42.Bölüm

3.8K 152 5
                                        

Multimedia'da Mert var :)

Kollarımı belime bağlarken Melih'e kral demelerine kahkaha atasım gelmişti.

"Bunlar sana kral mı diyorlar?"

Ezici bakışlarımı üzerinde gezdirirken onunla uğraşmayı sevdiğimi bir kez daha hatırladım.Sonuçta Melih ile bizimde yaşanmışlıklarımız vardı ve ikimizde birbirimizle uğraşmayı seviyorduk.O daha çok beni koruyan taraf oluyordu.

"Beni fazla küçümsüyorsun sanki?"diyerek gözlerini devirirken sırıttım."Tabikide küçümsüyorum"diyerek onu yanıtlarken derin nefes aldım.

"Biri bana şu kral meselesini anlatabilirmi?"

Mert'e bakışlarım döndüğünde "Senin bildiğine dair içimde söylentiler var"diyerek mırıldanmıştım."Göstermemi mi tercih edersin yoksa anlatayım mı?"diyerek Mert ile bakışlarımızı bölen Melih'e döndüm.Söylediği şeyi fesat anlarken gözlerim kısıldı.

"Sanırım anlatmanı"diyerek ona tuhaf bir bakış yolladım ve Mert'e biraz daha yaklaştım.Erkek milletinden korkmakta haksız değildim.Koluna girdiğim Mert ise,kesinlikle erkekliğinden şüphelendiğim biriydi.

"Yüsra'yı o binaya götüreceğimi mi zannediyorsun?"

Mert artık benim önüme geçerek Melih ile karşı karşıya geldi.Kaşlarım çatılırken bahsettikleri bina gözümün önünde anında belirmişti.

"Köprünün ilersindeki binaya gitmeyeceğim çünkü orada beni ilgilendiren bir şey yok.Değil mi Kalkan?"

Mert omzunun üzerinden bana bakarken dudakları alayla kıvrıldı."Onun akıllı bir kız olduğunu her zaman söylemiştim"diyerek benim egomu okşarken yüzümü buruşturdum.

"Daha geçen gün salak olduğumu iddia ediyordun"diyerek bu dönekliğine baygın bakışlarımı yolladım.Bu sefer bedenini bana döndürerek "O başkaydı"dedi ve gözlerini kıstı.Ellerimi geç bunu geç dermişcesine sallayarak "Mertciğim,bazı konularda dönekliğini anlarımda,söylediğin sözleri döndürmek sana yakışıyormu?"diyerek onun kız olduğunu ima ettiğimde oda benim gibi sırıtmıştı.

"Benimle öpüşen bir kız mı bunu söylüyor?"diyerek hınzırca sırıtırken gözlerimi devirdim."Ne alakası var,sen beni öpüyorsun ben öpmüyorum!"diyerek tısladığımda gözlerini irileştirmişti.Kaçırdığım gözlerimi ona dikerek dudaklarımı ısırdım.

"Bir kaç kere öptüysem ne olmuş yani!"diyerek itiraf ettiğimde omzuna vurmuştum.O ise derin nefes vererek "Bir an gökten şimşeklerle çarpılacaksın sandım"diyerek rahatlamıştı.Dişlerimi birbirine bastırırken "Bir daha yapmam o zaman"diyerek omuz silktim.Mert "Öyle şey olurmu Yüsra'cığım,bu dudakları her zaman sömürebilirsin kendi malınmış gibi kullan"diyerek yayvanca sırıttığında "Bana bak!"diyerek cırladım ve Hayriye teyzeyi aratmayan bir bakış atarak "Senin kafanı yerden yere vururum yemin ederim!"diyerek eklemiştim.

"Hey hey!Burada aile var"

Melih bizi uyarırken gözlerimi irileştirerek dudaklarımı birbirine bastırdım.Aynı esnada kaşlarım çatıldı.Aile mi?

"Aile mi?"

Melih'in bakışları buğuluyken irislerinde yaramazlık parıltıları geçtiğini fark etmiştim."Ben ve küçük Melih'den bahsediyorum.Yoksa diğerleriyle bir bağımız yokk"dedi ve omuz silkti.Dudaklarımı aralarken " bu iğrençti!"diyerek yüzümü buruşturdum.Mert ise hızla Melihe dönmüş "ulan senin küçük Melih'le olan bağından ne olur,bi kız görsen seninle bağını kopararak uzaya yol alır"diyerek erkekliğinin çabuk kalktığını ima ettiğinde gözlerimi devirsim.Burada bir kızın olduğunu hep unutuyordu.Melih'in kaşları çatılırken "Ulan Mert şu kızın edebinide bozdun ya,helal olsun"diyerek homurdanmış ve arkasını dönerek arabasına doğru ilerlemeye başlamıştı.

FarklıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin