18.Bölüm

6.4K 214 22
                                        

Multimedia'da Görkem var :D

Uzun süren yolculuğun ardından fazlasıyla yorulmuştum.Uçak değilde arabayla geldiğimizi bende anlamış değildim ama yine bir bildikleri vardır diyerek ses çıkartmamıştım.Betül sersem hareketlerle Bora'nın arabasından indiğinde dudaklarım istemsizce kıvrıldı.Daha bir adım atmadan takıldığında çantanın ipinin kapıya takıldığını fark ederek sinirle homurdanmayı ihmal etmemişti

Bora yanıma gelip kolunu omzuma attığında kaşlarım anında çatılırken bu samimiyetine şaşırarak yan gözle ona baktım. "Şu kız sinirlerimi bozuyor"homurdanmakla yetinmiş ve ona bakışlarımı umursamadan Betül'e sövmüştü. "Bu son görüşün olabilir.Mert uyandıktan sonra Antalya'ya gidecek"diyerek mırıldandım.Yan gözle bana ciddimisin bakışı atınca omuz silktim.Bana kısa bir bakış atarak "Kendi tercihi,yapacak bir şey yok"diyerek önüne döndü.

Otel'e girdiğimizde Bora'ya ve Kıvanç abiye bakan bakışları aldırmadan kadının konuşmasının bitmesini bekledim.Büyük ihtimal buranın yetkilelerinden biriydi.

"En üst kat 705.oda efendim"

Beyaz gömlekli,ince bacaklı,küçük göğüslü kadın odayı tarif ettiğinde Bora teşekkür bile etmeden benide kendi ile birlikte sürüklemeye başladı.Betül'e yan gözle baktığımda bana işaret parmağını kaldırarak küfürler savurduğunu görsemde umursamadım.

Betül bana ölümcül bakışlarını yollasada üzerimde etki yapmamasına rağmen dudaklarımı büzdüm.Hafifçe ondan sıyrılacakken kollarını daha çok sıkarak ondan ayrılmamı engelledi. "Ne kadar süre?"diyerek bana bakmadan konuştuğunda bakışlarımı Betül'den çekerek ona yönlendirdim. "Anlamadım?"

Gözlerini devirerek "Antalya'da ne kadar süre kalacak?"diyerek düz bakışlarını çok kısa benim gözlerime değdirdi.İçime oturan küçük fik yavrusu bu gerçek ile homurtular çıkarırken yüzümü. buruşturarak "Temelli"diyerek mırıldandım.

Bindiğimiz asansör bizi en üst kata çıkardığında asansörden inerek 705.odayı aramaya başladık.Gerçekten bu otelde 705 oda varmıydı?

Odanın numaralarına bakarak valizimi sürüklemeye başladım.Biz Betül ile aynı odada kalır Bora ile Kıvanç abide başka odada kalır diye tahmin ediyordum.

Odaya girdiğimizde ıslık çalmamak için dudaklarımı birbirine bastırdım.Kocaman giriş yeri ve üç odası vardı.Ben buraya oda değil ev derdim.Resmen bir binanın içine 1000 ev yerleştirmişler yetmiyormuş gibi içini döşemişlerdi.

Betül "Ne görmemiş gibi bakıyorsun?"diyerek homurdandığında inanmayan gözlerle ona baktım. "Gerçi görmemiş olabiliriz ama sen yinede görmüş gibi davran"diyerek cümlesini bitirdiğinde gözlerimi devirdim.

Bora "Bu odada ikiniz kalacaksınız"diyerek bize itirazınız var mı bakışı attığında Betül ile gözlerimiz buluştu.Kaşlarımı çatarken onunda kaşlarının çattığına şahit olmuştum.Benim yaptığım şeyi yaptığı için gözlerimi devirerek ondan kaçırdım.Betül aynı şeyi yaparak gözlerini Bora'ya çevirdiğinde "Benim yaptıklarımı yapma!"diyerek bana bağırdı.Ona tuhaf bir bakış atarak bu anlamsız atarlarını çözmeye çalıştım.Kesinlikle Bora benim omzuma kolunu yasladığı için benden nefret ediyor,üzerime dalmak için fırsat kolluyordu.Dudaklarımı dişleyerek saçlarımı kurtarmak adına "Pardon"diyerek mırıldandım.Fazla öfkeliydi ve beni öldürecekmiş gibi bakıyordu.

Bakışlarım Bora'yı bulurken olayı toparlamak adına dudaklarımk kıvırdım.Yanağıma inen sert bir tokat gözlerimin irileşmesine neden olurken irislerim öfkeyle Betül'e tırmandı.Bu beni gerçekten sinirlendirmişti!

FarklıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin