***
Karanlık... Her yer karanlıktı. Karanlıktan korkan biri olarak hep kendimi karanlıkta bulmuştum. Siyah alacaklı renk beni içine çekiyordu. Ruhum bedenim sanki can çekişiyordu. Aydınlıga giden yol var mıydı?
Beyazı görebilcek miydim?
Hayatım aydın olabilcek miydi?
Beyaz bir sayfa açabilcek miydim?
Yada Karanlıgın içinde çürüyüp gidicek miyim?
Acılarım son bulucak mıydı?
Yoksa daha yeni mi başlıyordum Acıların en büyügünü çekmeye...
Karanlık bir odada yaklaşık 5 gündür bu pis odada tutuluyorum. Babamın borcuna karşılık beni verdiğinden beri yeni celladım BULUT DEMİR olmuştu. O günden sonra hiç görmedim. Ama bana olan son sözleri aklıma gelince korkuyordum bana neler yapabilcek olmasından korkuyordum. Babamın beni Acımasız birini verecek kadar benden nefret etmesini beni mal mışım gibi vermesini. Gerçekten bazen düşünüyorum da bir baba kızına bunları nasıl yapar? Bile bile nasıl Cehenemin tam ortasın atar. Sanki bir rüyadayım birazdan uyanıcam ve hep hayal ettigim gibi bir ailem olucak koşup sarıldıgım bir Annem Bahçede mangal yapan bir babam ve küçük kardeşlerim. Ama malesef bu bir Rüya degil gerçegin ta kendisi burda ölüp gidicem. Hiç bir zaman mutlu olamıcam. Bu lanet yerden kurtulamıcam. Hiç bir zaman hayallerimi gerçekleştiremicem. Bir mezarım bile olmucak. Ben bu düşüncelerime dalmışken kapı açılmaya başladı. Bir adam içeri girdi ve yanıma gelerek direk kolumu tutup kaldırdı.
"Yürü gidiyoruz"diyerek kapıya doğru sürüklemeye başladı. Neler oluyor? Nereye götürüyor beni? Ne yapacaklar bana?
"Bırak kolumu nereye götürüyorsun beni?"dedim kolumu kurtarmaya çalışarak. Ama karşımdaki adam bu sefer daha çok sıktı kolumu.
"Kapa çeneni"dedi ve beni merdivenlerden yukarı dogru sürüklemeye başladı.
"Yoksa beni bırakacak mısınız?"dedim. Birden aklıma gelince direk söyledim. Tabi bir umut diye düşündüm.
"Boşa hayal kurma burdan ölsende çıkamaz. Rüyanda görsen bile inanma. Bulut demir'in elinden kurtulmak o kadar kolay degil"dedi. Hayallerim birden suya düştü. Nasıl bir yer burası sanki hapishane ama o bile yanında bin kat daha iyidir. Bir ara dengemi kaybedip düştügümda beni götüren adam hiç umursamadan tekrar kaldırıp aynı şekilde sürüklemeye devam etti. En sonunda evin salonu gibi bir yere getirip beni koltuga fırlattı."Uslu dur ve sakın yanlış birşey yapma"dedi ve gitti. Koltuktan hafif dogrularak etrafa incelemeye başladım. İlk geldigimde inceleme fırsatım olmamıştı. Salonu geniş baya da lüks bir yere benziyordu etraftaki herşey ben pahalıyım diye bas bas bağırıyordu sanki. Acaba niye getirdi beni buraya? Burdan kaçmam gerek. Ayağa kalktım ve camdan dışarı bakmaya karar verdim. Sanırım burası dağ evi gibi yer. Etrafta baktığım bir sürü korumalar vardı. Sanki kaçman imkansız diye bağırıyordu. Ne yapıcam şimdi ben. Her şey daha zor olmak zorunda mı?
"Kaçma planları yapmak senin gibi aciz bir kız için bile fazla aptalca"dedi arkama dönerek sesin sahibine baktım. Bulut demir yani celladım. İlk gördügümdeki gibi takım elbiseli ve o sert bakışları ile bana bakarak tekli koltuga oturdu."Otur"diyerek emir verdi. Bir an ayakta olduğumu bile unuttum. Ellerim titriyordu neden bu kadar korkuyorum bu adamdan. Hala oturmadıgımı görünce kaşları çatıldı. Bende daha fazla ayakta kalmamak için korkarak koltuga oturdum.
"Beni bırak ne olur gideyim burdan"dedim. Belki biraz da olsa merhameti vardır. Ama hiç öyle görünmüyor. Sanki duygu denilen şey onda yokmuş gibi.
"Gitmek yok bunu aklından çıkar. Babanın seni bana vermesiyle artık burdaki eşyalardan bir farkın yok. Ayrıca ben benim olanı asla bırakmam"dedi. Eger şimdi korkmazsam bu lafın altından kalmazdım ama onun elinde ve onun evindeyim. Bana eşyasın dedi ne yani burda kölesi olarak mı kullancak?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
VARLIĞIMI HİSSET
Teen Fiction☆☆☆☆☆ Babam kötü bir adamdı. Hep hikayelerde okurdum. Benim de başıma geldi. Babam beni de sattı... BULUT DEMİR'di ismi. Bakışları , ismi Adeta aklıma kazındı. Sert bakışları insanı delip geçiyordu. Ondan çok korkmuştum. Ama artık...
