Multimedia'da Yüsra Demirkan'ın videosu var :D
Kollarımı birbirine bağladım ve çöp poşetini büyük zaferle açan Mert'e baktım.Mert başını yana çevirdiğinde yüz ifadesine gülmemek için kendimi zor tutarken bir kez daha dudaklarımı birbirine bastırdım.En sonunda bakışmalarımıza dayanamayıp poşeti sertçe yere attı.Hafif olduğu için etki gösteremezken biçimli kaşlarını çattı.
"Yapmıyorum lan"
İsyan ederek yanıma geldiğinde kolumdan sertçe tuttu ve odasına doğru sürüklemeye başladı.Çığlık atarak çırpınmaya başlasamda gücüne karşı koyamayarak boyun eğmek zorunda kaldım.Odanın kapısını hiddetle açtıktan sonra beni yatağa fırlattı.Korkuyla ona bakarken üzerindeki kapşonlı hırkayı çıkararak tişörtünüde bir çırpıda kenara attı.Üzerime gelmeye başlayınca iyice yatağa sindim.
"Sana sarılmamı engelleyebiliceğinimi sandın?"
Bana meydan okuyan bakışlar atarken ciddimi yoksa alaylamı baktığını anlayamamıştım.Yorganın içine girdikten sonra benim kolumdan tuttu ve yanına alarak belimi kenetlermişcesine sıktı.Gözleri 'bu kadar layt erkeklik yeter!' diye bağırıyordu adeta. "Benimle uyuyacaksın ve buna kimse engel olamaz"buz gibi sesiyle ikaz edilmeyecek şeyler söylerken gözlerimi kırpıştırdım.Az önce ona meydan okuyan ben bu ses tonundan dolayı simama çekilmiş ve kalbim atacak derecede ona karşı gelmeye korkar olmuştum.Seçenek hakkı sunmadan daha çok yaklaştı.
"Sen ne yapıyorsun?"
Söylediklerim karşısında suratındaki ciddi ifadeyi bozmadan "Bana karşı gelemeyeceğini gösteriyorum"diyerek tısladı.Herşeyi şakaya yada alaya alsada gücünün en az düşmanları kadar bende farkındaydım.Sadece bana zarar vermeyeceğini bilmek cesaretlendiriyordu.Ona karşı çıkmak yerine usulca kollarımı boynuna doladım.Bana sessiz gözleri ile bakarken "Uslu kedicik"diyerek mırıldandı ve güçlü kollarını daha çok sıktı.Parmaklarımı saçlarının arasından geçirirken gözlerimi beni izlediğini bildiğim halde kapatarak uyumaya çalıştım.Uzun bir müddet geçmesine rağmen izlendiğimin farkına vararak gözlerimi araladım.
"Dikkatimi dağıtıyorsun"
Mert omuz silkerek "sanane"dediğinde kaşlarımı çattım.Mert'in regl dönemlerinde olduğunu düşünmeye başlarken burnunu burnuma sürttü.Gözlerini kapatarak o masum haline döndüğünde gözlerimi devirdim.Burnuma dokunulmasından nefret ediyordum.Belimdeki ellerini düşünmeden kendime uykuya teslim ettim.
Gözlerimi rahatsızca araladığımda hava hala karanlıktı.Çatılan kaşlarımla birlikte arkamı döndüğümde Mert'in yanımda olmadığını gördüm.Ağzımdaki ekşi tat ile yüzümü buruştururken kurumuş dudaklarımdan istem dışı 'Mert'mırıltısı çıkmıştı.Duvar kenarındaki saat gecenin birini gösterirken ellerim ile gözümü ovuşturarak karanlık odada ışığı açtım.Mert'in tişörtü ne kadar uzun olsada bacaklarım akşam üşüdüğü için pantalonumu giyme gereği duyarak pantolonumu kıçımdan yukar çektim.Dün ona çektirdiğim işkenceleri düşünürken yüzümde ufak bir tebessüm oluştu.Eğer ona ben değilde bir başkası yapsaydı kesinlikle canını alsa yaptırmazdı.Ama benim bir öpücüğüm hatta bir bakışım için buz gibi suyun altına girmeye razı kalması hoşuma gidiyordu.Etkileniyordum.Onun gibi güçlü ve korkusuz birinin benim dediklerimi yapması sevinmeme neden oluyordu.
Pantolunum düğmelerini bağlamış kapıdan çıkarken içeriden bir kaç hışırtı duydum.Sanırım yine ve yine acıkmış kendine yemek yapıyor diye düşünürken başımı mutfaktan içeri uzattım.
