma aldım. Kısacık sürede boynunu koklayıp, bebek konusunu içime çektim.

Montu çocuğa sarıp, kucağına aldı. Dışarıya çıkarken, hemen taksi bulup oraya yerleştik.

"En yakın hastaneye abi." Deyip taksiciye hitaben konuştu Uzay.

"İsmi ne çocuğun?" Deyip uzun süreden sonra konuştum.

"Elindeki altın künyede Güneş yazıyor." Deyince Güneş yavaş yavaş gözlerini açtı.

Güneş.

"Uyanıyor." Deyip gözlerine bakınca Uzay'ın kopyası gözleriyle karşılaştım.

Uzay'ın gözleri gibi masmavi olmasa bile su mavisine benziyordu.

"Aynı abisine benziyor." Deyip gülümsedim. Aynı şekilde o da gülümserken, Güneş biraz doğrulmaya çalışıp Uzay'ın boynuna kafasını koydu.

Uzay'a bu kadar hızla alışmasına şaşırsam da, mutlu olmuştum.

Kısa süre sonra hastaneye varırken, serin rüzgâr yüzümüze çarpmaktan geri durmuyordu. Uzay montunu Güneş'e verdiği için de muhtemelen çok üşüyordu.


Koca Bebek | TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin