Keyifli okumalar.
🪄
Odaya girmek istediklerinde aralarından en yaşlı duran kadınla göz göze geldik. Hepsi duraksayınca, ben de onlara doğru ilerledim.
İki erkek, üç kadın olmakla hepsinin bakışları üzerimdeydi. Bu durum gerilmeme sebep olsa da, umursamadım.
"Kimsiniz?" Deyip tam önlerinde durdum.
Yaşlı kadın kaşını kaldırıp; "Asıl sen kimsin?" Diye yanıt verince derin nefes aldım.
"Bu sizi ne kadar ilgilendirir?" Diye meydan okurcasına söylediğim cümleye karşın sessiz kaldı.
"Tırnaklarını çıkarmana gerek yok, küçük hanım. Şu an odada yatan kadının ailesiyiz." Diye adını bilmediğim erkek konuştu.
"Anladım, ben Neva. Uzay'ın kız arkadaşıyım."
Kısaca kendimi tanıtırken, ellili yaşlarda duran kadın hemen araya girdi.
"Deniz o yerde on bir yıl Uzay yüzünden yatsın. Annesi oradan çıkınca beyefendi ortalıkta olmasın." Diye kinayeli şekilde konuştu.
"Deniz hanım oradan kendi başına çıkmadı. Uzay çıkarmasaydı, hâlâ orada kalmaya devam edecekti."
Gözleri tüm çehremi süzerken, dudaklarını araladı. Susmaya niyetli değildi, bunu anlamıştım.
"Bu onun suçunu aklamaz. Daha önce kızımı oradan çıkarabilirdi."
"Siz de çıkarabilirdiniz, değil mi? Ailesisiniz sonuçta." Dediğimde ilk kez sessiz kaldı.
Uzay'ın ailesiyle ilgili pek bir bilgim yoktu, o yüzden önyargılı olmak istemesem bile bu davranıştan sonra bunu yapmak zor gelecekti bana.
"Uzay senin dilini fazla uzatmış, kesmek gerek." Dediğinde gözlerim şaşkınlıkla aralandı.
"Sizin tavrınıza karşın böyle konuşuyorum. Benim nasıl konuştuğum ya da konuşacağım sizi ilgilendirmez."
Konuşacakları sırada arkadan gelen sesle bakışlarımı onlardan aldım.
"Sizin konuşmaya bile hakkınız yokken kime ahkam kesmeye çalışıyorsunuz?"
Uzay yanıma gelirken, cümlesini de bitirmişti. Hepsinin hareleri bizim üzerimizde dolanırken, aralarının iyi olmadığını birbirlerine attıkları bakışlardan gayet iyi anlamıştım.
"Her neyse, muhtemelen Neva'yla tanıştınız. Şimdi çok gerek olmasa bile ben de sizleri tanıştırayım." Deyip karşımda durdu.
"Anneannem, Yelda. Dayımlar Emrah ve Uğur. Halam Meral ve yengemler. Bir yere gittiklerinde aşiret gibi toplanmaya bayılırlar." Deyip yapmacık bir gülümseme sundu onlara.
"Hem suçlu, hem de güçlü." Diye ağzında homurdandı Meral hanım.
"Ne suçum varmış?"
Kaşları çatılmış, parmağıyla çenesini okşuyordu.
"Annenin burada olmasını tek sebebi sensin, Uzay. Artık salağa yatmaktan vazgeçer misin?" Diye bu sefer anneannesi söze girdi.
Histerik bir kahkaha attı. Sinirleri bozulmuştu, bu her hâlinden anlaşılabiliyordu.
"Bunu annemi zorla evlendiren sevgili anneannem mi söylüyor? Onun ne zamandan yanında oldun sen? Gelip burada saçma sapan konuşacağına dön bi' eskiden yaptıklarına bak."
Aramızda sessizlik hükm sürerken, Uzay'ın saniyeler önce kavradığı elini okşadım. Gergindi, tüm uzuvları bunu belli ediyordu.
"Ben sizi zorla çıkarmadan gidin buradan."
Sessiz duran büyük dayısı Emrah dudaklarını aralamıştı sonunda.
"Bunun bedelini ödersin, Uzay."
Çarpık şekilde gülümseyip, "Öderiz, dayıcığım. Kart mı, nakit mi?"
Kendimi tutamayıp gülümsediğimde morarmış yüzlerini görmek iyi gelmişti.
Daha fazla zorluk çıkarmadan yanımızdan gittiklerinde harelerimi ona değdirdim.
"Beyaz eve gittin mi?"
Olumsuz anlamda kafasını sallarken, onun da bakışları beni bulmuştu.
"Yola çıkmıştım, bizimkilerin arabalarını görünce seni yalnız bırakmak istemedim. Tam yetişemedim, ama olsun."
"Ne zaman gideceksin beyaz eve?"
Omzunu silkip, "Öncelliğim annem." Dedi.
Hak verirken, daha fazla konuşmadım. Bu sırada odanın kapısını açmış, içeriye adımımızı atmıştık.
Heyecanlanmıştım, dudaklarıma minik bir gülümseme kondurdum. Annesiyle göz göze geldiğimizde harelerini saniyelik olarak benden çekip ellerimize baktı.
"Bu kim?" Diye Uzay'a hitaben sordu.
"Sevgilim, Neva."
Gülümseyip, kısık sesle konuştum.
"Merhaba."
Başka diyecek bir şey bulamamıştım.
"Merhaba, kızım." Deyip sevecen bir gülümseme gönderdi bana.
Kasılmam yavaş yavaş geçerken ışıltılı gözlerimle Uzay'a baktım. Hâlâ annesine bakarken gözleri dolu dolu oluyordu.
Ona baktığımı hissedince bakışlarını bana çevirdi. Alnıma bir öpücük kondurup, annesinin yanına geçti.
Aynı işlemi ona da yapıp, sımsıkı sarıldı. Bu görüntünün karşısında eriyebilirdim.
"Benim biraz işlerim var. Hemen gelmeye çalışacağım." Dediğinde beyaz eve gideceğini anlamıştım.
İkimizde onaylarken kısa sürede o da gitmişti.
Konuşmaya başladığımızda konu konuyu açarken saatlerin nasıl geçtiğinden bihaberdik.
,
Telefonumun titremesiyle mesaj kutucuğuna baktım. Deniz hanımla konuştuktan sonra uyuyacağını söylemişti.
Koca Bebeğim: Annemin yanındaysan tepkini gizle.
Neva: Yanındayım, ama uyuyor.
Neva: Noldu?
Koca Bebeğim: Babam kendini asmış.
Neva: Yaşıyor mu?
Koca Bebeğim: Hayır, ölmüş.
🪄
Ps: Bölüm tamamen Uzay'ın zorluğuyla yazılmıştır. Kısa olabilir, geçiş bölümü olarak adlandırabiliriz. 🤝
Bölüm Sonu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Koca Bebek | Texting
Ficção AdolescenteGERÇEK HAYATTAN ALINTIDIR. Uzay ve Neva'nın hikâyesi. Uzay: Kimsin? 0536*******: Baş belan. Uzay: Mesajlarından sonra başımın belası olduğunu anladım, ama gerçeği soruyorum ben. 0536*******: Niye öyle dediniz beyefendi? 0536*******: Alındım, güc...
