63.Bölüm

861 33 12
                                        

Çok erkenciyim değil mi?

Bu bölümü ben size ödül olarak vereyim,sizde beni ödüllendirecek birşeyler illaki bulunursunuz ♥️

Multimedya'da Yüsra'yı temsil eden bir kare var.

Sizi seviyorum.


Nefesimi kesen rüzgar yüzüme çarptıkça paramparça oluyor,bedenimin bu şiddeti kaldıramadığını düşündüğüm her an çok daha fazla karanlığa adım atıyordum. Ayaklarımın ucunda kanlar içinde yatan güvercin,beyazlığını kaybetmiş ve kanlar içerisinde kalmıştı.

Öyle benimseyici bir görüntü olmuştu ki,bir an kendim ile kıyaslamıştım istemsizce. Ben kendimi belkide karanlıkta zannediyorken,gözlerimi kapatan şey,kandı. Ben belkide kanların içinde kulaç atıyor,dudaklarımda hissettiğim o zehrin kan olduğundan habersizdim. Bulunduğum hayat belkide kaderimin bir parçası değil,vahşetti.

Bu düşünce başımdan kaynar suların akmasına neden olurken,öfkeyle arkama dönerek onun bu şakasına oldukça sinirlenmiştim.

Enseme dayadığı silahı hızla indirirken "Gerizekalı!"diye bağırdım yüzüne öfkeyle. Kalbim ağzımda atıyor,onun varlığının yokluğuna bu denli çabuk inanmak içten içe beni perişan etmişti. "Bana nasıl böyle iğrenç şakalar yaparsın!"

Karanlık gözlerini alayla kısarak silahını beline yerleştirdi. Bedenim kaskatı kesilmiş,enseme dolanan yılan sinsi tavrı ile yavaşça belime dolanmıştı.

"Korktun mu?"dedi ahenkli sesiyle. Öyle etkileyici ve tehlikeli geliyordu ki kulaklarıma,beynim onun görüntüsünü silmiş yaptıklarına odaklanmıştı kendini mecbur hissederek.

"Korktum."dedim onun gibi sessizce. Ayaklarımın ucuna düşen güvercin beni etkisi altına almış,yaşadığım duygular bütün gerçekçiliği ile yüzüme çarpmıştı.

"Her an,bu korkuyu yaşamıyor olman seni en güçlü kılan şey. Biliyor musun?"

Melih siyah gözlerini kıstı ve beyaz tenine yapışan saçlarını rüzgarın itmesine izin verdi. Şimdi ay gibi yüzü gecenin karanlığında,ay ışığında öyle tapılası görünüyordu ki,yutkunmasam konuşamayacağımı anlamıştım.

"Beni güçlü kılan tek şey,kalbim Melih. Her insanda olduğu gibi. Kalbim olmadığı an,gücüm biter,tükenirim,ölürüm."

Melih yavaş adımlarla yanıma geldi ve baygın gözlerini bana dikerek homurdandı. "Beni aydınlattığın için teşekkür ederim Yüsra Demirkan. Fakat şimdilik bilgilerini müsait bir yerlerine soksan iyi edersin. Baskın yapmamız gereken bir ev,öldürmemiz gereken iki genç var. Biri eskiden evine aldığın gülüştüğün ve yeni hayatına başlarken aynı anda adım attığın kız,diğeri onun sevgilisi. Önce hangisini öldürmemiz gerektiği hakkında bir fikrin var mı yoksa arkadaşının iki yalvarmasını duyduktan sonra tıpış tıpış geri mi döneceğiz?"

Hayret gözlerle ona bakarken,böyle uzun konuşması kaşlarımın havalanmasına neden olmuştu. Sonra söylediği kelimeleri algıladım yavaşça. Yavaşça düzene girecek olan kalp atışlarım ani bir tepki vererek bedenime ağır sancılar bırakmış,beynim vücuduma öyle psikolojik bir savaş açmıştı ki,ona yardım eden Melih bana acı çektirmeyi zerre umursamıyordu. Nefesim kesilmiş,göz kapaklarım ağırlaşmıştı.

'Zeynep'i öldürmek.' diye mırıldandım içimden. İçim;bu sesi ne kadar ayırt edemiyor olsada kendisine ait olduğunun farkındaydı. En az benim kadar acı çekiyor,gözlerinin önüne çekilen o ölüm perdesinin büyük bir alkışla seyirci önüne çıkmak üzere açılmasını istiyordu. Öldürmek,vahşet çıkartmak,sevdiklerime dokunan her bireyin yoğun bir istekle kana bulanmasını istiyordu. Acımasızca,vicdansızca,insafsızca.

FarklıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin