31.Bölüm

5.8K 183 54
                                        





Mert'in ağzından;

Her geçen saniye bedenime saplanan ağrılar çoğalırken,duyduğum sesler beynime yabancı geliyordu.Gözlerim karanlığa teslim olmak için kapanıyor,ben ise onu aralayarak karanlığıma direniyordum.Yine benim yüzümden zarar gördüğünü kendime hatırlattıkça öfkeyle şişen vücudum,onu düşündükçe kendini alevlerin arasında bırakıyordu.

O benim yüzümden içeride yatıyordu.Uyarmasına rağmen bir gerizekalı gibi ona bakmaya devam etmiş,canını tehlikeye atmıştım.Onun zarar görmesine dayanamayan biriydim ve zarar görme sebebi ben olduğum için yaşadığım sikik durum anlatılamazdı.

Dişlerimin arasından kesik kesik hırlarken,gözlerimi sımsıkı kapatarak tırnaklarımı avucumun içerisine geçirdim.Bağırmamak için,haykırmamak için direniyordum.Kendi zaaf noktamdan,kendimi vurduğum için,benim kedime zarar verdiğim için haykırmak istiyordum.Canımı yakmak istiyordum.

'Benim yüzümden.' diyerek mırıldandım kendime.Sesim o kadar güçsüz ve acı içindeydi ki,kendimden bile tiksinmiştim."Benim yüzümden!"diyerek bağırdım koridordaki sandalyeye sertçe tekme atarak.Öfkeme hakim olamıyordum.

"Sakin ol abicim"

Bora benim omzumdan tutup sakinleştirmeye çalışırken,bedenime yayılan elektirik dalgaları o kadar yoğun ve rahatsız ediciydi ki,hızla elini iterek alnımı duvara yasladım.İri omuzlarım düşmüş,ona zarar verme korkusuyla gözlerim kapanmıştı.Göğsüm hızla inip kalkarken,sıktığım yumruğumu duvara yaslayarak alnımı duvara çarptım.

Başım öldürücü bir his bırakarak beni terk ediyordu sanki ve bu ağrının sebebini çok iyi biliyordum.İhtiyaç duyuyordum.Onun bana vereceği desteğe,tebessüm kırıntılarına,enerjiye ihtiyaç duyuyordum.

Başındaki kanamanın ona zarar vermediğini biliyordum.Ama sinirlendiğim şey benim yüzümden acı çekmesiydi.İki gündür uyuyordu ve doktorlar uyandıkça uyku ilacı veriyorlardı.Yüsra Demirkan'dan bahsediyordum.Ona birşey olmazdı.İzin vermezdim.

Derin nefes alarak gülüşünü gözlerimin önüne getirdim.

'Gülüşün çok güzel'

Kipriklerim vahşinin bana arabada söylediği sözlerle kırpışırken,göz kapaklarımı karanlığa teslim ettim.Bilinç altım karanlığımı onun gülüş ile canlandırarak aydınlatmış,kalbimin mevsim açmasına neden olmuştu.

O her zaman bir şekilde mutlu olmayı,kendini iyi şeylere odaklamayı,güzel şeyleri hatırlayarak kötü anılarını sildiğini söylüyordu.Onun yaptığını yapmak istiyordum.Sadece onun gülüşüne odaklanmak istiyordum ama benimle oyun oynayan kara sinekler sürekli ona zarar verdiğimi dile getirerek dengemi alt üst ediyorlardı.

'Gülüşün çok güzel.'diyerek mırıldandı sanki kulağıma bir kez daha.Kaşlarımı çatarak onun sesine odaklanmaya çalıştım.Dudaklarım,gözlerimin önünde beliren gülüşü ile kıvrılmış,bunu saniyeler sonra hissetmiş olsamda tebessüm etmekten çekinmeden devam etmiştim.Sım sıkı sıktığım yumruk gevşemiş,kendini bırakmıştı.

Hipnotize olmuş gibi öylece gözlerimi kapatmış,alnımı soğuk duvara yaslayarak güzelliğinin etkisinde kalmıştım.O çok güzeldi.

Kusursuz yüzü güldüğünde benim için o kadar değerli bir detaya dönüşüyordu ki,ilmik ilmik işlemek istediğim yüz hatlarını resim etmek istiyordum.Kokusunu müziklere,sesini şiirlere,gülüşünü tarihe sıralamak istiyordum.Ama bunu onun bilmesine gerek yoktu.

FarklıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin