Bana göre biraz gizemler içeren bir bölüm oldu ama yinede başarabildim gibi :) İnşallah beğenirsiniz.Satır başı yorumlarınızıda,bol bol oylarınızıda beklerim.İyi okumalar.
Bir hafta.
Tam bir hafta olmuştu ve evde esir tutuluyordum.Ne dışarı adım atabiliyor,nede pencereden bakabiliyordum.Bazen annem ve babamın odamın kapısını kilitleyerek evden çıktıkları bile olmuştu.Birşeyler halletmeye çalışıyorlardı ama buna anlam veremiyordum.
İnsanlar uzattığı elleri tuttuğumuzda bunu sürekli başımıza kakarak,bizi kullanmaya çalışırlardı.Yada sürekli bunu dile getirirler,çoğu zaman 'keşke,uzattığı eli tutmasaydım' dedittirerlerdi.
İnsanlar tuhaftı.18 yıldır onların arasında yaşıyor olmama rağmen gözüme tuhaf gelen şeyler vardı.Neden böyleydik? Neden yaptığımız,söylediğimiz,planladığımız yada düşündüğümüz şeylerden pişman olmak zorundaydık?
Artık birşeyleri doğru yapmamız gerekmiyormuydu?
Bedenim ateşin içine atılıyormuşum gibi yanmaya devam ederken düşüncelerim,tüylerimi diken diken ediyordu.Sadece düşünüyordum ve bunu yapmak bana oldukça acı veriyordu.Bu yaşadıklarım benim yapmış olduğum hatalardan dolayımı bana zarar veriyordu.Zarar görmemin sebebi yapmış olduğum bir hatadan mı kaynaklanıyordu?
Mutlu olmam gerekiyordu.
Babam hapishaneden çıkmıştı ve artık onun kilitli duran çalışma odasının kapısı hergün açılacak,eskisi gibi hergün beraber kahvaltı yapacaktık.Sorun benim için bu değildi.
Sorun;Babamın öldürmüş olarak bildiği Mikail'in,babam tarafından öldürülmemiş olduğu anlaşıldıktan saniyeler sonra,oğlu Malik'in onu öldürmesiydi.Polislerin hala Mikail'in katilini arıyor olmaları ve Malik'in ise babamdan şikayetçi olmamasıydı.
Sorun,Malik'in bizi ölümden kurtarıp,babamın hapisten çıkmasını sağladığı günden beri etrafımdaki insanların beni deli gibi koruyor olmasıydı.
Sorun,Mikail'in beni öldüreceğini bildiği için,Malik'in babasını öldürmesiydi.Kim tanımadığı bir kız için babasını öldürürdü ki?
Kim düşman olduğu bir kız için babasını öldürürdü?
Malik bize yardım ediyordu.Bunu düşünmek o kadar beynimi yoruyordu ki,bildiğim şeylerle çıktığım yolların hepsi tıkalı kalıyordu.Malik'in ne yapmaya çalıştığını anlayamıyordum.Etrafımdaki insanların bana davranma şekillerine yabancı kalmıştım.Sanki ben onların aralarına yeni girmiş biri gibiydim ve herkes benden birşey saklıyordu.Daha doğrusu bir haftadır kimseyi görmüyordum.Babam yasak koymuştu.Biliyordum,isteselerdi beni görebilirdi.Onlar için engel yoktu ama bunu yapmamışlardı.
Odamın kapısını kilitleyerek evden uzaklaşan ailemi,yanıma bir haftadır gelmeyen Havva'yı,telefonlarımı açmayan Betül'ü anlamıyordum.
Çaresizce bir kez daha kapının kilidini açmaya çalıştım.Ama umutsuz bakışlarım,bir kez daha kapının açılmaması yüzünden solmuştu.Bu durumdan sıkılmaya başlıyordum.Ailem tarafından odada esir tutuluyordum.Malik beni halt edebilecek kadar tehlikeli bir adam değildi.Herşeyden önce 'Ne bok dönüyor ulan burada!?' diyerek bağırmak istiyordum ama yalnızdım.Gerçekten yalnızdım ve yapabileceklerimin sınırı yoktu.Ben,bir hafta boyunca odasında kilitli kalmış,sonucu sabırla bekleyen bir kızdım.Artık sabretmeyecektim.Bunun nedenini öğrenmem gerekiyordu.
