57.Bölüm

2.2K 77 48
                                        

Ve ben geldim.Bütün dehşet verici duygularla bugün sizi kendi bölümümde ağırlıyorum😈

***

İlk defa gerçekleri bu kadar net bir şekilde kavradığımı fark ediyordum.

Dünya'nın kendi etrafında dönmesinden çok,zamanın hızlıca geçmesi zihnime kazınmıştı.Vücudum;anılarımın canlanmış olduğu güç ile elektirik akımına uğramıştı.

Büyük bir tokatla yere serilmekten farksız gelen gerçekler,hayal olamayacak kadar acımasız,sert ve netti.

Üzerime çıkan Melih'in gözlerinden gözlerimizi ayırmazken,irislerime takılan gözlerindeki ampüller paramparça olmuş,cam kırıklarını kalbime batırmıştı.Beni gördüğünde mutsuz olduğundan mı bilmiyordum ama dakikalardır birbirimize bu denli düşüncelerle bakıyorduk.

Hemen yanımda,Malik'in uyuduğunu unutmuş gibi.

Avuçlarımın arasındaki yaraları umursamadım ve bedenimdeki acının yüzeye çıkması ile tırnaklarımı etime bastırdım.Soğuk elleri dudaklarımın üzerinde öylece kala kalmış,bütün vücudu buz kesmişti.Beni bu halde yıkılmış,yaralı görmeye alışık değildi belkide.Acı çektiğimi dışarı çıplakça yansıtıyor olmam,onun savunma kabuklarını kırmış,benim gözlerimin çıplaklığı gibi,onuda çıplak bırakmıştı.

"Yüsra?"

Afilli sesi buz gibi yüzüme çarptı.Gözümden iri bir yaşın akması ile aynı anda gerçekleşmişti.İçimin büzüldüğünü ve kalbimin tamamen kül olduğunu hissettim.Bana bu denli açık duygularla bakmamalıydı.Gözlerinden geçen her bir duygunun adını kondurabiyordum ve bu önceki haline nazaran daha azap vericiydi.Yavaşça yutkundum ve dudaklarımın üzerindeki yaranın tam ortasına eli ile baskı yapması,içimdeki acının körüklenmesine neden oluyordu.

Şaşkınlık,burukluk,intikam,öfke,kırgınlık.

Gözlerinden kalbime inen cam kırıkları;duygularını tam olarak bu şekilde bedenime yansıtmıştı.Yorganın altına giren ellerim yavaşça oradan çıktı ve ellerinin üzerine ellerimi koyarak sessizce gözlerimi kırpıştırdım.Uzun kiprikleri,gecenin ışığında yüzüne büyük gölgeler bırakmış;çene hatları bütün keskinliği ile benimle alay ediyordu.

Göğüs kafesimin içinde barındırdığım ateşin körüklendiğini hissederek acıyla yüzümü buruşturdum.Ellerinin üzerine tutunan ellerim,yavaşça onun avucunu dudaklarımdan çekmişti.Yüzüm şimdi tamamen açıkta kalmış,Melih'in irisleri büyük bir şaşkınlıkla yüz hatlarımdaki yarada gezinmişti.

"Özür dilerim."dedim fısıldayarak.Malik'in uyanması umrumda değildi.Uslu bir kız olsaydım,arkadaşlarının başını belaya sokmazdım.Furkan ve Hakan'ın başı benim yüzümden belaya girmişti.Melih gözlerini benim gözlerimden ayırmazken,yüzünü buruşturdu ve burnunu ekşiterek dişlerini birbirine bastırdı.Sanki yüzümdeki yaralara baktıkça acı çeken ben değilde,oydu.

Karanlık gözlerini yüzümde yavaşça gezdirdi.Alnı alnıma değmiş,bedenimdeki kırık parçaları onarmak için burnuma küçük bir öpücük bırakmıştı.Parmaklarının,saçlarımda gezdiğini hissettim.Onu seviyor olmamın nedi buydu.

Başkasının kökünü sızlattığı saçlarımı,tek bir dokunuşu ile tüm sızıyı götürebiliyordu.Onun sevgisini o kadar yoğun hissediyordum ki,bedenime şifa oluyordu.Diğerleri gibi.

"Güvercin,intikamımızı alacağız."

Bedenim kırık sesi ile buruştu.İntikam alacaktık öyle mi?

FarklıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin