Selam arkadaşlar :) Uzun zamandan sonra sizinle görüşmeyi başarabilmiö durumdayım.Bölüm hakkında uzun yorumlar bırakmayı unutmayın ki bir sondaki bölümde düşüncelerinizi değerlendirebileyim.Bana fikir konusunda yardımcı olun ki,daha çabuk yazabileyim :* Bu bölümün oylar Havva ve Yüsra'nın 18. yaş günü için gelsin :D Sizi seviyoruuuuum,takipte kalıııın :)
Gözlerimi sımsıkı kapattım ve başımı yukarı kaldırarak,gökyüzünü odağıma aldım.Yeryüzündeki ışıkların hepsi neredeyse kapanmış,gecenin karanlığında beni bir başıma yıldızlarla bırakmış gibi hissediyordum ve bu his beni kanatlandırıyor,ayaklarımı yerden keserek uçmamı sağlıyordu.Dudaklarım kıvrılırken,kipriklerim dolunayın güzelliği ile kırpışmıştı.Karanlığa bakmak herzaman tüylerimi ürperitiyordu.Sonunu göremediğim şeylerden korkardım ve bu gerçekten ürkütücüydü.Yıldızların arkasına saklanan anıları bilmiyordum,hepsinin yeryüzünde şahit oldukları şeyler farklıydı.Hangi biri benim 7 yaşındaki hallerim ile karşılaşmış,pencere kenarında yıldızlara bakarak babam ile konuşmalarıma şahit olmuştu merak ediyordum.
"Çok güzeller değil mi?"
Kollarımın etrafına sardığım battaniyenin ucundaki Havva'nın fısıltısı kulaklarıma ulaşırken istemsizce başımı sallamış,irislerimin üzerindeki hayranlık kalıntısı ile yıldızları izlemeye devam etmiştim.Gözlerimi her birinde gezdirmek,beni içten içe mutlu ediyordu ve anılarımı gözlerimin önünde sergiliyordu.Sanki koca karanlığa projeksiyonu yerleştirmişlerde,Havva ile küçüklüğümüzü izliyordum.yavaşça yutkundum ve tenimi okşayan hafif esintinin tadını çıkarmaya çalıştım.
"Seninle gökyüzünü izlemeyi özlemişim"diyerek mırıldandım ve başımı onun güvenli omzuna gömerek gözlerimi kapattım.Babası ile yine kavga etmiş ve evden kovulduğu için benim yanıma gelmişti.Bazen evden kovulmasına şükredecek hale gelebiliyordum,babası evden kovmasa yanıma hiç uğramayacaktı neredeyse.Ayaklarımı,balkonumuzun demir parmaklıklarından aşağı sarkıtmış,bir çocuk gibi havada sallıyordum ve bu his çok güzeldi.Yaşadığımız şeyler ne olursa olsun,kendimi yine Havva'nın yanında buluyordum.Kız kardeşim olsa belkide bu kadar samimi olmazdık,bunun bilincindeydim.Derin bir nefes aldım ve gülümseyerek "Babanla mı tartıştın"diyerek mırıldandım.Bu sırada başımı gökyüzünden çevirerek,ona yöneltmiştim.İrisleri yüzümün herbir ayrıntısını dikkatle inceliyor,hafızasına kazıtmak istiyordu.Başını evet anlamında sallayarak "Onunla hiçbir zaman anlaşamayacağım"diyerek homurdandı.Ayaklarımı parmaklıkların arasından çektim ve bağdaş kurarak bedenimle beraber ona döndüm.
"Baban sarhoş olmasada anlaşamıyorsunuz,yinede haklısın"diyerek omuz silktim.Buğulu gözlerini benden kaçırdı ve hemen arkasında bulunan evine dalgınca baktı.O evde yaşadığı tüm anılar o kadar taze geliyordu ki onun için,gözlerinin önünde canlandığını birkaç kez dile getirmişti."Sorunun bende olduğunu düşünmeye başlıyorum"Kaşlarımı çatarken ne demek istediğini sorgulamaya çalıştım.Elbetteki babası suçluydu.Bakamayacağı bir kadınla evlenmiş,yetmiyormuş gibi isteyerek çocuk yapmıştı.Tamam,belki onu ilklerde çok seviyor ve ilgileniyor olabilirdi ama her büyüdüğünde onu azarlamak zorunda değildi.Evden kovarak şiddet uygulamak zorunda değildi.Havva onların her dediğini yapıyor,yazın çalışarak annesinin eksiklerini gidermeye çalışıyordu.Ona rağmen evden atılıyor ve sokakta bir başına bırakılıyordu.
"Ben küçükken böyle değildi,düştüğümde elimden tutar,beni itene hayatı cehennem ederdi.Ayaklarım çıplak olduğunda anneme kızar,küçük yaşta ayaklarıma patik ördürürdü.Sadece bir kaç saniye üşümeyeyim diye denizden çıkmama izin vermez,havluyu benim ayağıma getirirdi.Bunları hatırlamak benim daha çok canımı yakıyor"
