30.Bölüm

6.6K 187 34
                                        

Multimedia'da Onur var :d

Başıma birşey gelmiyor dediğim sırada Alev'in tamda ortaya çıkmış olması sinirlerimi bozmuş,beni aydınlığım ve karanlığım arasındaki çizgide kalmam için zorluyordu.Onun Mert'i sevdiğini biliyordum ve bu benim için büyük bir bela içerikli senaryo kısmına giriyordu.Onu bir düşman olarak değil,bela olarak adlandırıyordum.Ki düşmanım olacak kadar ciddiye alınacak biri değildi.

"Hastaneler seni yaşlandırmış güzelim"

Havva'nın ona ima ettiği şeye sinirlenmiş olsada,hiçbirimiz onun sinirlenmesini umursamayacak kadar akıllıydık.

Alev'in gözleri sinsi bir şekilde bize,ardından arkamızda sessizce olanları izleyen Burcu ve Melis'e dönmüştü.Gözleri bir yılanı o kadar andırıyordu ki,ses tonundaki zehiri kulaklarınızla duyduğunuzda etkisi altında uzun bir süre kalabiliyordum.Her zaman onu hafife almış olsamda,etkileyici sese ve göz rengine sahipti.

"Ne o kızlar sizdemi bunlardan oldunuz?"diyerek Melis ve Burcuya döndü.Bu salonda dakikalar sonra dehşetin çıkacağının farkındaydım ama bunu yatıştırmayı bir an olsun istememiştim.Tam tersi olayların kızışmasını ve içimde ona karşı biriktirdiğim öfkeyi ona kusmak istercesine fırsat kollamalıydım.

Arkamdan gelen bir kaç adım sesini duymuş,hemen ardından Burcu'nun ince sesi yankı yapmıştı "Sencede benim yönüm her zaman belli değilmiydi tatlım?"

İkisininde olayla bir ilgisi olmadığı halde onlara düşman kesilmesi nedense tuhafıma gitmemişti.Alev'den bahsediyordum.Ondan herkes nefret ederdi.

Bakışlarım makyajlı yüzünde gezerken beni umursamamış ve Burcu'ya ezici bakışlarını yollayarak uzun dilini ıslak dudaklarında arsızca gezdirmişti."En son sevdiğin erkek ile öpüşürken görmüş olman,tarafını bildiğim anlamına gelmiyor değil mi?"

Büyük bulutların bir anda karardığını ve bulunduğumuz ortamı sular seller arasına bıraktığını hissettim.Evet,başkasını severken bir erkeğin kucağına çıkacak kadar arsız biriydi.İnsanların hassas noktalarını bulmak için çabalayan ve o noktanın üzerinde savaş ilan eden biriydi.

Havva hırlayarak Alev'in saçından sertçe tuttu ve sahanın ortasına sürüklemeye başladı.Bu bedenimi büyük bir şok etkisinden çıkarmış ve ona yardım etmem için içten içe çığlık atmamı sağlamıştı.Kesinlikle Havva'ya yardım etmeli,haddini aşan Alev'in haddini bildirmeliydik.

Alev'in arkasında bulunan kızlar ne yapacaklarını şaşırmış bir şekilde etrafa bakarken Burcu ve Melis beklemediğim şekilde onları yakalamış ve Havva gibi saçlarından tutarak Alev'e doğru sürüklemeye başlamışlardı.Gözlerimi irileştirmiş olayları bir yabancı gibi izlerken Zeynep'in spor salonundaki kapıları kapattığını idrak ederek hızla oraya döndüm.Kapılar büyük bir ses bırakarak kapanmış,koca salonda bizi baş başa bırakmıştı.

Etraflarını çevrelemiş,az önce çığlıklar içinde bağıran kızların bize şaşkınca bakmalarını izliyorduk.Havva'nın ona karşı nefretini çok iyi biliyordum.Bunun için onu burada tutmasam öldürebilirdi.Beklediğim gibi avucunun içinde bulunan saçlar onu tatmin etmemiş,saçlarını bir kez daha çekerek salonun büyük bir çığlıkla sallanmasını sağlamıştı.Alev çığırıyor,Havva ise onun başını yere vuruyordu.

"Havva yeter!"diyerek bağırdığımda başını hızla kaldırmış,kaşlarını çatarak bana bakmıştı.Yaralı olan bedenine yaklaşırken,alnın köşesi kanamış ve gözleri darbeden dolayı seğiriyordu.Dudağından akan kan ise boynuna doğru yol almış,göğsüne doğru inerken ikiye ayrılmıştı.Yüzümü ekşitmek istesemde bundan vazgeçerek yanına çömelmiştim.Onu önce uyarmalıydım.

FarklıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin