Nefes almak...

3.5K 141 20
                                    


                   1  HAFTA SONRA...

  Yaralar iyileşir. Geçer. Peki yaşadığımız acılar. Ve yaşanmışlar asla ama asla iyileşmez.. Ama Yine de bir molaya ihtiyaçları vardı. Az da olsa rahat nefes almak için. Bulut ve Araf'ın organize ettiği tatil sayesinde evdeki herkesin az da olsa moralinin yerine gelmesini istiyorlardı. Mina tamamen iyileşmişti. Koray ise eskisinden kötü değildi. Rahat hareket edebiliyordu. Ama tatil işine pekte sıcak bakmamıştı. Ama yinede kabul etmişti. Çünkü onları yanlız bırakmak istemiyordu. Araf şehrin dışında güzel bir yazlık kiraladı. Etraflarında bir sürü cafe ve eğlence mekanları olan güzel bir yerdi. Ayrıca sahil tam yanlarındaydı. Denizin manzarası muazzamdı. Mina ve Alya adeta büyülenmiş gibi bakıyorlardı.

"Burası... Çok güzel..."Hayatları boyunca böyle şeyler görmeye fırsat olmayan Alya ve Mina büyülenmiş gibilerdi.

"Cennette gibiyim. Alya şu manzaraya bak..."diyerek denizi gösterdi. Masmavi bir denize bakıpta büyülenmeyen yoktur herhalde.

"Beğeneceğinizi biliyordum. Burası nefes almak için güzel bir yer"Araf kızların begenmesine sevinirken. Koray'a baktı. Daha sonra yanında sessizce duran Bulut'ta. Burada stres yaşamak istemiyordu."Koray... Sen begenmedin mi yoksa?"diye sorduğunda etrafına baktı.

"Güzel..."diyerek kestirip attı. Bulut Koray'ın soğuk tavırlarına karşı öfkelendi. Buraya iyi olmak gelmişlerdi. Daha da kötüleşmek için değil...

"Hadi içeri geçelim..."diyerek kapıya doğru ilerledi Araf. Herkes Araf'ın peşinden giderken. Bulut Alya'nın bileğinden tutarak durdurdu.

"Sen kal..."dediğinde Alya Bulut'a bakarak durdu. Ardından herkes Bulut'a döndü.

"Siz gidin. Biz birazdan geliriz..."dediğinde Koray soğuk bir şekilde baktı. Ve birşey söylemeden eve girdi.

Bulut Alya'nın elinden tutarak yürüdü. Güneş batmak üzereydi. Alya Bulut'un onu nereye götürdüğünü merak ediyordu. 1 hafta boyunca doğru düzgün konuşamamışlardı. Bulut en sonunda Alya'yı sahil de hazırladığı kumların üstünde güzelce oturabileceği yastıklar ve yakılmış bir ateş vardı. Etrafına bakındı kimselerde yoktu. Alya şaşkınlıkla gizlerini Bulut'a çevirdi.

"Bu ne için?"

"Beğendin mi?"dediğinde Alya tekrar hayranlıkla etrafına baktı.

"Evet. Çok güzel olmuş..."diyerek başını salladı. Ama yinede Bulut'un gözlerindeki o tuhaf ifadeyi bir türlü anlamıyordu. Ve bu onu korkutuyordu.

"Burda oturalım mı?"

"Olur..."Bulut ve Alya ateşin başında  kocaman minderlerin üstüne oturarak birbirlerine baktı.

"Bana kızgın mısın?"diye sorduğu soru Alya'yı biraz şaşırtmıştı.

"Hayır... Sadece çok sessizsin.

Çok soğuksun. Ve bu beni korkutuyor..."Alya Bulut'ta gördüğü şeyi söylemişti. Canını acıttığı gerçeği. Bulut gözlerini ayırmadan Alya'nın gözlerinin içine baktı.

"Elini bana ver..."demesiyle Bulut Alya'nın elini nazik bir şekilde tuttu. Ve kalbinin üstüne koydu.

"Kalbim acıyor hissedebiliyor musun?

Sana yakınım ama uzağımda. Elini şimdi tutuyorum.

Ama ya sonra...

VARLIĞIMI HİSSETHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin