28.Bölüm

4.4K 179 10
                                        

Multimedia'da Betül var :)


Havva'nın ağzından;

Derin nefes alarak gözlerimi kapattım ve kendimi yatağa attım.Nefes alırken acı hissedilirmiydi? Kalbin her hareket ettiğinde biri avuçlarına alıp sıkar gibi oluyordu.Babam yüzünden yaşama sebebimi unutuyordum.Her seferinde kendime küfürler ediyordum.Yine sarhoş olmuştu ve evde eline gelen herşeyi fırlatıyordu.Komşular bu duruma alıştıkları için bize hatırlarımızı sorma gereği duymuyorlardı.Çokda şaşırmıyordum gerçi.Her gelene babam küfürler ederek geri yolluyordu.Okullar da somestır tatiiline girdiği için evden bir şekilde çıkamıyordum.Artık bahanem bile kalmamıştı.

İlk okulda birinci dönem bittiğinde mutlulukla eve gelmeyi özlemiştim.Babamın bana sarılarak tebrik etmesini özlemiştim.Herşey üst üste geliyordu.Babamıın bana karşı nefreti her nefes aldığımda daha fazla artıyordu.

Bir kez daha annemin çığlıkları...

Gözlerimi sımsıkı kapatıp hiçbirşeyi duymamaya çalıştım.Aşağı inerek annemi sakinleştirmek yanında olmak istiyordum.Ama babam beni gördüğünde daha çok sinirlenecek ve anneme tokat atmaya başlayacaktı.Neden benimde normal bir hayatım yok tu?Babası tarafından annesi tokatlanan bir hayatın içinde kim olmak isterdiki?

Kapı çalındığında "Yardım sever insanlar"diyerek mırıldandım.Yine birisi dayanamamış ve bize yardım etmeye gelmişlerdi.Babamdan yediği yumruk sonucu kavga edecek ve sonra gidicekti.Evet birazdan adamın bağırışlarını duyacaktım.

"Sen kimsin ulan!"

Alayla güldüm.Bir kaç bağırma sesi geldiğinde kapı sertçe kapandı.Babamın bağırışları hırlamaya döndüğünde korkum iyice çoğaldı.Yatakta cenin pozisyonunu aldım ve odama girmesini bekledim.Bağırmasından artık korkmuyordum ama hırlaması kıyamet kopacak etkisi yaratıyordu.Kapı sertçe açıldığında gözümden bir yaş yanağımdan çeneme doğru indi.Kapıya bakma gereği duymadan mırıldandım.

"Ne yaptığımı bilmediğim için özür dilerim baba..."

Ses gelmediğinde  yutkundum ve dizlerimi daha çok kendime çektim.Kendimi güçsüz görmekten nefret ediyor olsamda bana nefretle bakmasına dayanamıyordum.Enkaza dönüşüyordum.Herkesin karşısında olduğum gibi omuzlarım dik ona bakamıyordum.Ruhsuz ve ifadesiz bakamıyordum.

"Gerçekten özür dilerim."

Burnumu çekerek ellerimin arasındaki yastığı daha çok sıktım.Onun karşısında aciz düşmekten nefref ediyordum.Ona vurmaya kıyamadığım için kendimden nefret ediyordum.Gözlerimi kapatmak istiyordum ama babamın bana vurmasından dolayı korkuyordum.Kapının kilit sesi geldiğinde gözlerimi kapatıp sanki daha mümkünmüş gibi biraz daha gerildim.Tüm vicudum korkuyla gerilirken titrek bir nefes aldım.Her zaman olduğu gibi kemeri ile dövecekti.İzin vermeyecektim.Bunu biliyordu.Ona karşı çıkıyordum ve bana vurmasına izin vermiyordum.Lanet olsunki bu adama kırıldığım için daha çok ölmek istiyordum.

Arkamda bir çömelme olduğunda yanıma yattığını anlamam uzun sürmedi.Kaşlarımı çatarak saçımı okşayan ellere odaklandım.Benim babam saçımı okşamıyordu değil mi? Yani bunu yapmazdı.Benim babam bunu asla yapmazdı.Az önce bana saydığı küfürlerden sonra bu hareketi yapması için gerizekalı olurdu.Kapı hiddetle yumruklandığında yerimde sıçradım.

"Şş benim"

Kulaklarıma kadife bir ses geldiğinde babam kapıyı  yumruklamaya devam ederek bağırmaya başladı.

FarklıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin