43.Bölüm

5.6K 359 69
                                        

Keyifli okumalar.

🃏

Uzay'ın Anlatımıyla.

*Uzay'ın Anlatımıyla olan kısımları gerçek Uzay olarak ben yazıyorum.*

Çocukluğunuzu mahveden adam sizi arayıp görüşmek istediğini söylediğinizde aklınızdaki her şeyi bir kenara bırakıp sadece tek bir duygu üzerine yoğunlaşıyorsunuz.

Nefret.

Evden alelacele çıkıp arabaya bindim. Nereye gideceğim belliydi, ama oraya gittikten sonra hayatımın eskisi gibi devam edeceği belirsizdi.

Reutlingen'den çıkıp havaalanı yoluna saptığımda arabanın hız sınır göstergesi uyarı verecek kadar yüksekteydi. Havaalanına çıkan yolun sağından ormana çıkan yola girdiğimde bu yolu en son dokuz yaşımda gecenin bir vakti tek başıma yürümüştüm.

Bembeyaz bir evin önünde durup arabadan indim. Şifreli kapılar, şifreli pencereler, elektrik akımlı tel bahçe örgüleri. Dışarıdan bakıldığında hapishane gibi görünen ama içi işkence merkezi gibi döşenmiş üç katlı bir ev.

Yolun karşı ucundan görünen siyah arabayla telefonumu arabaya bırakıp evin kapı şifresini girdim. Babam hayatınızda görebileceğiniz en megoloman insan olduğu bütün şifreleri her zaman aynıydı.

Evin beyaz kapısı açıp içeri girdiğimde arkamda duyulan adım seslerini umursamadan koltuğa oturdum.

"Ne istiyorsan çabuk söyle defol git nereye gideceksen."

"Benden bu kadar nefret ettiğini bilmiyordum çocuk."

Karşımda durup yüzüme baktı; "Bana benzemekten korkuyordun. Benzemediğine emin misin gerçekten?"

"Tabii sen sırf sana benzediğimden göz rengimi gizlemek için kahverengi lens taktığımı ve evde sadece 2 ayna olduğunu bilmezsin. Gerçi sorsam benim doğum günümü bile bilmezsin. Ne istiyorsun?"

Evden çıkmadan aldığım sakinleştirici ve antidepresanların etkisi azaldığında burada neler olacağını kestiremiyordum. Ayağa kalktığımda bana üstten bakan tavrı bana geçmiş gibiydi.

"Sana tek bir soru soracağım. Annemi neden öldürdün?"

"Benim kararlarıma itaat etmeyenlerin sonu hep aynıdır çocuk."

"Siktirme lan kararlarını! Sen ne dedin de annem sana karşı geldi!"

Önümdeki beyaz sehpahaya tekme attığımda üzerindeki beyaz biblolar parçalandı.

"Annenin tek hatası benden boşanabileceğini düşünmesi oldu."

Sakinliği benim sinirlerimi zıplatıyordu. "Tabii, senin iflah olmaz bir kontrol manyağı olduğunu unutmuşum ben. Ne diyordun sen ben çocukken, tasmanız benim elimde ben nereye çekersem oraya gidersiniz filan mıydı?"

"Üzerine düşmeyen şeylerde o kapanmayan ağzını kapatmayı bilmediğin için öldürdüm anneni Uzay."

Sehpahanın üzerindeki biblolardan birini alıp bir an kafasına geçirmeyi düşündüm. "Sakın! Eğer bir kez daha annemi o kaşar için öldürmendeki sebebi benim üzerime yıkmayı denersen seni gebertirim. Bunu yaparsam ceza da almam biliyor musun? Bu evde çürüdüğünle kalırsın."

Koca Bebek | TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin