Herkese merhaba! Artık bölüm duyurularını instagram hesabımdan yapacağım, takipte kalın. Heyecanın yükseldiği bölümlere yaklaşıyoruz en sonunda. Bölüm sonuna birkaç soru ve görsel bıraktım, bol yorumlarınızı ve kalplerinizi bekliyorum! Keyifli okumalar 🌺
🌠
Tik tak. Açık pencereden giren rüzgarla perde içeriye doğru dalgalandı. Tik tak. Sokakta dolaşan ve sürekli bu semtte olduğunu artık bildiğim kedi oturduğu bahçe duvarında bugün yedinci kez miyavladı. Tik tak. Açık pencereden salona süzülen küçük, beyaz kanatları olan kelebek üzerimde yavaşça dolaştı.
Ve sonunda evin kapısı çaldı.
Yerimden kalkmak yerine oturduğum yerden görünen dış kapıya bakarak açılmasını sağladım ve böylece yaklaşık yarım saattir beklediğim kurt lider görüş açıma girdi. Açılan kapıdan geçerek koridoru inceledi, benim odadaki varlığımı hissettse de gözleri bütün gereksiz yerlerde, duvarlarda dahi, gezdikten sonra bana döndü. Kapıyı yavaşça, ses çıkmasından korkarak kapattı ama zihnimdeki gürültüden bir haberdi.
Ağır adımlarla bana yaklaştı ve donuk bakışlarım eşliğinde tam karşıma, onun için sürpriz olması gereken evin salonundaki tekli koltuğa oturdu. İlk kez birisi için bu kadar hevesli bir şekilde sürpriz hazırlamıştım ve karşımda oturan adam bu hevesimi kursağımda bırakmıştı. Üstelik sıradan bir konuyla da değil, düşmanımız olan kızı savunarak.
Bu sabah beni arayıp konuşmak istediğini söylediğinde başta kabul etmemiştim fakat ısrarcı tavrı beni ikna etmişti, ona atacağım adreste olmasını söyledim ve o adres, şu an bulunduğumuz evdi. Burayı ilk defa görüyordu, haliyle onu neden buraya çağırdığımı merak ediyordu. Çok da uzun süre öncesi değildi, birlikte yaşayacağımız bir ev bulacağımız konusunda sözleşmiştik. O Yancy ve Akhyls'in tutsaklığından kurtulup buraya döner dönmez.
Evi bulmuştum, tıpkı söz verdiğim gibi. Ama doğum günü yaklaştığından dolayı sürpriz olmasını istemiştim. Tilda evin iç dekoru için benden birçok talimat almıştı, ne kadar dile getirmesem de bu ev fazlasıyla içime sinmişti. Birçok defa gelip evi gezmiş, her eşyanın yerini ayarlamıştım. Hevesim ve hayallerimle bulanmış evin her odası şimdi hayal kırıklığı kokuyordu. Bilen bilir, hayal kırıklığı rutubet kokusundan da beterdir.
"Neden burada buluştuk?" Bakışları bir kez daha etrafta dolaştı. "Kimin evindeyiz?"
Bizim evimizdi. Bunu ona söylemek yerine omuz silktim. "Konuşmak istediğin konu ne?"
"Konuşmamız gereken konu açık değil mi?" Umursamaz ve soğuk tavrımdan rahatsız olmuştu, kaşları çatıldı. "O gün yaşadığımız tartışma anlamsızdı. Haklısın, düşüncesiz bir şekilde davrandım. Ama onun doğru söylediğini biliyorum. Seninle görüşmek istiyor, istediğini sorabileceğini ve ne sorarsan yanıtlayacağını söyledi." Onunla görüşmek istemediğimi dile getirmek için dudaklarımı araladığım anda kapının önündeki tıkırtı sesiyle donakaldım. Ares düşündüğüm şeyi yapmış olamazdı. Ne düşündüğümü anladı ve duymak istemediğimi bildiği halde o cümleyi kurdu. "O burada. İzin verirsen içeriye davet edeceğim."
Şaşkınlığım yüzünden konuşamadım ve o bu durumu fırsat bilip ayağa kalktı. Onayladığımı sanarak dış kapıyı açtı, birlikte yaşamamız için aldığım eve Mestra'nın yıkılmasında payı olan kızı içeriye çağırdı. O içeriye adım attığı anda ne yüzündeki suçlu ifade ne de mahçup duruşu umurumdaydı. Gözümün önünde yalnızca yerde kanlar içinde yatan Riley, nefessiz kalan annem ve ölen Koruyucuların hayali vardı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Avery: Metanoia
Fantasi- Avery serisinin ikinci kitabıdır. °Tamamlandı. Karanlıktan kurtulmak için önce ona teslim olmalısın. & Düzen değişiyor, bilinenler usulca bilinmezliğe yelken açıyor. Gecenin karanlığı artık gündüzlere de hükmetmeye başlarken ölümler zamana yayılı...
