Keyifli okumalar.
🪄
O yaşananların üzerinden üç hafta geçmişti. Uzay taburcu olmuş, biz de eve gelmiştik. Bu üç hafta içerisinde Uzay'ın ısrarıyla okula gitmiş, bittiği gibi de hastaneye gelmiştim. Benden olsa onu yalnız bırakmazdım, ama okulu da aksatmamaya çalışıyordum.
Bugün beraber uyumaya karar vermiş, erkenden de yatağa geçmiştik. Dikişlerinden dolayı göğsüne yatamasam bile, birbirimize sarılı vaziyetteydik.
Duyumsadığım hışırtılı sesle kapalı gözlerimi araladım. Uzay neredeyse olduğu yerde çırpınıyor, ter döküyordu.
Hemen yerimden doğrulup, omzunu sarstım.
"Uzay, uyan. Kabus görüyorsun, uyan." Deyip hızla konuşup bir yandan da onu sarsıyordum.
Kısa süre sonra gözlerini bir anda açıp, yerinden hızla doğruldu. Gözlerini sonuna kadar açmış, derin derin nefesler alıyordu.
Kendini toparlaması için zaman verdikten sonra elimi yavaşça omzuna koydum.
"Mavişim, ne gördün?"
Kafasını eğdiği için gözlerini ve yüzünü tam göremesem bile gözlerini sonradan kapattığını görebilmiştim.
Bakışlarını bana çevirirken, dolmuş gözleri iyice dikkatimi çekmişti. Onu rahatlattığını bildiğim için elini saçlarının arasına yerleştirip, yavaşça okşamaya başladım.
Sessiz kaldığını görünce ona biraz daha yaklaşıp, konuştum.
"Su ister misin?"
Olumsuz anlamda kafasını salladıktan hemen sonra dudaklarını araladı.
"Annemi gördüm."
Ellerim anlık olarak donsa da, hemen kendimi toparlayıp işime devam ettim.
Sessiz kalıp, devam etmesi için beklerken derin nefes alıp, konuştu.
"O kadar gerçekçiydi ki, bir an gerçek sandım Neva. Ona sarılmak istedim, izin vermedi. O kadar üzüldüm ki.." Deyip bir anda göz yaşlarının içerisinde hıçkırdı.
Hemen ona sarılırken, o da bu anı beklermiş gibi ellerini belime doladı.
Sımsıkı sarılıp, kafasını boynuma gömdü. Açıkta kalan boynuma düşen yaşlardan ağlamasının arttığını anlarken biraz daha sıkı sarıldım ona. Göğüs kafesimin içine sokmak istermiş gibi.
"Sarılmak istedim. Ama o geriye doğru adımlıyordu. Senin iyi olduğunu görmek istedim ve şimdi gidiyorum deyip gitti, Neva. Sarılamadım bile, anlıyor musun?"
Ağlaması daha da şiddetlenirken gözlerim dolmuştu.
Kafasını boynuma gömdüğü için sesi boğuk çıksa da, anlaşılıyordu.
Uzun süre hiç pozisyonumuzu bozmadan sarıldık birbirimize. Bu zamanda saçlarını okşamaya devam ediyordum.
Ağlaması iç çekişlere dönerken, dudaklarımı araladım.
"Uyumak ister misin?"
Kafasını olumlu anlamda sallayıp, yorgun ve bitik sesiyle konuştu.
"Beni göğsünde uyut, civcivim. Ben çok yoruldum."
Kalbimi bıraktım bu hâline. O kadar zor zamanlar geçiriyordu ki, yorgundu. Hem fiziksel, hem de mental olarak. Düşündükleri, zihninin içinde dolaşan tilkiler bile onu fazlasıyla yoruyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Koca Bebek | Texting
Fiksi RemajaGERÇEK HAYATTAN ALINTIDIR. Uzay ve Neva'nın hikâyesi. Uzay: Kimsin? 0536*******: Baş belan. Uzay: Mesajlarından sonra başımın belası olduğunu anladım, ama gerçeği soruyorum ben. 0536*******: Niye öyle dediniz beyefendi? 0536*******: Alındım, güc...
