Keyifli okumalar.
🃏
Aradan birkaç gün geçmişti. Uzay neşesini kaybetmiş, onu ilk tanıdığım zamandaki hâline dönmüştü sanki. İçten içe bu durum onun sonunu getireceğini düşünüyordu, en azından ben öyle anlıyordum.
Bu sırada Türkiye'ye; ailemin yanına dönmem gerekiyordu, ama Uzay'ı bırakıp birkaç gün bile olsun yalnız bırakmak içime sinmiyordu. Bu yüzden gitme durumunu yapabildiğim kadar ertelemeye çalışıyordum.
Şimdi ofisteydik. Zaman geçtikçe buraya alışıyordum. Uzay'ın anlattıklarını daha iyi anlamış, kendim yapmaya başlamıştım.
Dosyaları Uzay'ın odasına bırakmak için kapıyı çalıp, içeriye girdim.
"Gel dedim mi ben?" Diye huysuzca konuşurken, omuz silktim.
Buradaki davranışlarını görenlere Uzay'ın miyavladığını söyleseydim kesinlikle inanmazlardı. Burada aslında olması gereken gibi ciddiydi.
"Bunları bırak, sonrada eve geçeceğiz." Dediğinde saatimi kontrol ettim.
Mesainin bitmesine daha vardı.
"Neden ki?" Diye sorumu yönelttiğimde ceketini giymeye koyulmuştu bile.
"Ofisin merkezi Berlin'de. Orada bir sorun çıkmış, yarın mesainin yapılması için onu halletmek gerekiyor. Oraya gitmem lazım kısaca."
Kısa süre sonra birlikte ofisten çıkarken, arabaya yerleşmiştik.
"Ne zaman döneceksin?" Diye konuşup, bakışlarımı dışarıdan Uzay'a yönelttim.
"Bilmem, gece ya da yarın erken yola çıkabilirim."
Bir şey söylemeden tekrardan gözlerimi çekecekken, Uzay'ın sesini bir daha işittim.
"Karan bey.. çok ilgili davranmıyor mu?"
Düşünceli hâlde söylerken, bu durumun aklına takıldığını anlamıştım artık.
"Orası evet, ama birden bire niye aklına takıldı?" Diye sordum.
"Bilmem, bünyesinde çalışan 18 yazılım uzmanı var, ama hiçbiriyle böyle değil. Bana yakın davranması için bir sebep olmalı illa ki."
Trafik ışıklarında dururken, harelerini bana değdirdi.
"Doğru, ama her şeye şüpheyle yanaşıyorsun gibime geliyor." Diye kendi düşüncemi öne sürdüm.
"Her şey iyiye gidince bir bokluk çıkacak düşüncesindeyim ben. Çıktı da zaten." Deyip bakışlarını üzerimden çekip, yola devam etti.
Bir şey demeyip, sessiz durdum. Bir süre sonra eve varırken, Uzay birkaç eşyasını toparlamak için odasına girmişti. Birazdan çıkacağı için ben de mutfağa girip, yemek yapmaya koyulmuştum.
,
"Gitmesen olmaz mı?" Deyip ellerimi boynuna daha fazla doladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Koca Bebek | Texting
Ficção AdolescenteGERÇEK HAYATTAN ALINTIDIR. Uzay ve Neva'nın hikâyesi. Uzay: Kimsin? 0536*******: Baş belan. Uzay: Mesajlarından sonra başımın belası olduğunu anladım, ama gerçeği soruyorum ben. 0536*******: Niye öyle dediniz beyefendi? 0536*******: Alındım, güc...
