35.Bölüm

3.8K 162 10
                                        

Multimedia'da Havva var :D

Dün bana gönderilen mesajın ardından alarmımı sabahın 6 sına kurduğum için ilk defa pazar günü  kalkmıştım.lanetlerimi sıralamadan usulca üzerimi giyinmeye başladım.Annem henüz işe gitmediği için beni fark edebilirdi.Nedense bu aralar hiçbirşekilde bana mudahele etmiyor beni kontrol etmeye gelmiyordu.Çünkü odaya girip yüzümdeki yaraları gördüğü anda bana yapacakları çokda akıl alacak şeyler olmazdı.

Pantolonumun düğmelerini kapattığımda üzerime geçirdiğim ceketin içine giren saçlarımı çıkarttım ve süslenme ihtiyacı duymadan şarj ile doldurduğum telefonumu cebime tıkadım.Derin nefes alarak kapıyı açtım ve karşımda bana gözlerini kısarak bakan annem ile karşılaştım.

Lanet olsun!

Saçlarım ile alnımdaki yarayı kapattıktan sonra annem kollarını bağladı ve "Neler yaşadığını biliyorum ve senin yanına iki gün uğramadım diye sabahın köründe kalkıp nereye gideceğini sormayacağım anlamına gelmiyor"diyerek anlamadığım şekilde soru yönelttiğinde kaşlarımı çattım.Söylediği kelimeleri yavaş yavaş aklıma sindirdikten sonra jeton yeni düşmüştü.Nereye gittiğimi soruyordu.Neler yaşadığımı bildiğini söylüyordu.E normal olarak bilmesi gerekiyordu.Evde bağıra bağıra ağlamıştım,her gece odamı çikolata ile doldurmuştum.Ama o ben üzgün iken yalnız kalmam gerktiğini bildiği için odama girmemişti bile.İşte gerçek,orjinal,doğal bir anne.

"Hava almaya çıkacağım uyku tutmadı"

Annem baygın gözlerime ve yorgun fiziğimi gözü ile süzdükten sonra üzerime gelmeyi reddederek onaylayarak başını salladı.

"Bilirsin,buralar tehlikelidir.Ve sende dikkatli olmalısın"

Alnıma ufak bir öpücük kondurduktan sonra kaşımdaki yaraya hafifçe dokundu ve gülümsedi.

"Başkalarına olan öfkeni başkasından çıkartmamalısın,bir Yüsra Demirkan gibi davran ve bunların üstesinden kendi istediğin gibi gel"

Konuşmasına bir anlam veremesemde bende elinden öptüm ve gülümsedim.Yaramı gördüğüne hiç şaşırmamış gibi görünüyordu.Çünkü sinirlendiğimde hıncımı başkalarını döverek çıkarttığımıı çok iyi biliyordu.Odasına yavaş adımlarla ilerledi ve kapıyı sessizce kapattıktan sonra holu sessizlik kapladı.Saçlarımı geri yatırarak sıkıntıyla nefes verdim.

Melih bana dün mesaj göndermişti,bana yardım edeceğini söylemişti.Ve ben herkesten çok kendimi tanıyordum.O kızla konuşmadığım sürece rahatlamayacaktım.O kızın saçlarını yolmadan,Mert'i öpen dudaklarından bana yalvarışlarını duymadan rahatlamıyacaktım.Mert'in sırtında gezen parmaklarını kanatmadan,bana bakan o gözlerin ağlamaktan şiştiğini görmeden rahatlamıyacaktım.

Düşündüklerim sayesinde öfkem beni tekrar ele geçirdi ve hızlı adımlarla kapıdan çıktım.Ayakkabılarımı kapıda giydikten sonra sendeleyerek Mert'i görmemeye çalışarak bahçenin kapısından çıktım.Adımlarım anında ara sokaklara girdi ve caddeye doğru neredeyse koşar adımlarla ilerledi.

Caddeye ulaştığımda taksiyi durdurdum ve uykulu gözlerle adresi verdim.Hızlı olması gerektiğini söylesemde benim inadıma daha yavaş gidiyordu.Gözlerimi sinirle kapattım ve derin nefes aldım.Aynadan ters bir bakış attığımda oda aynadan bana baktı.Bakışlarımı kaçırmak yerine öfke ve sabırsızca bakan irislerimi onun çekingen bakışlarından kaçırmadım.Adam en sonunda bakışlarını kaçırarak arabayı hızlandırdı.Arkama yaslanarak yolculuğun bitmesini bekledim.


FarklıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin