Selamlarr
Ben geldim ulann
Neyse konuşmayacağım irjejrjefjej
Oy ve yorum yapmayı unutmayinn
Ha bir de takip etseniz çok güzel olurr
Keyifli okumalarr
☆
Aralarında kısa bir sessizlik oluşurken, Wooyoung gelen ani bir cesaret ile elini uzatmış ve yavaşça sedyede uzanan Vegas'ın saçlarını okşamaya başlamıştı.
Parmakları arasından kayan siyah saç tutamlarını hissetmek ikisi içinde hoş bir durumdu.
Başında gezinen parmaklar ile yummuştu gözlerini Vegas.
Wooyoung ise kötü bir tepki almaktan korkarak yaptığı bu hareketin sonucunda, huzurla kapanan gözleri görmesiyle birlikte rahatlayarak gülümsemişti.
Vegas, mayıştığını hissederken, uykuya dalmıştı.
☆
☆
☆
Beraber odada tek başlarına vakit geçiren ikili, Taehyung'un odaya dalmasıyla birlikte bu vaktin sonuna geldiklerini anlamışlardı.
Taehyung öyle bir girmişti ki odaya, Wooyoung'un eli sayesinde mayışıp uyuklayan Vegas bile sıçrayarak uyanmıştı.
Wooyoung korkuyla elini geri çekmişti.
"Wooyoung! Kalk artık, gidiyoruz!"
Taehyung, Jungkook'u fırsattan istifade bir güzel sömürdüğü gibi soluğu odada almıştı.
Daha fazla ikisinin yalnız kalmasına göz yumamazdı.
Taehyung'un hemen ardından içeriye giren Jungkook, kızarık dudakları yüzünden hafif başını eğiyordu. Utanmıştı.
Her ne kadar ilk kendisi başlatmış olsa da utanıyordu.
Wooyoung Taehyung'un emriyle birlikte hızla kalkmış ve Vegas'ın yanından uzaklaşmıştı.
Taehyung'un kendisine bir güzel ayar çekeceğini tahmin ediyordu ve abisinin bu konuda onunla konuşmuş olması için dualar ediyordu.
"Hadi! Jungkook'la git ve beni dışarıda bekleyin."
Taehyung ikisini odadan kovarken, Wooyoung istemeye istemeye çıkmak zorunda kalmıştı.
Taehyung'un Vegas'a bir şey yapmasından korkmuştu.
Taehyung ikiliyi odadan çıkarttığı gibi yavaşça kapıyı kapatmış ve arkasını dönüp Vegas'a bakmıştı.
İkili arasında tehlikeli bir bakışma dönmeye başlamıştı.
Taehyung ağır adımlarla Vegas'ın üzerine yürümüş ve tam yanında durup konuşmaya başlamıştı.
"Amacın ne? Wooyoung'tan ne istiyorsun?"
"Bir amacım yok. Wooyoung'la aramda bir şey yok, henüz." dedi Vegas, sondaki 'henüz' kelimesini bastırarak söylemişti.
Taehyung'un kaşları tam o an çatılırken tehditvari bakışlarını gözlerine dikmişti.
"Wooyoung'la aranda bir şey yok ve olmayacakta! Ondan uzak duracaksın!"
Taehyung o kadar kıskanç hissediyordu ki, şu an onu yaralı olmasını umursamadan boğmak istiyordu.
Öz kardeşi gibi değer verdiği çocuk gıcık olduğu Vegas'a gidiyordu ve bu çok sinir bozucuydu.
"Buna sen karar veremezsin."
"Ben onun abisiyim! Karışabilirim!"
"O reşit Taehyung. Karışamazsın."
Taehyung, kendisinin aksine oldukça sakin ve umursamaz tonda konuşan Vegas yüzünden daha da sinirlendiğini hissediyordu.
Vegas oldukça rahat tavırlarla cevap veriyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KILL OR BE KILLED
FanfictionJungkook, erzağının bitmesiyle kendine yiyecek birşeyler ararken, Taehyung'un liderlik yaptığı bir küçük bir şehirle karşılaşır. Jungkook, açlığını dindirmek için bu küçük şehire gizlice girer ve depodan yiyecek bir şeyler çalar. Ancak işler pekte...
