29. BÖLÜM

3.4K 179 80
                                        

"Bu ritimi duymak hoşuma gidiyor."

"Bukre. Uyan."

İşittiğim sesle uykulu bir mırıltı döküldü dudaklarımın arasından "Anne... Beş dakika daha."

Kollarımın arasındaki sarıldığım yastık hızla çekildiğinde oflayarak yorganı kafama kadar çektim. Gözlerimi bile aralayacak durumda değildim. Çok uykum vardı.

"Saatten haberin var mı senin? Bir saattir 'Beş dakika daha' diyorsun."

Annemin sesi ne kadar kalınlaşmıştı böyle. Derin bir nefes verip uykuma kaldığım yerden devam ettim.

Kafama kadar çektiğim örtü sertçe üzerimden çekildiğinde uyku mahmurluğuyla gözlerim hafifçe aralandı. Gün ışığının etkisiyle kısılmış gözlerim tepemde dikilmiş bana bakan Eser'i bulduğunda hızla doğruldum.

Afalamış bir halde yüzüne baktım. Eser kollarını göğsünde kavuşturdu "Kusura bakma annen seni güzel uykunda biraz rahatsız etti ama..."

Dudağımı ısırdım. Uykulu hâlde beni uyandırmaya çalışan kişinin annem olduğunu düşünerek ona anne diyip durmuştum. Söylendim "Sanada günaydın. Sanada..." Bakışlarımı duvarda ki saate çevirdim. 12:30

Gözlerim irileştiğinde ellerimle ağzımı kapattım. Bu saate kadar uyumuş olamazdım değil mi? Hızla başımı Eser'e çevirip işaret parmağımı saatte doğru tuttum "Saat bozuk mu?"

Eser sesli bir nefes verip başını iki yana salladı "Bozuk olan bir şey varsa o da senin uyku düzenin."

Söylenmesi karşısında kollarımı göğsümde kavuşturdum "Uyumamı neden sevmediğini bilmesem... Her neyse." Sözümü kesmem karşısında sorgularcasına bakış attı "Nedenmiş?"

Yüzüme sevimli bir gülümseme hâkim olurken saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırıp şirince bir tavırla onu yanıtladım "Çünkü uyanmasını dört gözle beklediğin tek kişi olduğum için!"

Afallamış bir hâlde yüzüme baktığında gülümsemem genişledi.

"Üç saattir uyuyorsunuz psikolog Hanım."

İliklemeyi bitirdiğim düğmelerden bakışlarımı çekip dudak büzdüm "Şaşılacak ne var ki?"

Eser gözlerimin içine bakarken başını omzuna yatırıp sesli bir nefes verdi "Bilmem. Belki de daha önce hemen uyanmasını beklediğim biri olmadığı içindir."

Yutkunarak bakışlarını kaçırdığında adem elmasının o sertçe iniş çıkışının bende bıraktığı etkisinden zar zor sıyrıldım. Elini başımın üzerine koyup saçlarımı karıştırdı "Belli hâlâ uyanamamışsın sen! Bu tarz açık sözlü cümleleri ben değil sen kurduğuna göre."

Saçlarımı karıştırması karşısında hoşnutsuz olduğumu belirtircesine ellerinden kaçındım. Yumruk yaptığım elimle gözlerimi sertçe ovaladım. Eser bileğimden tutarak beni durdurduğunda tek gözüm kapalı bir şekilde başımı ona doğru kaldırdım. Elimi gözümden uzaklaştırıp kucağıma bıraktı.

Şaşkın bir ifadeyle ona bakarken uykulu bir hâlde esnedim. Elim tekrar gözümü bulduğunda Eser bileğimden tutarak başını iki yana salladı "Gözünü böyle sertçe ovalamak yerine elini yüzünü yıka. Bu şekilde daha sağlıklı uykulu hâlinden ayılırsın."

Elimi serbest bıraktıktan sonra odadan çıktı. Kapıda ki bakışlarımı elime çevirdim. Eser'in bazen kontrolsüz davranışlarıma engel olması bana onun eşine az rastlanır düşünceli insanlardan biri olduğunu düşündürüyordu.

UnutulmazsınBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin