Multimedia'da Alev var :D
Yatağımda huzursuzca kıvrıldım ve aydınladan havadan gizlenmek adına başımı yorganın altına soktum.Annem birazdan odama girecek ve işe gitmeden önce kapalı perdeyi açacak,odayı aydınlattıktan sonra pencereyi açacak ve suratıma su dökerek uyandıracaktı.Olacaklara hazırlıkla bir şekilde gözlerimi sımsıkı yumdum ve annemin vahşice kapıdan girmesini bekledim.
Kapı açıldı ve perdenin açılma sesi odayı doldurdu.Yanıma yaklaşan adımlar kalbimin deli gibi atmasını sağlarken korku filimlerdeki o vahşi sahneleri yaşıyordum.Korkum uykumu kaçırırken annemin suratıma su dökmeden uyanmanın mutluluğu ile bağırarak yorganın altından çıktım.
Annemin korkarak geri çekilmesini beklerken kollarını birbirine dolayarak bana bakışını izledim.Parlayan gözlerim yavaş yavaş sönerken "Senin çığlık atarak korkman gerekiyordu"diyerek homurdandım ve doğrularak ofladım.Annem ise gözlerini devirerek "Sen asla yorganı üzerine örterek uyumazsın Yüsra"dedikten sonra odanın kapısından çıktı.
Dolabımın karşısına geçtikten sonra okul ünüformalarımı giyindim.Bir ara okula serbest kıyafetle gelmek için müdür kural çıkartmıştı ama kızlar mini eteklerle strablez ve göğüs dekolteli kıyafetlerle gelmeye başlayınca bundan vazgeçerek kuralı iptal ettirmişti.Okuldaki kızlar tam bir kaçıktı.
Üzerimi giyindikten sonra bugünlük enerjimi kullanarak aynanın karşısına geçtim ve dünki sahneleri gözümün önüne getirdim.
'Ne demek önemli değil kızım gerizekalımısın?'
Havva'nın bana kızmasını umursamadan kızı kaldırdım ve boş gözlerle bana afallayarak bakan gözlere baktım.Onun bir suçu yoktu.Haksız değildim ama o da Alev'in kurbanı olmuştu.
Onu o evde öldürmek üzere iken bana baktığı o gözler hala aklımdaydı.Bu kızdan hala nefret ediyordum ama karşımda bir kızın güçsüz düşmesine merhametim izin vermiyordu.
Usulca Mert'e baktığımda öpüştüğü kızı tanımış olacak ki,boğazında ve yüzünde bıraktığım izlerle şaşkına dönmüştü.Onu hırpaladığımı anlaması biraz keyiflendirsede kendini toparlayarak bo gözlerle kıza baktı.
Anlayamadığım şey pişman olduğu halde beni şikayet etmesiydi.
"Neden beni şikayet ettin?"
Saçma bir soru yönelttiğimde içimden kendime gözlerimi devirdim.Kızı öldürmek üzereydim,tabikide beni şikayet edecekti.Birde hesap mı soruyordum?
"Annem halimi görünce delirdi,bende Mert'e yaptıklarımı söyleyemedim.Seni suçlu bularak şikayet etti."
Omuz silktim ve 'tamam'diyerek gözlerimi tekrar Mert'e çevirdim.Herkes başımda toplanmışken kimseyi umursamadan ona bakmaya devam ettim.O ise "şimdi anladın mı?"diyerek bana meydan okudu ve kendinin haklı çıkmasına mutlu olarak bana sorusunu yöneltti.
Kurumuş dudaklarımı birbirine bastırarak "Anlamamazlıktan geleceğim"dedim ve meydan okuyan bakışlarımı ona yönelttim.Bu bakışlarım tam olarak aramızdaki şeyin adını koymamız gerektiğini söyleyen bir bakıştı.Haklıydım.
Artık aramızdaki bu saçma şeyden kurtulmak,kesinleştirmek istiyordum.Ya arkadaş olmayı seçecekti,beni kısıtlamayacak ve peşimde dolanmaktan vazgeçecekti.Yada adını söyleyemediğim şey olackaktık.Sevgili.
Yüzümü buruşturdum.Onunla sevgili olma düşüncesi kendimi cennette hissetmemi sağlarken,arkadaş olma düşüncesi yüzümü buruşturmama neden oluyordu.Ben onunla arkadaş olamazdım.
