BÖLÜM 13
25 HAZİRAN 2003
22.35
İSTANBUL / KURTULUŞ
Evin dış kapısının otomatiğinin sesi, sessiz sokağı sanki çınlattı. Kapıyı açıp içeri girdi. Dar girişin önünde duran merdivenlerden yavaş yavaş çıktı. Açık kapıdan içeri girdi.
" umarım bu saatte gelmeme değer! "
Kapıda onu karşılayan Faruk gülümsedi
" inan gelmene değecek, hoş geldin Atamer"
Atamer içeriye girdiğinde etrafa bakındı. Sağ kenarda bir çekyat, ortada bir masa, bir koltuk takımı, klasik standart, orta halli, bir odaydı.
"Hocam bu eve geldim ama, bildiğim kadarıyla Beşiktaş'ta oturmuyor muydunuz?"
Faruk kapıyı kapatırken gülümseyerek Atamer'in yanına geldi.
"Haklısın evlat, zaten burası benim evim değil, yani aslında benim de... Neyse anlatırım. Sen geç otur keyfine bak, kendi evindeymiş gibi hisset."
Atamer hınzırca gülümsedi.
"Hocam yoksa garsoniyer mi? Hayır yani beni de çağırdın buraya, kızlar ne zaman gelecek?"
"Oğlum ne kızı, kız olsa seni niye çağırayım."
"Yok hocam hani yakışıklıyım ya, benim sayemde sende arada götürürsün."
"Gerçekten de patavatsız ve ukalasın Atamer. Oğlum yakında profesör olacaksın, bu ne götürürsün falan."
Atamer biraz mahçup koltuğa otururken
"Tamam Hocam biraz ağır oldu. Peki neden beni bu eve çağırdın?"
Faruk da karşısına oturmuştu.
"Evlat kadere inanır mısın?"
"Oooo derin bir mevzu galiba Hocam"
"Derinini bilemem Atamer, ona sen karar vereceksin. Ama önce bir şey konusunda emin olmam lazım."
Atamer biraz endişeli ve biraz da meraklı;
"Neymiş o Hocam"
"Sır tutar mısın?"
Atamer tebessüm etti
"Hocam bu soruya herkesin cevabı genelde evettir, bunu sen de biliyorsun. Ama benim sana verebileceğim tek bir cevap var. Beni buraya çağırdığına göre tutacağımı zannediyorsun."
Faruk bu zekice cevap karşısında
"Ukala olduğun kadar akıllısında"
"Hocam şu konuya artık girsen diyorum"
" tamam, beni şimdi iyi dinle"
" başla bakalım hocam"
"Nuh Peygamber büyük tufan sonrası karaya ayak bastıklarında, gemisinden iki heykel yapar. Bu heykellerden bir tanesini bir oğluna, diğerini öbür oğluna verir. Nesiller boyu bu heykel babadan oğula geçer. Bu heykellerin zamana hükmetmesi gibi bir özelliği vardır. Bir tanesi geçmişe gidebildiği gibi diğeri geleceğe gider."
"Dur, dur, dur Hocam... Ne olur orada dur. Tamam, Nuh Peygamberden bahsettin, güzel hoş ama gelecek, geçmiş..."
Faruk, Atamer'in sözünü bitirmesine fırsat vermeden:

ŞİMDİ OKUDUĞUN
25 ( RA - MU )
Science FictionYÜZLEŞMEYE KORKANLARIN HAYATI KAOS'DUR... TEK ÇARE İSE KIYAM'DIR GERÇEK İLE YÜZLEŞMEYE HAZIR MISINIZ.... SINIRLARI ZORLAMAYA..... KENDİNİZİ AKILLI VE ÖZGÜR MÜ ZANNEDİYORSUNUZ..... İNANDIKLARINIZI SORGULAMAYA HAZIR OLUN.... HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ...