Bölüm 16
Davetsiz Misafir
Sabah başıma dökülen suyla uyandım. Yatakta sıçrarken yerde panda gibi yuvarlanan Emreyi görünce sinirlendim ama çaktırmamak için gülümsedim.
" Oğlum az bişey yaratıcı olsana niye benim taktiklerimi kullanıyorsun. "
Dedikten sonra Emre yerden doğrulup bana doğru bakmaya başladı. Güldüğümü görünce suratı düşmüş bir şekilde konuşmaya başladı.
" Kızım senin şuan kızgın olman lazım. Az bişey kızsana ya. "
" Niye kızayım ki hava sıcak zaten serinlemiş oldum. Sağol canım kardeşim. " dedikten sonra yataktan kalktım ve Emreye doğru gidip yanağından makas aldım. Daha sonra dolabımdan kıyafet alıp banyoma doğru yürümeye başladım. Arkamda bana mal mal bakan Emreyi bırakmıştım. Banyonun kapısını kapatırken Emreye göz kırptım. Oda sinirle tepinip odadan çıktı.
Banyoda sinirden tırnaklarımı avucumun içine geçirip durdum. En sevdiğim pijamamdı ya bu yazık değil mi benim mionlarımı niye ıslattı.
Kısa bir duş aldıktan sonra üstümü giyinip banyodan çıktım. Bugün okul yoktu bende dizi izlemeye karar verdim. Laptopu kucağıma alıp yatakta uzandım. En sevdiğim dizilerden biri olan The Vampire Diaries ı açtıktan sonra kaldığım bölüme basıp izlemeye başladım.
"Hayır yani Elena ne salak kızsın sen arkadaş ya Katrine içine girdi al bak işte salak bu kız." kendi kendime dizi hakkında yorum yaparken babamın bana seslenmesiyle diziyi durdurup yataktan kalktım. Odadan çıkıp merdivenlerden aşağıya doğru sarkıp bağırmaya başladım.
" Efendim baba? "
" Biraz yanımıza gel seninle konuşmamız lazım. "
" Tamam. " dedikten sonra aşağıya inmeye başladım. Yanlarına gittiğimde annem kalkıp mutfağa doğru gitmeye başladı. Emre zaten odasındaydı. Babamla başbaşa kalmıştık. Babam bir süre yere baktıktan sonra kafasını kaldırıp bana doğru bakmaya başladı.
" Bak Peri bu istediğim doğru bişey değil farkındayım ama Borayla evlenmen hepimiz için en iyisi olacak kızım. Ama istemiyorum dersen bu konu kapanır sende gayet iyi biliyorsun. "
" Şey baba ben şey işte... " dedikten sonra kafamı aşağıya eğip parmaklarımla oynamaya başladım.
" Sen birini mi seviyorsun yoksa? " duyduğum soruyla anında kafamı kaldırıp babama doğru baktım. Bu hareketimden sonra babam gülmeye başladı. Ah neden tepkilerimi böyle veriyorum. Anladı işte...
" Kim bu delikanlı? Tanıyor muyuz? " diye sorduktan sonra garip garip suratına baktım. İçimden geçenleri anlamış olacak ki gülümseyip konuşmaya devam etti.
" Biliyorum bu konuları benle konuşman gayet garip olur ama sen benim ilk göz ağrımsın öyle her önüne gelen giremez hayatına. " bu sözlerden sonra gülümseyerek oturduğum koltuktan kalkıp babamın oturduğu koltuğa oturdum ve babama sarıldım. Bir süre sarıldıktan sonra ayrılıp konuşmaya başladım.
" Adı Taha. Bizim okulda aynı sınıftayız. Orkungilde tanıyor hatta arkadaşımız. " dedikten sonra babama baktım. Güven vermek istercesine elimi tuttu ve gülümsedi.
" Bir gün tanımak isterim delikanlıyı. Bora konusunu da unut. Senden önemli değil. " dedikten sonra alnımdan öptü. Bende gülümsedikten sonra. Odama gitmek için ayağa kalktım.
Odama doğru çıkarken cebimden telefonu çıkarıp Tahayı aradım.
" Efendim güzelim? "
" Taha babam artık seni biliyor ve Bora konusunu tamamen kapattı. "
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KUYRUKLU YILDIZ
Teen Fiction"Kuyruklu yıldızlar vardır; yetmiş yılda bir yaklaşır dünyaya... İnsan ömrü boyunca ya bir defa görür ya hiç... Ben o kuyruklu yıldızı gören şanslı insanlardanım. Benim kuyruklu yıldızım sensin. İnsanların hep görmek için uğraştığı yetmiş yı...
