Multimedia'da Mert Kalkan var :D
Herkes toplandıktan sonra yarışı başlatmak için hakem kafesin içine girdi.Etrafta 'KALKAN' diye bağıran onlarca adam vardı ve kulaklarımı hissetmemeye başlamıştım.İç çamaşırları ile gezen kızlar,ateşin başına içki içen adamlar,yiyişen çiftler ve bunun gibi onlarca pislik.Bu ortamda bana kalsa bir sniye bile durmazdım.Bu koku...Yüzümü buruşturdum.Ah!Gerçekten iğrenç kokuyordu.Zaman zaman kokuya alışacağım gerçeği ile kendimi teselli ederek burada durabiliyordum.Korkunç bir yerdeydim.Etrafımda 15'e yakın adam olmasına rağmen bazen tedirginleşerek arkama bakıyordum.Lanet olsun kadın inlemeleri bile kulağıma geliyordu.Ve şu durumda en korktuğum şey ise Mert'in kafeste Berk ile tek olmalarıydı.
İçimde kocaman boşluk vardı ve içten içe tedirgindim.Onun için hiçbir değerimde olmayabilirdi sonuçta.Terden ıslanmış avucumun içini sıkmaya başladığımda Berk bana bakarak Mert'e bir şey söyledi.
Kalbim hızlanmaya başladığında Mert bir bana birde Berk'e baktı.Ardından Berk'in üzerine atlayarak "Ulan sen ne diyorsun!"diyerek kükrediğinde gözlerimi kırpıştırdım ve ondan metrelerce uzakta olmama rağmen iki adım geri sendeledim.Altı adam Mert'i tutmaya başaramayınca Berk'in yüzüne yumruk attı.Şaşkınlıla elimi ağzıma götürerek Berk'in yere serilmesin izledim.Adamlar Mert'İ tutmaya çalışırken Mert çocuğun üzerine atlamaya çalışıyordu.Etraftaki hayvan gibi bağıran adamların sesi azalmış "Ne oluyor?"diye mırıltılar geliyordu.Mert pes ederek kafesten çıktığında Berk'e baktım.Bana göz kırparak 'Sanırım seni seçiyor prenses'diyerek mırıldandı.
"Ne oluyor yaa!"
Her zamanki gibi Mert bir açıklama yapmadan beni çekiştirmeye devam etmişti.Aslında ben böle olacağını hiç tahmin etmemiştim.Mert o kız için kavga edecek ve bende ona 'Beni nasıl iddia malzemesi yaparsın!'diye tokat atacaktım.Hayallerim iyikide suya düşmüştü.Sonuçta Mert gibi birinden çok rahat arabasını kaybederdim.Değil mi?
Arabaya sertçe atıldıktan sonra kapı sertçe kapandı.Mert'in neden bu kadar öfkelendiğini anlamıyordum.Alt tarafı bağıracak ardından başka bir iddia oynayacaktı.Kafesten çıkması tuhafıma gitmişti.Ona sorular sormak istiyordum ama sinirden derin nefesler alıyor ve sanki her an yola çıkıp millete saldıracakmış gibi bakıyordu.Şu durumda nefes almaya bile korkuyordum.Nefes aldığım anda boynuma yapışıp 'Ulan sen nasıl nefes alırsın'diyerek beni boğazlayadabilirdi.
Ama tabikide bu düşünceyi es geçerek derin bir nefes verdim.Başımı koltuğun arkasına yatay bir şekilde yasladıktan sonra gözlerimi kapadım.Ne mutlu olmuştum nede üzülmüştüm.İçimde kocaman bir boşluk vardı.O kızı seçmemişti ama benide seçmemişti.Neden onun benim hakkımda olan düşüncelerini önemsiyordum çok iyi biliyordum.
'Çünkü senin hakkında neler hissettiklerini bilmek istiyorsun'
İç sesim kendime sorduğum soruyu yanıtlarken titrek bi nefes aldım.Berk Mert'in beni seçtiğini söylemişti.Ama Mert Berk'i dövmek yerine pes etmişti.Eğer onu dövseydi beni seçmiş olurdu.Ama Mert kafesten çıkmıştı.Berk'i dövmemişti.Kafeste durup dayak yemesi gerekiyordu.Bende o kızı seçtiğini anlayacaktım.Ama o ikisinide yapmamış sadece kafesten çıkmıştı.Kendime çok soru soran bir insandım ve bu sorularla delirebilcek dereceye gelebiliyordum.Bu sorular Mert'le ilgili olduğu için aklım yerinden çıkacakmış gibiydi.Normalde hiçbir şeyi umursamayan biriydim.Acılarıma alışmıştım.Mutlu olmayı öğrenmiştim.Ama Mert ile ilk karşılaştığım günden beri ne yapacağımı şaşırmıştım ve herşeyi daha fazla kafama takmaya başlamıştım.
"Orada buluşmayacağız Melisa,Badem cafe'ye gel."
Mert'in telefonla konuştuğunu anladığımda direk doğrularak arkama yaslandım.Araba çok geçmeden durduğunda mavi küçük bir cafenin önünde durduğumuzu gördüm.Gözlerimi ona çevirdiğimde başını olumsuz anlamda sallayarak arabadan indi.Sıkıntılı nefes verdim ve dudaklarımı birbirine bastırarak bende indin.Yavaş adımlarla yanıma geldi.Yan gözle ona bakarken hala kapıdan girmemiştik.Kaşlarımı çatarak "Neden girmiyoruz?"diyerek bir soru yönelttim.Mert omuz silkerken bana şüpheyle baktı."Kızı parçalamandan korkuyorum"omuzlarımı silkerken başımı kafenin kapısına çevirdim ve "Olanaklı"diyerek ben ilerlemeye başladım.Homurdanarak peşimden gelmişti.Boş bir cam kenarı buldum ve hızla kendimi bıraktım.Siyah ceketimi çıkardıktan sonra Melisa denen kızın gelmesini bekledim.Mert'e soru sormamak istiyordum ama eğer sormaz isem içimde ismini koyamadığım bölgelerim patlayacal gibiydi.
