Bölüm 55
Ayaz
Mert'ten
5 yıl sonra
Taha ve Peri'nin ayrılıp Peri'nin Fransa'ya gitmesinin üstünden yaklaşık 5 yıl geçmişti. Zamanla Periyle olan bağlantımız kopup gitmişti. Taha hiç bir zaman eskisi gibi olmamıştı. Peri'den en son aldığım haber ise evleniyor olmasıydı. Bunu Taha'ya söyleyememiştik. Taha dışında herkes Peri'nin evlendiğini biliyordu. Bir gün beni arayıp 'Mert ben evlendim' demişti ve bu olay oraya gittikten 2 ay sonra olmuştu. Bu kadar çabuk herşeyi unutması garipti.
Düğünlerimize gelmemesine kızlar bozulsa da hak vermişlerdi. Ama hala ona karşı kırgınlığım vardı. Hep dalga konusu olurdu düğünümde karşılıklı oynayacağımız ama o gelmemişti.
Oturduğum koltuktan kalkıp mutfağa girdim. Taha masada oturmuş yemek yiyordu. Yanında ki sandalyeyi çekip oturdum. Oturunca kafasını kaldırıp bana baktı.
"İyi misin kardeşim?" dedim cevabını bildiğim bir soruyu soruyordum ama sormam lazımdı onun bana gerçeği söylemeyeceğini bile bile.
"İyiyim kardeşim." dedi ve gülümsedi. İyi değildi biliyordum. Israr etmemek için kafamla onu onayladım. Oturduğum sandalyeden kalkıp salona geri geçtim. Sehpanın üstünde ki telefonumu alıp arayan, mesaj atan var mı diye bakmaya başladım. Derya mesaj atmıştı.
"Canım Taha nasıl?"
"Her zaman ki gibi" yazıp gönderdim. Herkes evlenince Taha evde tek kalmıştı arada ben yanına geliyordum. Derya da kızlardan birine gidiyordu. Herkes sıra sıra gelip kalıyordu yanında tek kalmaması için ama fazla konuşmuyordu. Aslında bir konuşsa rahatlayacak gibiydi ama konuşmuyordu. Telefona bakarken yabancı bir numaranın aradığını gördüm. Kim olduğunu merak edip aradım. Bir süre çaldı ve ardından karşı taraftan ses geldi.
"Alo?"
"Beni aramışsınız da." dedim
"1 dakika." dedi ve telefondan bir süre ses gelmedi. Ardından tanıdık bir ses duydum.
"Mert?"
"Peri?" o muydu gerçekten diye tereddüte düşerken hemen konuşmaya başladı.
"Canım şuan uçağa biniyorum. Türkiye'ye dönüyoruz. Her zaman ki sakarlığımı yapıp telefonumu kırdım. Yeni telefon aldım ama açmaya fırsat bulamadım. Yarın orada oluruz. Gelince görüşürüz." dedi
Şaşırmış bir şekilde "Tabi gel özledik seni." dedim
"Görüşürüz." dedi ve telefonu kapattı. Arkamdan gelen sesle hızla arkama döndüm
"Dönüyor değil mi?" Taha mutfağın kapısından bana bakıyordu. Kafamla onu onayladım. Gözlerinden bir parıltı geçtiğini gördüm. Ama bilmesi gereken şeyler vardı.
"Taha seninle biraz konuşalım mı?"
"Olur kardeşim." dedi ve koltuklardan birine oturdu. Yanına oturduktan sonra "Peri hiçbir şeyi bilmiyor farkındasın değil mi?"
"Evet bilmiyor ama gelince öğrenecek."
"Öğrense de bir şey değişmeyecek."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KUYRUKLU YILDIZ
Подростковая литература"Kuyruklu yıldızlar vardır; yetmiş yılda bir yaklaşır dünyaya... İnsan ömrü boyunca ya bir defa görür ya hiç... Ben o kuyruklu yıldızı gören şanslı insanlardanım. Benim kuyruklu yıldızım sensin. İnsanların hep görmek için uğraştığı yetmiş yı...
