48.Bölüm

4.6K 145 68
                                        



Yaz yaz bitiremedim bi türlüüü!Sonunda birkaç kontrolden geçtikten sonra yayınlama fırsatım olduuu :D hem sizi çok bekletmedim,hemde baya uzun bir bölüm yazdım.Az değer kıymet bilinde oy ve yorum bırakın :D



Başım dönüyordu ve gördüğüm herşey gözlerimin etrafında takla atıyordu.İçimde midemin etrafına sızan küçük solucanları varlığından az çok haberdardım.Bilinçsizce tekrar kahkaha attım ve sayısını bilmediğim bardağı kafama sertçe diktim.İlk başta yüzümü buruşturmamı sağlayan içecek,sonralardan nitroya basmış bir araba gibi mideme doğru ilerlemişti.

Dünya'da yaşadığım özgürlüklerden biri kesinlikle sarhoş olmaktı.Özgürlük;havada uçmak yada istediğin şeyi yapmaktan kaynaklanmıyordu.Bana göre özgürlük,mantığını devreden çıkardığın vakit başlıyordu.Şuanki gibi.Şuanda odada bana deliymişim gibi bakan insanları umursamıyor,istediğim hareketi yapıyordum.Bu mükemmeldi!

Baygın ve kızaran gözlerim yavaşça Görkem'e dönerken,oda benden farksız şekilde sarhoş olmuştu.Ellerimi iki yana açmış,evin tavanına bakarken gözlerimi sımsıkı kapatmış,dönmeye çalışmıştım.

"Kanka!!?"diyerek yüzünü buruşturdu.Kaşlarımı çataraken Görkem'in yakından gelen sesi ile yerimde durmuş,ona çatık kaşımla bakmıştım.Başımı hafifçe omzuma eğerken "Banka mı?"diyerek bir soru yönelttim.Neden böyle olduğum hakkında en ufak fikir sahibi değildim,ama bunu sorgulamıyordum.

Dudaklarımı hafifçe kıvırırken,ellerim ile örterek kıkırdamıştım.Neye kıkırdadığım hakkında bir fikrim yoktu,şuan bunu umursamayacak kadar içmiştim.Görkem'in kaşları çatılırken "Sen bana anka mı?"dedin diyerek sırıttığını görmüştüm ama bunu umursamadım.Ayağı kalkmış yavaşça bana doğru geliyordu.Sırıttım ve başımı olumsuz anlamda sallayarak "Hayır,sana kaka demedim"diyerek kıkırdadım.Oturduğum yatağa yayılırken "Kaka ne be"diyerek homurdanmıştı.

Bakışlarım pencereye kaydı ve gözlerimle gecenin en tepesine yerleşen aya baktım.Karanlığın tam ortasına yerleşmiş,geceyi aydınlatarak gücünü sergiliyordu.Yüzümü buruşturdum.Aydınlık şeyleri sevmezdim. "Ya bu ayılar neden hep göğe çıkıyor?"derken sesim sarhoşluğun etkisi ile oldukça boğuk geliyordu.Kaşlarımı çatarak ay dedeye bakarken Görkem zorlukla benim yanıma gelmiş,omzumdan tutmuştu.Kaşlarım çatılı birşekilde göğün en tepesinde,yıldızların arasına karışan aya sorgulayıcı bakışlar atıyordum. "Kanka bu senin dedene benziyor"diyerek düşünceli bi homurtu çıkaran kişi Görkem'di.

Neye güldüğümü bilmeden bir kez daha kıkırdadım.Komik olmayan şeyler komikmiş gibi geliyor,istem dışı gülüyordum.Gözlerim birkaç kere etrafta dolaştı ve başımın dönmesi ile Görkem'e sıkıca tutundum."Oğlum bu dünya biraz fazla dönmüyor mu?"diyerek sorduğumda oldukça ciddiydim.Yer ayağımın altından kayıyor,sanki atlı karıncanın üzerindeymiş hissi yaratıyordu.Başımın dönmesi midemin bulantısını çok daha fazla tetiklesede kusacağımı zannetmiyordum.

Görkem kahkaha atarken elleri ile dudağını kaplamıştı."Kanka yanlış anlama ama amına koyim"diyerek kahkaha atmaya devam etmişti.

Ona baygınca baktım ve ayakta durmayı red ederek yatağa oturdum.Görkem'in başı bacaklarıma düşmüş,Havva ile Rıdvan ise bize dehşet içinde bakmaya devam ediyorlardı.Onların sarhoş olmama sebebini anlayamıyordum ama bu şuan umrumda değildi.Şuan hiç birşey umrumda değildi.Yayvanca gülerken bakışlarım yavaşça odanın diğer köşesinde oturan Betül ve Mert'e kaydı.Kolunu Betül'ün omzuna atmış,ona bakarak sırıtıyordu.Dişlerimi birbirine bastırırken "Senin Betül'ün yanında ne işin var!"diyerek hırlamıştım.Hemen ardından dudaklarımı büzmüş "Yoksa beni Betül ile mi aldatıyorsun Mert?"demiştim.Bunu söylerken yüzümü buruşturmuş ondan iğrendiğime dair gözlerimi kaçırmıştım.Betül kaşlarını çatarken kollarını Mert'in etrafında sardı."O Mert değil canım.Bora."diyerek tıslamıştı.

FarklıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin