Keyifli okumalar.
🃏
Saatlerdir Uzay'a ulaşamadığım için çok fazla endişelenirken, sonunda kendisi olmasa bile arkadaşı mesaj yazmıştı.
Son zamanlarda pek iyi değildi, fark ediyordum.
Eski konuşmamızdan bir şey söylediğimde çevrimiçi olduğu hâlde mesaja görüldü atıp, bir kaç dakika sonra tekrardan o konu hakkında mesaj yazıyordu.
Bazı şeyleri unutuyordu, ben bunu söylediğim sırada da zaten kabul etmişti bu durumu.
Baş ağrısı olmaya başlamıştı. Bu aslında çok normaldi ama kendisine sorduğum zaman genellikle baş ağrısının hiç olmadığını, olsa bile bu derecede şiddetli olmadığını söylüyordu.
Arkadaşıyla konuşmamın üzerinden daha üç saat geçmişti ama ben merak edip, tekrar yazmıştım.
Daha uyanmadığını, uyandığı zaman Uzay'a söyleyip, bana mesaj yazacağını söylemişti.
Bunu söylemesiyle birlikte biraz rahatlasam da, endişe hissi bir türlü beni bırakmıyordu.
Hayatımda bu kadar endişeli biri olmamıştım. Genellikle umursamaz bir yapıya sahiptim ama Uzay hayatıma girdiğinden beri sadece ona karşı olan endişem baş gösteriyordu. Başka kimseye karşı bu duyguyu pek yaşamamıştım.
Ona fazlasıyla alışmıştım. Hayatıma rastgele bir şekilde girmişti ve tabii ki ben de onun hayatına. Onun düşüncesini bilemem ama hayatıma girdiği ilk saniyesinde benim için bu kadar önemli ve değerli olacağını düşünmemiştim.
Derince oflayıp, saate göz attım.
01.23
Yarın Cumartesi olduğu için istediğim saatte uyuyabilirdim, hem uykum da yoktu.
Zira Uzay'dan haber almadan uyursam huzursuz olacağımı biliyordum.
"Uyumuyor musun kızım?" Diye odama adımlarken konuştu annem.
"Hayır daha uykum yok."
Gelip yanağıma öpücük kondururken tekrardan konuştu.
"Tamam o zaman, biz uyuyoruz. Sen de çok geç olmadan uyu, yorgunsundur."
Yüzüme minik bir gülümseme kondururken, dudaklarımı araladım.
"Peki, annem."
Odadan çıktıktan sonra kapıyı kapattı. Boş boş oturmanın hiçbir faydası olmayacağını bildiğimden masadan kalkıp, dolaptan tweety desenli pijamalarımı çıkardım.
Onları giyerken, bir yandan da telefonu kontrol ediyordum belki bir umut mesaj gelir diye ama nafile.
Yatak örtümün altına girerken telefonumu da yanıma almıştım.
Telefonumda biraz daha oyalandıktan sonra saate tekrardan göz attım.
03.12
Artık fazlasıyla uykum gelmişti, telefonum tamamen sessizdeydi hatta titreşimini bile kapatmıştım ama bildirim gelirse duyabileyim diye ses ayarlarını düzenledim.
Arkadaşının Türkçe bilmediğini anlamıştım artık ama Uzay uyanınca görebileceği bir mesaj yazmaya karar verdim.
Neva: Hemen uyansın koca bebek, özledim. 🥺
Telefonumu yastığımın altına yerleştirip, gözlerimi kapattım.
Sonrası ise beni içine çeken rüya alemi.. huzursuz ve bir o kadar da karanlık.
,
Koca Bebek: İyiyim. (09.22)
Koca Bebek: Endişelendirdiğim için üzgünüm.
Neva: Ne olmuştu dün? (09.29)
Neva: Doktor bir şey dedi mi?
Neva: Neredesin şimdi?
Koca Bebek: Hastanedeyim, birazdan çıkacağım.
Koca Bebek: Dün fazlasıyla başım ağrıyordu yine.
Koca Bebek: Konuşmalarınıza baktım, dün sen yazmadan önce hastanedeydim zaten.
Koca Bebek: Ama nasıl başım ağrıyorsa, ağrıdan gözümü bile açamıyordum.
Koca Bebek: İşteydim o sırada da.
Koca Bebek: Elimi, yüzümü yıkamak istedim, ama ayağa kalkarsam düşerdim yani o kadar.
Koca Bebek: Matej geldi yanıma, iş arkadaşım.
Koca Bebek: Elimi, yüzümü yıkayalım dedik ama suyu yediğim gibi kustuğumu hatırlıyorum.
Neva: Bayılmış mıydın?
Koca Bebek: Yarı baygın gibi bir şeydim.
Koca Bebek: Baş ağrısıyla birlikte gelen felaket bir baş dönmesi, çarpıntı.
Neva: Ne zaman gittiniz hastaneye?
Koca Bebek: Hemen sonra.
Koca Bebek: Oradan beni direkt ambulansla hastaneye götürdüler zaten.
Koca Bebek: Matej benim hem iş yerinden arkadaşım, hem de dışarıda da görüşüyoruz diye ben de olan değişiklikleri anlatmıştı doktorlara.
Koca Bebek: Başı ağrır ama çok şiddetli olmaz, unutkanlığı pek olmaz, hafızası baya iyidir ama şimdi hepsi farklı falan demiş.
Koca Bebek: Zaten bazı şeylerden şüphelenmişler, sonrada tomografi MR vesaire.
Koca Bebek: Ben kendime zaten çok geç geldim.
Koca Bebek: Uyandıktan yarım saat falan sonra sana yazdım zaten.
Neva: Uyuduğunu biliyordum zaten dün arkadaşınla konuştuk.
Neva: Matej dediğin çocuk mu?
Koca Bebek: Evet, sen Almanca biliyor muydun?
Koca Bebek: Konuşabilmişsiniz.
Neva: Biraz biliyorum zaten anlamadığım bir şey olunca çeviriye yazıyordum.
Koca Bebek: Anladım.
Neva: Doktorla konuştun mu?
Neva: Bir şeyden şüphelenmişler mi?
Koca Bebek: Evet.
Neva: Neymiş?
Koca Bebek: Geldi karşıma, her şeyi açık açık söyleyeceğim dedi.
Koca Bebek: Beyin tümörü, kötü huylu olandan.
🃏
Bölüm Sonu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Koca Bebek | Texting
Fiksi RemajaGERÇEK HAYATTAN ALINTIDIR. Uzay ve Neva'nın hikâyesi. Uzay: Kimsin? 0536*******: Baş belan. Uzay: Mesajlarından sonra başımın belası olduğunu anladım, ama gerçeği soruyorum ben. 0536*******: Niye öyle dediniz beyefendi? 0536*******: Alındım, güc...
