(44)

1.7K 201 215
                                        

Selamlarrr

Güzel olduğunu düşündüğüm bir bölümle geldim
Umarım hoşunuza kaçarr
Oy ve yorum FIRLATMAYI, takip etmeyi unutmayiinnn

İyi okumalarrr

"Eğer şu an silahını bırakırsan, bizi Mujin'e götürecekler. Yani fırsat ayağına gelecek Vegas. Onu sen öldüreceksin." dedi ve gizlice belinden çıkardığı hançeri kimseye belli etmeden Vegas'ın beline yerleştirdi.

Vegas ise Taehyung'un ne yaptığını anlamış ve biraz da olsun ikna olmuştu.
Hala kararsızdı ancak Taehyung'un uzanıp elindeki silahı yavaşça kendisinden alması ile birlikte daha fazla direnmeyi bırakmış ve Taehyung'un silahı elinden almasına izin vermişti.

Taehyung ise aldığı silahı yere atıp yine ayağıyla ittirerek kendisinden uzaklaştırmıştı.

Tekrar ellerini havaya kaldırıp bu sefer hepsi teslim olmuştu...

Taehyung'tan~

Daha önce hiç aldığınız kararlardan tereddüt etmiş miydiniz?

Şahsen ben pek etmezdim.
Verdiğim kararların çoğunlukla arkasında durur, tereddüt etmezdim.

Ancak haytıma öyle biri gelmişti ki, vereceğim kararları iki kere düşünür ya da bu kararlardan pişman olur birine dönüştürmüştü beni bu kişi..

Jungkook...

Hayatıma girdiği an, tüm sınırlarımı yıkmıştı.
Beni öyle bir hale getirmişti ki, artık kendimi tanıyamaz hale gelmiştim.

Söz konusu o olduğu zaman, yenik düşüyor, ne yapacağımı şaşırıyorum. Tarif edemeyeceğim kadar karmaşık ancak bir o kadar da güzel hissetiren duygular arasında sıkışıp kalıyordum.

Kendimden emin, aldığım bu kararları bana tekrar sorgulatacak kadar kalbimde yer edinmişti bu adam.. Ne yapmıştı bana böyle?

Şayet, ben herkese silahlarını atmalarını söyledikten sonra bizi kıskıvrak yakalayıp bileklerimizden acımasızca sert davranarak kelepçelemeye başladıklarında, göz göze geldiğim biricik sevgilim beni kararım konusunda yine tereddüte düşürmüştü.
Artık alışmaya başlamıştım açıkçası.. Çünkü ben yalnızca aptal bir aşıktım.
Çok aşık...

Bana öyle bir bakmıştı ki o boncuk gözleriyle, bir an yanlış bir karar mıydı diye sorguladım kendi kendime.
Gözleri korku saçıyor, teslim olduğumuz için başımıza bir şey gelmesinden endişeleniyordu muhtemelen.
Emin misin? diye soruyordu o bakışları bana. Bu doğru bir karar mıydı? Diyordu..

Bu korumalara karşı hiç bir şekilde şansımızın olmadığını biliyordum ve aklımızdaki planın bir ümit işe yarayabileceğini umarak kendimi avutuyordum. Sonuçta en ufak bir şansımız bile olsa bu çaresizlikle risk alabilirdik..
Tamamen köşeye sıkışmışken bu ufak ihtimallere bel bağlamak zorundaydık.

Aklımdaki karmaşık düşüncelere tezat, kendimden emin bakışlarımı ona atarak, ona güven vermeye çalıştım.
Bana inanmasını istiyordum.
Hayatımız tehlikede bile olsa bana inansın, bana güvensin istiyordum. O benim arkamdayken, kendimi daha güçlü hissediyordum. Sanki yenilmezmiş gibi..

O bakışlarının altında ezilirken, arkamdan baskı uygulayıp bana ters kelepçe takan korumaları bile umursayamıyordum. Benim için Jungkook daha önemliydi.

KILL OR BE KILLEDHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin